07 Şubat 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Çingeneler ve yolculukları

"Beni Ayakta Gömün", hem bir halkın tarihi hem de yazarın bu halkın gizlerini aydınlatmak için yürüttüğü kişisel araştırmanın hikâyesi.

     DERLEYEN: ÖZLEM İLYAS

     Çingeneler, Avrupa’da bugüne kadar geleneksel olarak en aşağı sınıftan kimseler olarak görüldüler, başka bir deyişle Avrupa’nın "parya"sı oldular. Ortaçağ Romanya’sında bir Çingene genellikle bir domuz fiyatına eşya gibi alınıp satılırdı. 18. yy.’da Prusya’da, 18 yaşını geçmiş Çingeneler yalnızca sürdürdükleri gezginci hayat tarzının yasadışı olması nedeniyle mahkemeye çıkarılmadan asılıyorlardı. Naziler, doğuştan suçlu oldukları gerekçesiyle Çingeneleri yok etmeyi hedeflemişlerdi; 500 binden fazla Çingene, Nazi kamplarında ölmüştü.
     Böylesi keder yüklü bir geçmişi olan bu "su katılmamış yabancılar"ın, yazar Isabel Fonseca onları böyle adlandırıyor, bütün gadjelere (Çingene olmayanlar) karşı ihtiyatlı davranmaları hiç de şaşılacak bir şey değil. Londra’da yaşayan Macar Yahudisi bir anne ve Latin Amerika kökenli bir babadan doğan Fonseca, binbir özenle öğrendiği Romanca’yı, yani Çingene dilini, yeryüzüne yayılmış ve hiçbir memleketi olmayan 12 milyon nüfuslu bir halkı anlamak için kullanmış. Beni Ayakta Gömün, hem bir halkın tarihi hem de yazarın bu halkın gizlerini aydınlatmak için yürüttüğü kişisel araştırmanın hikâyesi.
     Sâmi ırkından gelenlere benzeyen görünüşleri yüzünden, Avrupalılar Çingenelerin Arap olduğunu düşündü (zaten Çingene [Gypsy] kelimesinin kendisi de Mısırlı [Egyptian] kelimesinin bozulmuş halidir). Fonseca, bu konuda uzman olan kişilerin üzerinde uzlaştığı, Çingenelerin İran’a gitmek üzere kuzey Hindistan’daki memleketlerini terk ettikleri tezini kabul ederek, 10. yüzyılda büyük olasılıkla köle olarak batıya doğru yol aldıklarını söylüyor. Yaygın kanının tersine, birlikte yaşadıkları insanların önyargıları ve verdikleri gözdağı yüzünden yerlerinden edilmedikleri sürece Çingenelerin çoğu gezgin değil. İçinde yaşadıkları avluların bakımsızlığına rağmen Çingeneler, temizlik konusunda ritüellere sahip olacak kadar çılgındırlar, diye yazıyor Fonseca. Arnavutluk’ta Çingene bir ailenin yanında kaldığı süre boyunca, katıksız bir gadja olarak kendini yıkamasının uygun görülmediğini anlatıyor. Gerekli ovalama işini onun yerine iki genç kız gerçekleştiriyordu.
     Hilekâr oldukları düşünüldüğü için, Doğu Avrupa’da komünizmin çökmesinden sonra Çingenelere karşı duyulan eski nefret ne yazık ki yeniden hortladı. Çaresizlik içindeki binlerce Doğu Avrupalı Çingene Batıdan sığınma talep etti. 1992 yılında Almanya ve Romanya arasında yapılan anlaşmadan sonra, Alman mülteci kamplarındaki Rumen Çingeneleri, uyruğunda oldukları ülkelere geri dönmemek için kimlik kartlarını yok etmişlerdi ama yine de sınır dışı edilmişlerdi.
     Çingenelerin tarihi, ne yazık ki, kitap içindeki birkaç bölüme yayılmış olsa da (belki de yazar, üzücü hikâyeleri bir karavanın arkasında bıraktığı izler kadar karmakarışık olan bir halkı anlatmak için böyle bir yol seçti), "Beni Ayakta Gömün", insanın ilgisini canlı tutan bir özen ile, yalın ve zarif bir dille yazılmış. Fonseca’nın dikkate alınmayan bir halk üzerine dikkatleri çekmek için harcadığı çaba kesinlikle başarılı olmuş. Yazar, kitabını yeni yeni ortaya çıkmaya başlayan seçkin bir Çingene topluluğunun Avrupa’daki hakim siyasetin içine adım attığını söyleyerek sonlandırıyor.
     
     Beni Ayakta Gömün
     / Çingeneler ve Yolculukları
     Isabel Fonseca
     Ayrıntı Yayınları
     Fiyatı: 11.500.000 TL.
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Büyülü bir klasik
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
İfadeye mezalim
New York’ta Babil’in Asma Bahçeleri
Pertev kalemi eline aldı
Sırt çantalı diva
Kanlı canlı bir macera
Tören ve tartışması
Akar’ın "korsan" kitabı
Bekleyen derviş...
Yünden resim olur mu?
Okumak için
Altın Ayı
Suçları sanatçı olmak
Bursa’da fotoğraflı günler
Kahkaha kıyamet
Hâlâ ‘canlı’lar
Çingeneler ve yolculukları
Mix diye içime çekerim seni
İhtirasın kudreti
Bir doktorun estetik rotası
Çocuk yüzlerdeki hüzün
Hadi sinema yapalım
Larenjitli kediden şarkılar
Akıl ve sevgi dengesi
Sempatik dahi
Kapalı gişe festival
Sezip özlediğimiz geçmiş
Yeni albümler
Pişman olduğunu söyle
Giden kahramanlar
Hayat atölyesi
Nâzım’la tanışmak
Küsme tavşan, n’olur
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet