
|


Şair, besteci, sazende, virtüöz bir bakan rubailer...
YILMAZ Karakoyunlu şairdir, roman yazar, piyes yazar, milletvekilidir, Devlet Bakanı'dır, hükümet sözcüsüdür.
"Marifet iltifata tabidir/ Müşterisiz meta zayidir" deyimi sanki onun için söylenmiştir.
Karakoyunlu "rubailer"ini bir kitapta topladı. (Doğan Kitap)
* * *
RUBAİ nedir?
Şairimiz "rubai"yi şöyle tarif ediyor:
"Uzun manzumeler halinde söylenebilecek sözlerin hem anlam, hem de ahenk yoğunluğuyla kısa kalıplar içinde ifade edilebilmesidir. Rubai bu anlamda söz incilerinin saklandığı birer mücevher kutusudur."
Şimdi bize düşen de, bu kutunun kapağını açıp, incileri seçmek olmalıdır.
* * *
İŞTE, size bir inci:
"Çevrende acep dost denecek kaç kişi var?
Bir hane ki, hem şeytanı hem dervişi var.
Kim yeryüzü cennet gibidir, derse yalan;
Gökkubbede bencil gezinen ermişi var..."
Bu hane hangi hane, kim şeytan, kim derviş,
Kim ermiş?
Çözün bilmeceyi!
* * *
ŞAİRİMİZ takdir - i ilahiden de şikayetçidir:
"Hep boş yere israf edilen say gördüm.
Çok kişiye haksız verilen pay gördüm.
Takdirine haşa diyecek yok Tanrım!
Layık dediğin kimseyi rüsvay gördüm!..."
Şair bir bakıyor ki, Tanrı'nın kim bilir nelere layık gördüğü adam meğer aşağılık herifin biri...
Dayanamayıp isyan ediyor!
Kim acaba onu isyan ettiren bu adam, ya da kimler?
* * *
EYVAH ki, eyvah, vah ki vah!
Şu rubaiye bakın:
"Yelkenleri yırtık deli sandal gibiyim.
Yorgun ve yanık bahçede son dal gibiyim.
Gözden düşüyor kıymetin artık hazır ol;
İlk safhada elden çıkacak mal gibiyim."
Eyvah, vah vah, derken haksız değiliz, herhalde...
İflas bayrağı gibi rubai!
Bu rubai Mesut Yılmaz'ın dikkatine sunulur.
* * *
YILMAZ Karakoyunlu yakın tarihimizin sosyal ve siyasal olaylarını romanlaştırmada, filmleştirmede pek mahirdir.
"Salkım Hanımın Taneleri"nden sonra şimdi de "6 - 7 Eylül olayları"nı anlatan romanının senaryosunu hazırlıyormuş, bir rivayete göre, filmde de rol alacakmış...
* * *
İNŞALLAH bundan sonra da "banker faciası"nı anlatan bir roman yazar, "Banker Kastelli" rolünü de kendisi oynar.
"Beceremez!" mi, ne diyorsunuz?..
Siz öyle sanın...
Türkiye'nin ilk Kültür Bakanı Talat S. Halman'ın "Çağdaş Rönesans insanımız" diye ilan ettiği, iktisadi ve siyasi dehasının yanı sıra "Başarılı besteci ve sazende, aruzla yazabilen bir şair, rubai virtü"zü" diye iltifatlara gark ettiği, Yılmaz Karakoyunlu'nun üstesinden gelemeyeceği, altından kalkamayacağı rol var mı?
h.pulur@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|