
|


Derviş'e alkış tufanı
Devlet Bakanı Kemal Derviş'in ilk günkü popülaritesinden çok şey yitirdiğini düşünenler (ben dahil), keşke Türkiye İhracatçılar Meclisi TİM'in önceki akşamki toplantısına katılsalardı...
İhracatçı Birlikleri'nin Yeni Bosna'daki insanı hayrete düşüren devasalıktaki yeni binasında yapılan toplantıya 3 bakan katıldı: Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Tunca Toskay, Kemal Derviş ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem.
Önce Toskay konuştu. Ardından Derviş kürsüye geldiğinde beklenmedik yoğunlukta bir alkış koptu ve dakikalarca sürdü. Hayretle etrafıma baktım. Alkışlayanların yüz ifadelerini görecektiniz! Sevgi dolu bir tebessümle canı gönülden alkışlıyorlardı. Zaten konferans salonu tıka basa dolmuş, ayakta kalanlar geçiş yollarını tümden kaplayarak Derviş'i dinleyebilmek için etten duvar örmüşlerdi. Özetle Derviş'e ilgi müthişti.
Derviş'in konuşması bitip de İsmail Cem kürsüye geldiğinde ise geçiş yollarını kapatan kalabalık da hızla seyreliverdi. Oturacak yer bulmuş olanlardan bile salonu terk edenler oldu. Bu durumda gönlünde sola liderlik yatan Cem'in, Derviş'e neden soğuk baktığını anlamak zor değil.
Derviş, ilk konuşmayı yapan Toskay'ın kendisine attığı taşları tamamen duymazlıktan gelip yok varsaydı. Konuşmalardan önce izlediğimiz videoyu çok beğendiğini ifade edip alıntılar yaparak, ihracatçılara sanki dokunurcasına, vücut dilini de kullanarak gayet içtenlikli bir konuşma yaptı.
Bu toplantıyı izledikten sonra Derviş'in Ankara'da dört koldan bu kadar üzerine üzerine gelindiği halde neden "Benden bu kadar" deyip çekip gitmediğini şimdi daha iyi anlayabiliyorum:
* Derviş, kişiliğinde zaten var olan soğukkanlılık ve sabır gibi özelliklerini, kamuoyundan aldığı güç sayesinde hala koruyabiliyor.
* İnsanlar onu seviyor.
* Diğer politikacılardan ayırıyor.
* Pozitif elektrik iletiyorlar.
* Çektiği sıkıntıların farkındalar.
* Ve günün birinde politikaya girecek olursa "Arkandayız" sinyalini veriyorlar.
Enron Günlüğü 4
Enronisis virüsü, Wall Street'e bulaştı Siz ister inanın, ister inanmayın, hatta isterseniz "Bu hatun Enron'a niye kafayı taktı" diye düşünedurun...
Amerika'nın ünlü ekonomistlerine göre Enron'un skandallı iflasının ABD ekonomisi üzerine yapacağı olumsuz etki, 11 Eylül'den daha fazla olacak. Çünkü artık ne Amerikan Merkez Bankası sayılan FED (Federal Reserve) ne de borsa yatırımcısı, Arthur Andersen'in bu olaydaki iç içeliği afişe olduktan sonra bağımsız denetçilerin raporlarına güveniyor.
Nitekim Enron olayından ders çıkartan FED, Wall Street'te işlem gören PNC Financial Services'in (ticari bankaymış) bağımsız denetçiden aldığı raporlara güvensizliğini belirtince kıyamet koptu. Aslında FED daha nazik bir üslupla PNC'den, bilanço dışında tuttuğu bazı kalemleri bilanço içine çekerek yeni mali tablolar hazırlamasını istemiş. FED'in benzeri uyarıları başka şirketlere de yapabileceğinden kaygılanan borsa yatırımcıları, herhalde panik satışlarına başlamış olmalı ki, New York Borsası'nda önceki akşam 250 puanlık hatırı sayılır bir çöküş gerçekleşmiş. Bu arada Global Telecom'un iflasını istemesi de borsayı olumsuz etkilemiş.
Olan bitene Amerikan iş çevrelerinde biraz da şaka yollu olarak takılan ad Enronisis virüsü. Bu yakıştırmayla hem Enron olayının bulaşıcılığı, hem de yayılmasından duyulan kaygı dile getirilmiş olmuyor mu?
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|