07 Şubat 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Büyülü bir klasik

Büyük gün geldi. Kitaplarını ve haberlerini tükettiğimiz "Harry Potter" yarın gösterime giriyor.

     SEVİN OKYAY

     Kısa sürede fantastik edebiyat meraklılarının vazgeçilmezi haline gelen ve dört cildi yayımlanan Harry Potter, şimdi de sinemalarda. Ve biz artık herkes gibi J(oanne) K(athleen) Rowling’in kaleminin Harry’nin alnındaki şimşeğin hızına kavuşmasını dileyerek, beşinci kitabı bekliyoruz. Sonra ikinci film gelecek ve ardından üç kitap, altı da film. Demek ki önümüzde Harry’li birkaç yıl var. Belki de bir hayat... Harry Potter’a doyacağız. Peki iştahımızı açan J.K. Rowling bütün bu olup bitenlerle ilgili ne düşünüyor? Açıkçası pek aldırdığı yok. Kendini bildi bileli yazar olmak isteyen, altı yaşından beri hikâye yazan birinden söz ediyoruz. Fantezi edebiyata pek düşkün değil ama "Yüzüklerin Efendisi"ni 14 yaşındayken okumuş, "Hobbit"i ise Harry’yi yazmaya başladıktan sonra. Harry’yi ilk kez, 1990 yılında, Manchester ile Londra arasında yolda kalan bir trendeyken düşünmüş. "Çok iyi bir fikir," demiş kendi kendine, fantezi yazdığını bile fark etmeden, sadece kendi keyfi için yazmaya başlamış. Quidditch’i ise, Manchester’de bir otelde kalırken bulmuş. Büyücüler için bir spor arıyormuş, hep birden fazla topla oynanan bir oyun olsun istermiş. Ona göre, Quidditch’in en çok benzediği Muggle sporu, çok sevdiği basketbol. Hogwarts binalarının isimlerini uçakta icat etmiş, bir (ehem!) kusmuk torbasının arkasına yazmış. ("Hayır, içi boştu"). En büyük zorluğu "Sırlar Odası" ve "Ateş Kadehi"ni yazarken çekmiş, en çok da o ikisini seviyor.
     Müsvettelerini hâlâ elle yazan (siyah mürekkep) Rowling’in tek şikayeti, onu Satanistlikle suçlayanlardan. Bir süre debelenmiş ama sonra fanatiklerle uğraşmanın boş bir iş olduğuna karar vermiş. İnsanın hayattaki mutluluk reçetesinin, önce dünyada en çok sevdiği işi, sonra da bunu yapmak için para verecek birini bulmak olduğunu düşünüyor. Eh, filmden, oyuncak vs.’den elde ettiği parayla, oysa o oyuncaklara engel olmak için çok uğraşmıştı, milyarder sınıfına sterlin üzerinden terfi ettiğine göre, mutlu olduğu söylenebilir.
     
     Yazının tamamı Milliyet Sanat Dergisi şubat sayısında
     
     Harry Potter serisinin ilk filmi olan "Harry Potter ve Felsefe Taşı"nın kritiği
     



 KÜLTÜR & SANAT


Büyülü bir klasik
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
İfadeye mezalim
New York’ta Babil’in Asma Bahçeleri
Pertev kalemi eline aldı
Sırt çantalı diva
Kanlı canlı bir macera
Tören ve tartışması
Akar’ın "korsan" kitabı
Bekleyen derviş...
Yünden resim olur mu?
Okumak için
Altın Ayı
Suçları sanatçı olmak
Bursa’da fotoğraflı günler
Kahkaha kıyamet
Hâlâ ‘canlı’lar
Çingeneler ve yolculukları
Mix diye içime çekerim seni
İhtirasın kudreti
Bir doktorun estetik rotası
Çocuk yüzlerdeki hüzün
Hadi sinema yapalım
Larenjitli kediden şarkılar
Akıl ve sevgi dengesi
Sempatik dahi
Kapalı gişe festival
Sezip özlediğimiz geçmiş
Yeni albümler
Pişman olduğunu söyle
Giden kahramanlar
Hayat atölyesi
Nâzım’la tanışmak
Küsme tavşan, n’olur
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet