11 Şubat 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 


BELGELER

AB- KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ
KOPENHAG KRİTERLERİ




SOHBET ODASI

Köktendincilik yenik düştü!
TESEV Başkanı Can Paker, ‘Köktendincilik islamda mağlubiyete uğramıştır’ iddiasında bulunuyor ve bu tezini kanıtlamak için şu örnekleri sıralıyor: ‘Taliban devrildi, Mısır, Pakistan ve Malezya’da köktendinciler çoğulcu toplumu ortadan kaldıramadı, İran’da Humeyni’nin de çok başarılı olduğu söylenemez...’

     Derya Sazak

Siz TESEV (Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı) olarak Türkiye’nin siyasal ve sosyal sorunlarına çözüm arayan çalışmalarla öne çıkıyorsunuz, sanırım 11 Eylül nedeniyle ‘İslam ve demokrasi’ de gündeminizde, AKP lideri Tayyip Erdoğan da geçen hafta Washington’da sivil toplum kuruluşlarına bu konuyu anlattı. İstanbul’da bu hafta ‘Uygarlıklar ve Uyum" konulu uluslararası konferansta Arap ligiyle AB üyeleri buluşacak. Sizce 11 Eylül’ün İslam coğrafyasında estireceği rüzgar ne olacak?

     Batı hatasını gördü
     11 Eylül sonrasına üç boyutta bakalım: Batı, İslam ve Türkiye açısından... Batı, küreselleşmenin küresel sosyal adaletsizliğe dönüşmemesi gerektiğini görmeye başladı. Zenginler yeni çözümler aramak zorunda kaldıklarını hissediyorlar ve bugüne kadar gerek petrol nedeniyle gerek stratejik önem nedeniyle totaliter rejimlerle yaptıkları işbirliğinin yanlışlığını görüyorlar. Örneğin soğuk savaş döneminde Afganistan politikası felaketti. Suudi Arabistan rejimini desteklemek çifte standarttı. Batı, siyasi oligarşiyle işbirliği yaparak kütleleri ihmal edemeyeceğini görmeye başladı.
     
     İslam terörizmi getirmedi
İslam ülkeleri 11 Eylül’den nasıl etkilendi?
     İslam köktendinciliği kesin yenilgiye uğradı. Afganistan’da Taliban rejimi devrildi. Mısır’da, Pakistan’da, Malezya’da köktendinciler çoğulcu toplumu ortadan kaldıramadılar. İran’da Humeyni rejiminin başarılı olduğu söylenemez. Biraz yavaş gitse de Hatemi Batı’yla ilişkileri açmaya çalışıyor. Dolayısıyla köktendincilik İslamda mağlubiyete uğramıştır. Bir de terörizm tarafına bakalım: İslam terörizmi getirdi falan, ben kesinlikle inanmıyorum. Mesele İslam değil, bütün totaliter rejimler bazen dini, bazen milliyetçiliği kullanır.
     
Bundan sonra ne olacak?
     Liberal hareketlerle ilgili o kadar çok yeni görüş var ki; mesela şeriata bakın diyorlar, liberal tarafını görürsünüz. 109. sure 6. kıta ‘Sana senin dinin, bana benim dinim.’ Bir başkası yine 49. sure ve 13. kıta insanlar diyor, ‘Sizi tek bir çift erkek ve kadından yarattık, sizi milletler ve kabilelere dönüştürdük ki, birbirinizi tanıyın, birbirinizden nefret edin, diye değil.’ Din zorlaması yok. Sonuçta şuraya geliniyor: Din kutsaldır ama ayet yorumları farklı olacaktır. O zaman tartışma gelir ve liberalizm olur. Yani temelinde var olan, İslamda liberalizm su yüzüne çıktı.
     
11 Eylül milat oldu.
     İslamı daha ılımlı görmek isteyen aydın çevrelerin liberal yorumlarında 11 Eylül’ün çok etkisi var. Bu hareketler İslam ülkelerinin Batı’ya entegrasyonunda etkili olacak. Afganistan’ın yeniden yapılanması süreci ortaya çıkacak rol modeli açısından önemli.
     
