
|


Yapacaktınız da neden bu kadar beklediniz?
IMF nihayet yeşil ışığı yaktı.
Eğer bu destek alınamasaydı, Türkiye bugün Arjantin’den de kötü bir ekonomik kriz içinde olurdu. Tabii bunun karşılığında da son derece önemli reform sözleri verildi. Ağır bir kazadan epey yara alarak çıktık. Fena şekilde fakirleştik. Üstelik düştüğümüz durumun sorumlusu da bizleriz.
Fakirleşmemizin nedeni, aralarında muhalefetin anlı şanlı liderleri de olmak üzere, bugün ülkemizi yönetenlerin becereksizlikleridir. Yıllardan beri, siyaseti finanse edebilmek için en büyük yolsuzluk düzenini oluşturdular. "Zavallı halka yardım ediyoruz" yalanı ile bütçe gelirini (yani hepimizden topladıkları paraları) taraftarlarına ulufe gibi dağıtıp siyasete kaynak ve oy aktardılar.
Sonunda ülkeyi duvara toslattılar.
Onlara bir şey olmadı. Yine liderliklerini sürdürdüler.
Halk fakirleşti.
Aradan geçen aylarda birden bire bu krizin şoku ile uyandılar veya uyandırıldılar. Ardı ardına inanılmaz reform kararları çıkarttılar. Cumhuriyet tarihinde "imkansız, değiştirilemez" diye nitelediğimiz, sayısız tabuyu devirdiler.
Bir liste yaparsanız, ekonomik alanda nereden nereye gelindiğini hayretler içinde görürsünüz. Bütçede kısıntıya gittiler. Zorla dahi olsa, kemerleri sıkmaya başladılar.
Tabii ben şimdi kendi kendime bir soru soruyorum; krize düşmemek için hangi kararların alınması gerektiğini biliyordunuz. Neden IMF’nin dayatmasını beklediniz de kendi başınıza bu kararları hayata geçirmediniz?
Uluslararası finans çevrelerinde itilip kakılan bir ülke haline düşmeden, neden daha önce hareket etmediniz?
Sadece ekonomik alanda değil, siyasi ve sosyal alanda da önemli değişimler yaşadık. Anayasa’da eksik kalmakla birlikte, son derece önemli değiklikler yapıldı. İdam cezasının uygulamasını kaldırdık. Kendimize önemli derecede çeki düzen verdik.
Medeni Kanun değişti.
Adalet reformuyla ilgili önemli adımlar atıldı.
Bunların hiçbiri küçümsenmeyecek noktalardır.
Şimdi aynı soruyu soruyorum; bütün bunların değişmesi gerektiğini bilirdunuz da neden şimdiye kadar harekete geçmediniz? Neden Avrupa Birliği ile ilişkilerin kapımıza dayanmasını beklediniz? Daha önceden harekete geçseniz iyi olmaz mıydı? AB’yi bir jandarma rolüne sokmasanız, toplumun gururunu kırmasaydınız daha sağlıklı olmaz mıydı?
Gelelim dış politikaya...
Kıbrıs’ın iki yıldır uygulanan yaklaşımının bir çıkışı olmadığını görüyordunuz. Dayatmacı bir politika ile, sadece benim dediğim olacaktır, yaklaşımıyla bir yere varılamacağını biliyordunuz.
Neden dışardan gelen uyarıların dayanılmazlaşmasına kadar beklediniz?
Avrupa Ordusu konusunda da durum aynı değil mi?
İlla ki Washington’un kapımızı çalması ve "Yeter artık, basın imzayı" demesi mi gerekirdi?
Her şeye rağmen, doğru hareket ettiniz Şimdi yeni bir sayfa açalım.
Yaptıklarınız -gecikmesine ve topluma pahalıya mal olmasına rağmen- çok doğru şeylerdi. Henüz bitmedi ve önümüzde daha Seçim ve Partiler Yasası var. Anayasa’da değiştirilmesi gereken diğer maddeler var.
Ancak her şeye rağmen, bu koalisyon ve bu meclis cumhuriyet tarihinin en önemli reformlarına ve politika değişikliklerine imza attı. Haklarını da yemememiz gerekir.
TBMM müthiş bir performans gösterdi.
Koalisyon, tüm çarpıklıklarına rağmen, üstüne düşen görevi doğru şekilde yerine getirdi.
Başbakan Ecevit, tüm yorgunluğuna rağmen dengeli bir yönetim sergiledi. Koalisyonu bir arada tutmayı başardı.
Bahçeli, MHP’nin politikalarına ve temel dünya görüşlerine tümüyle ters düşen ince kararların altını imzalayarak, partisini oyun bozan durumuna düşürmekten kurtarmayı bildi.
Yılmaz, partisi üstündeki haklı haksız şaibelere rağmen önemli adımlar attı ve ortaklarını da ikna ederek, ülkenin önünün açılmasına katkıda bulundu.
Şimdi geriye, bütün bu reformların uygulanması kalıyor.
Acaba bunu da başarabilecekler mi? Zira uygulama, Meclis oylamasındaki başarıdan çok daha güçtür. İçlerinden ve dışarıdan gelecek baskıları göğüslemeleri gekecek.
Bundan dolayı, asıl sınav bu yıl geçilecek.
Eğer başarılırsa, içlerinden bazıları ayakta kalabilirler.
Başaramazlarsa, hepimize büyük kötülük etmiş olurlar.
mbirand@attglobal.net
SAYFA BAŞI

|
|

|