
|


Türkiye nereye?
IMF'nin 9 milyar doları Türkiye'ye hemen verecek olması ve bunun için koştuğu şartlar, Türkiye'yi nereye götürüyor?
IMF'nin koştuğu şartlar nedir:
* Bazı kamu kurumlarının bölge müdürlükleri ve kamu bankalarının çok sayıda şubesi kapatılacak...
* Devlet daha az personelle çalışacak...
* Kamu ihalelerinde siyasetin ve yolsuzluğun kapısı kapanacak...
* İletişimden enerjiye, sanayie özelleştirmeler hızlandırılacak...
* Kamu borçlanma kanunu çıkarılacak, devlet sıkışınca borçlanamayacak, ayağını yorganına göre uzatma mecburiyetinde olacak...
Kısacası artık devletçilik değil piyasa daha etkin olacak, dünya ile alışverişlerimiz daha da artacak...
Yön belli: Liberalleşme ve küreselleşme!
* * *
IMF, kredi verirken şartlar koşuyor; çünkü IMF bir hayır kurumu değil!
Türkiye'nin borçlarını ödeyebilmesi için üretim kapasitesi, verimliliği, dış ticaret hacmi büyümüş bir ekonomi şart! IMF de bunu şart koşuyor. Böyle bir Türkiye bizim de amacımız değil mi?
Rusya'da, Yunanistan'da bir ekonomik kriz Türkiye'nin işine gelir mi? Asla... Bir ülkedeki krizin bütün ülkelere zarar verdiği 'küresel' bir çağda yaşıyoruz.
"Bizi adam etmezler, süründürürler" gibi eski paranoyalara gerek yok.
IMF bir hayır kurumu olmadığı için, verdiği borcu ödeyebileceğimiz bir ekonomik yapılanmaya bizi zorluyor... Keşke zorlanmadan kendimiz yapsaydık...
Nasıl yaparsak yapalım, bu reformlar, tarihimizin en büyük sosyal ve ekonomik değişim sürecinin ifadesidir.
Osmanlı'dan gelen, Cumhuriyet'le artan devlet müdahaleciliği, yani devletin ekonomiyi ve toplumsal hayatı sıkı denetim altında tutması geleneği 'son demlerini' yaşıyor!
* * *
SON elli yıla bir bakın... Bizde ve dünyada ekonomik krizlerden her çıkış, ekonomideki her atılım daima devletin ekonomiden biraz daha elini çekmesi, küçülmesi anlamına geliyor!
Devlet tekelciliğini "kibrit inhisarına" kadar götürmüş, toplumsal hayatı "parti devleti"ne raptetmiş bir çağdan çıkıp, piyasa ekonomisinin ve liberal demokrasinin geçerli olduğu bir çağa giriyoruz.
Tarihin sürprizi! Özal'la başlayan bu büyük değişimin bu son aşamasını Ecevit tamamlayacak!
73 yaşında Alman Başbakanı olan Adenauer piyasa ve demokrasi kurallarına dayalı yeni bir Almanya'yı inşa etmiş, 83 yaşında siyaseti bıraktığında tarihe öyle geçmişti...
Bizde "Kemalist" gelenekte ilk revizyonu Ortanın Solu ile yapan Ecevit, şimdi, ileri yaşında, "6 Ok" modelinden çok farklı, piyasa ekonomisine ve liberal demokrasiye dayanan yeni bir Türkiye'nin inşasındaki en zor aşamanın başbakanlığını yapıyor.
Tarihe böyle geçecek...
Tünelin ucundaki ışık görünmüştür üstelik... Bakın "derhal seçim" isteyen falan kalmadı!
Türkiye iyi yoldadır. Tabii reform disiplini gevşetilmemelidir... Geçmişe takılmış resmi ideoloji çevreleri de görmelidir ki, Türkiye'nin bugünkü "muasır medeniyet" projesi, işte bu büyük değişimdir.
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|