
|


Pertev kalemi eline aldı
Haldun Dormen’in tiyatrosu kapandı ama haberi televizyonda yayınlanan "Dadı" adlı dizideki rolünün çok sevilmesinden sonra duyuldu. "İkinci Perde" adlı kitabı yayımlanan tiyatrocu Haldun Dormen’i çoğu kişi televizyondaki Pertev olarak biliyor.
ŞEHNAZ PAK
O cam ekrandan her hafta evlerimize konuk olan "Dadı" dizisinin "hınzır" ve "muzır" uşağı ya da tiyatrodan televizyon programlarına, konservatuvarda hocalıktan şov dünyasına kadar pek çok alandaki, "sınırsız" ve "keyifli" seyahatlerin yegâne gezgini. Haldun Dormen’den bahsediyoruz. Tiyatrosunu kapadığını açıklamasından altı ay sonra kamuoyunun gözbebeği olan, "Dadı"nın setinden "Yeşil Işık" filminin çekimlerine koşturan Haldun Dormen tüm bu hengâmenin arasında bir de "İkinci Perde" adlı bir anı kitabı yayımladı. Dormen’in üçüncü anı kitabı olan "İkinci Perde", Dormen Tiyatrosu’nun kısa bir aradan sonra yeniden açılmasından itibaren bir daha açılmamak üzere kapanmasına kadar uzanan süreci içeriyor.
Tiyatrocuların anılarını yayımlama konusunda bir artış yaşanmasını neye bağlıyorsunuz?
İnsanlar anılarla ilgileniyor. Anıları yazmak yapılması gereken bir şey. Arşiv niteliği taşıyor. Orada yer alan insanların hayatları ve dönemler hakkında bilgi veriyor. Anı kitabının tek dezavantajı çok objektif olamaması. Herkes kendine göre yorumladığı için olayları, anı kitapları alabildiğince sübjektif oluyor.
Bazı tiyatrocular anılarını sahne üzerinde canlandırmayı tercih ediyor. Ali Poyrazoğlu ve Hadi Çaman bu sezon buna benzer bir tarzı deniyor. Haldun Dormen böyle bir şeyi düşünür mü?
Hayır. Ben tek kişilik oyun sevmiyorum zaten. Ayrıca ben kolay yazıyorum. Yazmaktan keyif alıyorum. Ve sonuçta kalıcı bir şey bırakıyorum.
"İkinci Perde" 1985’ten günümüze kadar ki süreci anlatıyor. Bu dönemde Haldun Dormen’in sanat yaşamına damgasını ne vurdu?
Ağırlıklı olarak komediler vardı. Herkes onları uzun bir süre eleştirdi. Ama şimdi herkes yapıyor. Üstelik de onlar yalnız bunları yapıyor. Ben ise sırf fars yapmıyordum. Ama 1985’ten sonra yalnız fars yapıyor hale geldim. Bundan dolayı birtakım insanlar dudak büktü. Ancak onlara rağmen saygı duyuldu Dormen Tiyatrosu’na. Nitelikli yapıyorduk bu işi ve çok insan yetiştiriyorduk. Kimse de kalkıp "Niye Dormen Tiyatrosu var?" demedi. "Dormen Tiyatrosu niye bunları yapıyor?" diyebildi belki.
Kaleminizi sakınmadan yazmış olmanızdan ötürü bazı isimlere de sitemlerinizi iletiyorsunuz. Onlardan bir tepki geldi mi?
Herhalde alınanlar olmuştur. Beni kırdıkları zaman dile getiremediğim bir takım kırgınlıklarımı hatırlatıyorum şimdi. Yekta Kara, Yıldız Kenter, Kerem Yılmazer mesela.
"Dadı bana sürpriz oldu" Tiyatronuzu kapattıktan altı ay sonra yer yerinden oynadı. Bu gecikmeyi "Dadı"nın çok tutmasına bağlıyorsunuz...
"Dadı"da oynamasaydım bu kadar büyük patırtı olacağını sanmıyorum. Ama benim her zaman saygın bir ismim vardı. "Tiyatrocu Haldun" olarak zaten biliniyordum. "Dadı"dan sonra bir parça daha ortaya çıktım o kadar. Rahatsız olmuyorum. "Geç gelen şöhret" diye arkadaşlara takılıp gülüyorum.
"Dadı"nın çok tutmasında "sitcomölarda bir parça vodvil havası olmasının payı var mı?
Var. "Dadı"nın tutmasının en büyük nedeni konu olarak televizyonda sunulan her şeyden değişik ve kaliteli olması. Yönetmenimiz ve patronumuz Fatih Aksoy müthiş kaliteli bir adam. Her şey yerine gelmedikçe yapmıyor. "Çekmiyorum" diyebiliyor mesela. İyi de oynanıyor. Her karakter yerine oturdu. Pertev’in de bu kadar sempatik olacağı hiç aklıma gelmemişti. Aykırı bir tipti. "Dadı" bana çok hoş ve büyük bir sürpriz oldu.
Bu hoş sürpriz bundan sonra nasıl bir boyut alacak?
"Dadı"nın müzikalini yazmakla meşgulüm. Ben sahneye koyacağım. Tekrar aynı kadro, tabii biraz daha geniş bir ekiple, rol alacak. Sinopsisi Kolombiya’ya gidecek. Oradan olur cevabını alır almaz bu yaz yapacağız "Dadı" müzikalini.
KÜLTÜR & SANAT


Büyülü bir klasik
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
İfadeye mezalim
New York’ta Babil’in Asma Bahçeleri
Pertev kalemi eline aldı
Sırt çantalı diva
Kanlı canlı bir macera
Tören ve tartışması
Akar’ın "korsan" kitabı
Bekleyen derviş...
Yünden resim olur mu?
Okumak için
Altın Ayı
Suçları sanatçı olmak
Bursa’da fotoğraflı günler
Kahkaha kıyamet
Hâlâ ‘canlı’lar
Çingeneler ve yolculukları
Mix diye içime çekerim seni
İhtirasın kudreti
Bir doktorun estetik rotası
Çocuk yüzlerdeki hüzün
Hadi sinema yapalım
Larenjitli kediden şarkılar
Akıl ve sevgi dengesi
Sempatik dahi
Kapalı gişe festival
Sezip özlediğimiz geçmiş
Yeni albümler
Pişman olduğunu söyle
Giden kahramanlar
Hayat atölyesi
Nâzım’la tanışmak
Küsme tavşan, n’olur
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|