
|


Kapalı gişe festival
31. Uluslararası Rotterdam Film Festivali, 600’den fazla film gösterimiyle dünyanın tüm filmlerine kucak açıyor. "Filler ve Çimen" ile "Herkes Kendi Evinde" kapalı gişe oynadı.
ALİN TAŞÇIYAN
Rotterdam’da sürekli rüzgâr ve yağmur var. Hava, festivalcilerle işbirliği yapmış gibi! Kısalar dahil 600’den fazla filmin gösterildiği 22 salonun dışında kimsenin aylak aylak dolaşmasına fırsat tanınmıyor! Devasa çapta yenilikçi bir festival olduğu için Rotterdam sürprizlerle dolu. 24 dünya prömiyeri, 29 uluslararası prömiyer, 13 Avrupa prömiyeri sinemaseverleri gözlerini kapatıp içgüdülerini kullanarak film seçmeye davet ediyor. Sergi, konser, tartışma ve partilerden oluşan yan etkinlikler ise sinema ile diğer disiplinler arasındaki ilişkileri pekiştiriyor.
Starsız, süper prodüksiyonsuz Rotterdam Film Festivali "genç" sinemacılar için bir çıkış yapma olanağı. İlk ya da ikinci filmlerin yarıştığı VPRO Kaplan Ödülleri sayesinde sinema dünyasında adlarını duyurup işlerini sergiliyorlar. 16 filmden üçü 10 bin Euro’luk üç eşit ödül kazandığı gibi Hollanda’da dağıtım ve Hollanda televizyonunda gösterim hakkı da elde ediyor.
Festival bünyesinde etkinlikte bulunan Hubert Bale Vakfı ve Cine Mart adlı ortak yapım pazarının desteklediği projeler de programda yer alıyor. Böylece hem yapım hem gösterim olanağı garanti altına alınıyor.
Sinema "pazar"ıyla uzlaşamamış ustalar da Rotterdam Film Festivali şemsiyesi altında toplanıyor. Meydan yalnızca gençlere kalmış değil! 2002 festivalinin Film Makers in Focus / Odaktaki Sinemacılar bölümünde toplu gösterileri yapılan yönetmenler başka festivallerde kolay kolay bir araya gelemeyecek isimler: Yugoslav sinemasının savaş sonrası döneminin yaman eleştirmeni Goran Markoviç, Türkiye’de de tanınan ve sevilen bir Sırp yönetmen. Yeni filmi "Sırbistan Sıfır Yılı" da ses getirdi.
Kuzey Kanada’da yaşayan Lnuit (Çoktandır Eskimo denmiyor onlara!) halkının gündelik yaşamını, geleneklerini ve efsanelerini sinemaya aktaran Zacharias Kunuk bu çabasıyla ‘Kuzeyli Nanook’un ruhunu koruyor! Amerikan deneysel sinemacılarının önemli temsilcilerinden Stan Brakhage’ın 70’e yakın "el emeği göz nuru" kısa filminin sunumu ise birer sanat tarihi semineri niteliği taşıyor. Brakhage gösterimlere kendi deyişiyle "liderlik" ederek izleyicinin kendi dünyasına girmesini kolaylaştırdı. Çoğunluğu 16 mm formatında, tümü sessiz olan filmler renkleri ve ritimleriyle resimden müziğe uzanarak sanatlar ve sinemanın ilginç kesişme noktasını oluşturuyor.
("Hızlı Koşucu Alarnajurat" adlı kurmacada bir İnvit kabilesinde iktidar savaşı ve insan ilişkilerini Kuzey Kutbu’nun zorlu iklim koşullarıyla sınırlanmış dünyalarını anlatan Kunuk, belgesel çalışmaları dışında da biçem sahibi bir sinemacı olduğunu kanıtladı.)
Rotterdam’a seçilen iki Türkiye yapımı "Filler ve Çimen" ile "Herkes Kendi Evinde"nin gösterimlerinin tüm biletleri satıldı. İlk gösterimlerde Türk izleyici sayısı üç beş kişiyi geçmedi. Hollanda televizyonu VPRO ve radyosu NPS festival üzerine programlarında iki filme de yer verdi. Ayrıca basına ve sinema endüstrisine yönelik özel gösterimlerde yarışma ve ana program filmlerinin dışında başka bölümlerden seçilen az sayıdaki filmden iki tanesi de "Filler ve Çimen" ile "Herkes Kendi Evinde" oldu.
KÜLTÜR & SANAT


Büyülü bir klasik
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
İfadeye mezalim
New York’ta Babil’in Asma Bahçeleri
Pertev kalemi eline aldı
Sırt çantalı diva
Kanlı canlı bir macera
Tören ve tartışması
Akar’ın "korsan" kitabı
Bekleyen derviş...
Yünden resim olur mu?
Okumak için
Altın Ayı
Suçları sanatçı olmak
Bursa’da fotoğraflı günler
Kahkaha kıyamet
Hâlâ ‘canlı’lar
Çingeneler ve yolculukları
Mix diye içime çekerim seni
İhtirasın kudreti
Bir doktorun estetik rotası
Çocuk yüzlerdeki hüzün
Hadi sinema yapalım
Larenjitli kediden şarkılar
Akıl ve sevgi dengesi
Sempatik dahi
Kapalı gişe festival
Sezip özlediğimiz geçmiş
Yeni albümler
Pişman olduğunu söyle
Giden kahramanlar
Hayat atölyesi
Nâzım’la tanışmak
Küsme tavşan, n’olur
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|