
|

Yatırımcı yine mağdur
BDDK’nın, bankaların yıl sonu bilanço açıklamasını ve dolayısıyla genel kurullarını ertelemesi, kâr payı bekleyen binlerce küçük yatırımcıyı zora soktu
MUSTAFA ÖZYÜREK
Kısaca banka kurtarma yasası olarak nitelendirilen 4743 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) peş peşe yönetmelikler yayımlıyor. Son derece uzun ve teknik olan bu yönetmelikler kamuoyunda tartışılmıyor. Belki de bu yönetmeliklerin sadece bankalarla ilgili olduğu, geniş kitleleri ilgilendirmediği düşünülüyor. Oysa düzenlemelerin pek çoğu halka açık olan özel bankaların yüz binlerce ortağını yakından ilgilendiriyor.
Bugüne kadar çıkarılan yönetmelikler değerlendirildiğinde, BDKK’nın özel bankaların mali tablolarını güvenilir bulmadığı anlaşılıyor. O nedenle mevduat kabulüne yetkili tüm özel bankaların 31.12.2001 tarihi itibariyle düzenlenen mali tablolarının üçlü denetimi zorunlu kılınıyor.
Genel kurullar ertelendi
İlk denetimi, bankaların sözleşmeli bağımsız denetim kuruluşu yapacak. Bu kuruluşun hazırladığı denetim raporu BDDK tarafından belirlenen ikinci bir bağımsız denetim kuruluşunca denetlenecek. Son olarak da iki bağımsız denetim kuruluşunun denetim sonuçları BDKK tarafından tekrar değerlendirilip sonuçlandırılacak.
Bu denetimlerden sonra ilgili bankanın mali tablolarının son şekli ve alınması gereken önlemler BDDK tarafından kararlaştırılıp uygulamaya konulacak. Bunca ayrıntılı denetim ve değerlendirmelerin kısa sürede tamamlanması mümkün olmadığı için, bankaların Türk Ticaret Kanunu’na göre yapacakları olağan genel kurulları yeni bir emre kadar ertelendi.
Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu’na göre yayımlanması gereken mali tablolar ilan edilmeyecek.
Düzenlemelerin bankaların gerçek durumunu ortaya çıkaracağını ve sisteme çekidüzen vereceğini düşünebilirsiniz. Sermaye yeterlilik oranı % 5’in altında olup, gerekli sermaye desteğinden, yüzde 8’in altında olup, sermaye benzeri kredi yardımından yararlanacak bankalar için bu sıkı denetimler ve bir şirketin kullanması gereken yetkilerin kısıtlanması, anlayışla karşılanabilir.
Ancak sermaye desteğine ve sermaye benzeri kredi kullanımına ihtiyacı olmayan bankaların elinin kolunun bağlanması doğru değildir. Mali tablolarına BDKK tarafından son şekli verilmediği için genel kurullarını yapamayan sorunsuz bankaların hissedarları mağdur olacaklar.
Özellikle küçük yatırımcılar alabilecekleri kâr paylarını zamanında öğrenemeyecekler ve tahsil edemeyecekleri gibi, kâr payları tutarı denetçilerin takdirine kalmaktadır.
Kurumlar Vergisi beyanı sorun olacak BDDK’nın düzenlemelerinde vergi kanunlarının dikkate alınmadığı görülüyor. Bankalar 15 Şubat 2002 tarihinde Geçici Vergi Beyannamesi vermek zorundalar. Ayrıca Nisan 2002 ayında Kurumlar Vergisi Beyannamesi verecekler.
Bu tarihlere kadar BDDK inceleme ve değerlendirmelerini sonuçlandıramayacağı için bankaların kar ve zararı belli olamayacak. Bu durumda banka geçici vergi matrahı olarak beyan edeceği kurum kazancını bilemeyeceği için beyanname hazırlamakta zorluk çekecek.
Şartlı beyanname verilebilir
VUK’nın 13’üncü maddesindeki mücbir sebebin burada uygulanabileceği düşünülebilir. Ancak maddede sayılan 4 durum da BDKK’nın düzenlemesini kapsamıyor. Yasal bir düzenleme olmadan vergi beyannamesinin zamanında verilmesi ve süresinde verginin ödenmesi geciktirilemez.
Bankalar Kanunu’nda değişiklik yapılırken bankaların mali mükellefiyetleri göz ardı edilmiş bulunuyor.
Yapılabilecek tek şey bankaların "kaydı ihtirazı" ile beyanname vermeleri, bu beyanları BDKK’nın incelemesi sonucu değişirse, fazla ödedikleri vergiyi geri almaya çalışmalarıdır.
EKONOMİ


Yatırımcı yine mağdur
Borsayı ‘küre’den takip et
Reel sektöre sıra gelmez
Beş işadamı şövalye oldu
Bazı bankalarda kötü niyetliler var
SAYFA BAŞI

|
|
|