Küreselleşmeyi kullanarak büyük bir küresel yıkıma yol açtılar ABD’de, fakat bunun arkasından gelen sorgulama gücü belki küresel anlamda İslam coğrafyasında da birtakım önemli sonuçlar doğuracak, New York’taki Davos toplantısında bu tür diyalog arayışlarından esintiler vardı.
     11 Eylül dünyada birikmiş bir potansiyelin gerçeğe dönüşmeye başlamasının tarihidir. Batı, haksızlıkları böyle sürdüremezdi. İslam bu köktendincilik başarısızlığını götüremezdi.
     
Partiler yasası değişmeli
Gelecek seçimi nasıl görüyorsunuz?
     Kamuoyu yoklamaları Türk halkının yüzde 50’sinin hiçbir partiye oy vermem dediğini, iktidardaki partilerin barajın altında kaldığını gösteriyor. AKP, CHP ve DYP çıkıyor anketlerde, bunlar değişebilir ama genel kanaat şu: Halk bugünkü durumdan memnun değil. Türkiye’deki mesele siyasetin iç dinamiklerinin çalışmamasıdır. Merkezi alternatifler o yüzden gelişmiyor. Siyasi Partiler Yasası mutlaka değişmeli, lider oligarşisi önlenmelidir. Siyasete taze kan gelmelidir. TÜSİAD’ın son araştırması halkın yüzde 85’inin bugünkü partiler yasasından şikayetçi olduğunu gösterdi.
     
     Seçim olmayacak gibi
Demokrasi temsil yeteneğini kaybediyor...
     Türkiye’deki uygulamasıyla evet. Halk demokrasiye fevkalade angaje, milletvekillerini ben seçeyim diyor, liderler seçmesin; istemiyor. Oylar merkezden bu yüzden kaçıyor. Tepki oyları marjinal partilere gidiyor. Partiler yasası değişmezse, halkın beklediği demokratikleşme gerçekleşmezse sosyal patlama o zaman olur. Öyle görünüyor ki, 2002’de seçim olmayacak. 11 Eylül etkisi, IMF’den sağlanan büyük maddi destek sonucu iktidar üzerindeki seçim baskısı kalktı.
     
Türkiye tartışmayı öğrenmeli
11 Eylül’ün Türkiye’deki etkilerine dönelim.
     Türkiye’de bir Müslüman kültürü var, aynı zamanda Batı’nın dizaynı içindeyiz. AB’nin tek Müslüman aday üyesiyiz ve laik karakterimiz var, dolayısıyla Türkiye ideal İslam ülkesi olma fırsatıyla karşı karşıyadır. Ancak Türkiye kendi içinde her şeyi tartışmalıdır. Devletle ilgili tabuların olduğu bir ülkede liberal İslam tartışması olmaz. Kendi halkını tehdit olarak görüp, yasaklar getirerek liberalizm olmaz ve Türkiye de bu koşullarda liberal İslamın kurucusu olamaz.
     
     Türk halkı hoşgörülü
Yakın gelecekte yönetim odaklarının İslamcı akımlara bakışında yumuşama bekliyor musunuz?
     TESEV’in 1.5 - 2 yıl önce yaptırdığı araştırmanın sonuçlarına baktığımızda Türk halkının radikal ve köktendinci olmadığını görüyorsunuz. Mesela ‘Başka dinlere inananlar arasında iyi insanlar olabilir mi?’ sorusuna yüzde 90 ‘evet’ yanıtı verilmiş. Sonra ‘Bir insan Allah’a inanıyorsa namaz kılmasa, oruç tutmasa, içki içse yine Müslüman mıdır?’ sorusu da yüzde 86 ‘evet’ yanıtı almış. Ancak İslam hukukuna göre boşanma, zina konuları açıldığında bu oran yüzde 1’e kadar düşüyor. Şeriatı başka bir siyasi sığınma alanı şeklinde uygulamaya gelince istemiyorlar.
     
