06 Şubat 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




9 milyar dolarlı gündemimiz

     IMF İcra Kurulu'ndan 16 milyar dolar için onay çıkıp da bu paranın 9 milyar dolarlık bölümünün hemen geleceği önceki gece kesinleşince "Tamam, artık borsamız düşebilir" demiştim! Nitekim İMKB de dün sabah düşüşle açıldı.
     Paranın gelebileceği ihtimali aylar önce ilk çıktığında 7 binli puanlarda seyreden borsa endeksini 15 binli puanlara kadar taşıyan ve ardından 13 binli puanlarda tutunmasını sağlayan iyimserlik havasının doruk noktasına ulaşması gerektiği gündü dün. "Artık bugün de iyi olmazsa ne zaman olacak?" denecek gündü. Ama "Beklentilerin satın alınıp, gerçekleşmelerin satıldığı" görüşü en azından dün sabah borsanın açılışı için doğrulanmıştı.
     
     Deppler'in % 35 umudu
     Dün sabah ekonominin ana gündem maddeleri arasında dolaşırken, IMF Avrupa Direktörü Michael Deppler'in bir açıklaması ilişti gözüme. Yüzde 5.3 çıkan ocak ayı enflasyonunun, beklentilerin çok üzerinde olduğunun altını çiziyor, ama yine de yılın bütünü için IMF paketine de konmuş yüzde 35'lik enflasyon hedefinin tutturulabileceği umudunu koruyordu (korumayıp da ne yapacaktı ki zaten). Kalkıp da bugünden "Yüzde 35'lik enflasyon hedefiniz tutmaz" ya da "Ey iş dünyası, siz neden hesaplarınızı yüzde 55 - 60'lık enflasyona göre yapıyorsunuz?" diyecek hali yoktu herhalde...
     
     Enflasyon neden zıpladı?
     Ama bardağın dolu kısmına baktığımızda, yüksek çıkan ocak ayı enflasyonumuz için Deppler'i haklı çıkaracak nedenler bulmak da pekala mümkündü. Örneğin:
     * Endeksi etkileyen doktor muayene, dişçi ücretleri ve noter gibi kalemler, her yılbaşında olduğu gibi bu yılbaşında da bir kereliğine yüksek oranlı artırılmıştı.
     * Bu yıl çok sert kış şartları hüküm sürdüğü için sebze - meyvede aralık ayı fiyat artışları hayli yüksek olmuştu.
     * Belediyeler, merkezi hükümetten gelen paraların kısıtlanmasını telafi amacıyla (başta su olmak üzere) halka götürdükleri hizmetlere yüzde 30 gibi yüksek oranlı zamlar yapmışlardı.
     * Otomobil ve bazı elektrikli eşyalarda geçici olarak indirilen KDV'nin yılbaşıyla birlikte eski düzeyine çıkartılmasıyla, yüzde 5.3'lük enflasyona hatırı sayılır bir KDV etkisinin olduğunu söylemek de yanlış olmazdı.
     
     Yaprak kımıldamıyor
     Bu arada bu ülke için seve seve sloganlarıyla ve özel kampanyalar, çeşitli teşvik unsurlarıyla aralıkta tüketimin öne çekilmesini de hesaba katarsak, Deppler'i haklı bulmak mümkün olabilirdi: Zira son günlerde satışlar bıçak gibi kesilmiş, gelmekte olan Kurban Bayramı bile ücretsiz izne çıkartılan işçilerin geri çağrılmasına yetmemişti.
     Bu arada "İndirim" sloganlarından geçilmeyen kampanyalara rağmen enflasyonun yüzde 5.3'lere vurması da ilginçti. Yoksa indirimler çoğu mağaza için sadece sloganlarda ve lafta kalmış, hazır satışlar açılmışken bazı "bindirimler" mi yapılmıştı? Eh, bunu da Deppler düşünecek değildi herhalde. Tüketicinin gözünü dört açması gerekirdi!
     
     7 milyar doları Hazine'ye
     IMF'den derhal gelecek 9 milyar doların 7 milyar dolarlık bölümünün Hazine'ye gideceği, bu paradan 5 milyar doların dış borçların çevrilmesi, 2 milyar doların ise Fon'daki bankaların piyasaya olan 2.5 milyar dolarlık borcunun aşamalı olarak tasfiyesi için kullanılacağı belirtiliyor. Biliyorsunuz kamu bankalarının piyasaya olan borçları kapatıldı. Ancak Fon bankaları, bu 2.5 milyar dolarlık borç nedeniyle piyasayı bozmaya devam ediyorlar.
     
     Atıl kadro kapışması
     9 milyar dolarlık IMF kredisinin koşullarından biri olan kamudaki atıl kadroların üçte ikisinin ekim sonuna kadar tasfiyesi ise, önümüzdeki günlerde Ankara'da müthiş bir ortaoyununun sahneleneceğinin ipuçlarını veriyor. Zira gerek Hazine'nin gerekse Maliye'nin bu yöndeki talep yazılarına, aşağı - yukarı tüm kamu kurumlarından "Bizde atıl personel yok" yanıtı gelmişti. Bakalım şimdi ne yapacaklar?
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Türkiye nereye?

Melih AŞIK
Necati’den bize

Fikret BİLA
Kontrol mühendisleri ne iş yapar?

Hasan CEMAL
Kıbrıs-Avrupa hattında koalisyon liderleri!

Güneri CIVAOĞLU
Saddam ve çanak

Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen Yardımlaşma Kurumu

Hurşit GÜNEŞ
Bitmeyen şişenin kapağına mantar tıkadık

Nail GÜRELİ
Türkiye'de değişimi ve insanları anlamak

Sami KOHEN
Şimdi de neden İran?

Meliha OKUR
Bu yol başka yol...

Tuncay ÖZKAN
Amerika Irak harekatı için Kuveyt'e asker yığıyor

Hasan PULUR
Şair, besteci, sazende, virtüöz bir bakan rubailer...

Meral TAMER
9 milyar dolarlı gündemimiz

Ece TEMELKURAN
Akıl kayması, gönül kaçması

Güngör URAS
9 milyar dolar, krize çözüm değil

M. Ali BİRAND
Yapacaktınız da neden bu kadar beklediniz?

© 2002 Milliyet