
|


Irak'ta erken savaş!
ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin mart ayında çıkacağı Ortadoğu turunu, Saddam'ı devirmeye yönelik bir askeri harekatın hazırlığı olarak değerlendiren Ankara, savaş hesaplarını "erken"e aldı.
Bu aceleci tutum borsayı vurdu, doları fırlattı.
Savaş tamtamları çalmaya devam ederse, turizm de bundan olumsuz etkilenecek. Doğrudur. Saddam'dan kurtulma niyetini Beyaz Saray'da Ecevit'e Başkan George W. Bush açtı. Ancak, orada konuşulan, "yakın zamanlı" askeri seçenekten çok, Saddam'ın kitle imha silahlarının denetimi konusunda BM kararlarına uymasının zorlanmasıydı. Bush, Bağdat rejiminin bunu engellemesi halinde Saddam'ın işinin zor olacağını söyledi.
Ecevit'te dönüşte Saddam'a bir mektup yazarak direnmesi halinde başına gelecekleri anlattı.
Irak'ın yeniden hedef haline gelmesinde asıl işareti Başkan Bush, Kongre konuşmasıyla verdi. Kötülük ekseni olarak saydığı üç ülkeden birisi Irak'tı.
ABD Başkanı'nın İran'ı da aynı kefeye koyması ise Batılı müttefiklerince bile yadırgandı. Bush'un "terörle savaşta" cepheyi genişletmesi, Washington'da yönetim deneyimi olan odaklarca yanlış bulundu. Daha çok iç politika hedefi güden ve 11 Eylül sonrası Amerikan halkının kendine güvenini sağlamaya dönük bu tür milliyetçi söylemlerin, dış politikada "yeni düşmanlar" yaratma olasılığı eleştirilmeye başlandı. Bush'un ne yapmak istediği ve böyle giderse ABD'nin terörle savaşta "yalnız kalabileceği" televizyonlarda tartışılır oldu.
Başkan'ın diplomasideki zayıflığını eleştirenlerin kaygısı şudur:
"Irak'a yeni bir askeri harekat dahil, zamansız atılacak adımlar, ABD'nin terörle mücadelesine zarar verir."
İşte iki başkent arasındaki değerlendirme farkı burada yatıyor. ABD yönetimi henüz kendi içinde Irak'la ilgili askeri seçeneği karara bağlamamışken Ankara, savaş tamtamları çalarak, turizm sezonu öncesinde kendi ekonomisini vuruyor. Buna karşılık, ABD'de başlayan kış olimpiyatları bile teröre karşı bir gösteri, normalleşmeye dönüşün işareti.
Washington'da herkes biliyor ki, Afgan modeliyle Saddam'ı devirmek kolay olmayacak. Bağdat'ı bombalamak Irak'ta rejimi değiştirmeye yetmez, kara harekatı da kaçınılmaz. O aşamaya gelinceye dek, Rusya başta BM Güvenlik Konseyi'nin ikna edilmesi, daha da önemlisi Suudi Arabistan'ın bu operasyona "evet" demesi, üsleri kullanıma açması gerekiyor. Bütün bunlar ikinci bir Körfez savaşı anlamına gelir ki, Bush yönetimi "11 Eylül sendromu"yla iç güvenliğe ayırdığı milyarlarca doları Saddam uğruna harcar mı? Üstelik Usame bin Ladin henüz ele geçmemişken...
Erken paniğe gerek yok, Cheney Ortadoğu'ya Arapların nabzını yoklamaya geliyor.
ABD, "Irak'ı vurmadan" sonuca gitmeye çalışacak!
NOT: Bilgisayar erişimindeki güçlük nedeniyle telefonla geçtiğim dünkü yazıdaki Bernard Lewis'in kitap başlığı "What Went Wrong?" olacaktı. Düzeltirim.
dsazak@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|