     Siyasal islamın sırrı
Siyasal İslamın, 1990’lardaki yükselişini neye bağlıyorsunuz?
     Sosyo ekonomik bir gelişme olarak görüyorum. İsterseniz şöyle bakalım: Milli Selamet’ten alın bir parti yüzde 7.5 - 8 oy oranını yüzde 22’ye nasıl taşır, böyle bir İslamiyet mi doğmuştur yani, mümkün değil. Refah’ın oyları son seçimde yüzde 15’e düştü. Adil Düzen söylemiyle umut oylarını topladı, iktidardaki uygulamalarıyla kaybetti. Bence AKP’nin tabanı da İslamcı değil.
     
Yolsuzluk savaşı kriz nedeni değil
Merkezi eriten bir başka olguya, yolsuzluklara geçelim isterseniz. Siyasi nüfuz kullanımı, bankaların hortumlanması nedeniyle 2001’de büyük hesaplaşma yaşandı. TESEV’in İçişleri Bakanlığı’yla yaptığı yolsuzluk araştırmasının ikincisi özel sektörü konu alıyor, sonuçlar ne zaman açıklanacak?
     Projeyi Dünya Bankası ile beraber yürütüyoruz, ilki hane halkıyla ilgiliydi. 3 bin denekle rüşvet araştırması yaptık. İkinci kısmın saha çalışması bitti. Türkiye genelinde 1200 işyeriyle yapılan bir araştırmadır. Sonuçları 15 Şubat’ta Cumhurbaşkanı Sezer’in de katılacağı toplantıda açıklanacak.
     
Bulgular nasıl?
     İlk araştırmanın gösterdiği yönde sonuç çıkıyor, halkın yüzde 60’ı ‘İşimi yaptırmak için rüşvet veririm’ diyor.
     
Araştırmanın üçüncü ayağında bürokratı da görecek miyiz?
     Son aşamayı 2400 bürokratla yapacağız ve perdenin öteki tarafını da görmüş olacağız.
     
     Mücadele devam etmeli
Yolsuzlukların üzerine gidilmese krize girmezdik görüşüne katılıyor musunuz?
     Kesinlikle, katılmıyorum. Ahlaki çöküntünün, yozlaşma ve rüşvetin toplumsal zararları parayla ölçülemez. Yolsuzluğun yol açtığı ekonomik krizler küreselleşme nedeniyle o ülkenin sınırları içinde kalmıyor. Türkiye’nin bu hesaplaşmayı yapması gerekiyordu. Yolsuzlukla mücadele devam etmeli.
     
Hedefimiz liberal islam
İslamı konu alan bir araştırma hazırlığı içindesiniz, projeyi anlatır mısınız?
     Sivil toplumun etkisine inanıyoruz, acaba Türkiye’de liberal İslam odağı yaratabilir miyiz diye düşünüyoruz. Sonra buna İslam düşünürlerini de katarak Türkiye’yi bir liberal İslam odağı haline getirebilir miyiz diye bir hazırlık içindeyiz.
     Türkiye Batılıdır, laik, demokratik cumhuriyet rejimiyle yönetilmektedir. Bir gerçek daha var ki nüfusun çoğunluğu Müslüman. Türkiye, liberal İslamla ilgili tartışmanın odaklanacağı bir ülke neden olmasın? Yani İslam Türkiye’nin gerçeği değil, biz çok laik ülkeyiz, dolayısıyla İslamla uğraşmıyoruz diye düşünülemez.
     



 SİYASET


SOHBET ODASI
Ankara'da bunlar konuşuluyor
Tansu Hanım ne yapıyor?
Bakana, TSK botu sorusu
Kaçak otolar teşhir edilecek


 SAYFA BAŞI 




© 2002 Milliyet