
|


Tek ideal: Para kazanmak
"Kolay Para Kazanma Kılavuzu"nun çekimleri bitmeden tartışmaları başladı. Özcan Deniz’in olay fotoğrafları ile gündeme gelen film aslında sıkı bir "ideali olmayan gençlik" eleştirisi
ALİN TAŞÇIYAN
Herkesin sahip olmak isteyeceği bir kılavuz icat etmiş (!) üç üniversiteli kafadarın komik öyküsü: "KPKK". Kulağa yeni kurulmuş bir gizli örgüt gibi geliyor ama açılımı "Kolay Para Kazanma Kılavuzu". Ne olduğu, nasıl kullanıldığı filmin sürprizi. Ama şu kadarını söyleyebiliriz, para kazanmak Servet (Mustafa Uğurlu), Eray (Emre Altuğ) ve Güven’in (Okan Yalabık) öngördüğü kadar kolay değil. Senarist-yönetmen Hakan Haksun’un deyimiyle "para kedigillerin ağzında".
Daha baştan komik duruma düşüyorlar. İşin içinde unutulmayan bir sevgili, fettan bir kadın (Şebnem Dönmez) olunca başları kabadayını biriyle (Erkan Taşdöğen) belaya giriyor. Kurtarıcıları ise hiç ummadıkları biri oluyor:
"Tek bir hareketiyle fanatik hayranlarının içini titreten, mertliğin türküsünün yazarı, müziğin kralı, haşin rollerin ve kalıbının adamı, geniş kitlelerin starı Cevher Yıldız" (Özcan Deniz).
Çekimleri bir hafta içinde sona erecek olan "KPKKöde yukarıda sayılan oyuncuların yanı sıra Peker Açıkalın, Naci Taşdöğen, Ali Taygun da var. Gündemin güzellerinden Berna Öztürk de ilk kez "KPKK" ile kamera karşısına geçti.
Filmin adı da konusu da günümüz Türkiye’sine karşı eleştiri kokuyor...
Hakan Haksun: Evet. Tam anlamıyla eleştiri demek doğru değil, belki. Genç insanların idealsizliği üzerine. Çünkü Türkiye’de turizm patlayacak, diyorlar, herkes turizm okumaya karar veriyor. Ne üniversitede bir ideal oluşturulabiliyor ne kariyer hakkında... Tek inanılacak değer olarak para kalmış. Yani paran olursa her şeyi yaparsın: İyi bir sevgilin de olur, aşk da yaşarsın, iyi bir mesleğin de olur.
Neden filmi iki kişi birlikte yönetiyorsunuz?
HH: Ben senaristim. Ercan’ın teşvikiyle oldu. Onun çok sayıda set deneyimi var ve beni yüreklendirdi. Birbirimizin açıklarını kapatabiliriz, uyumlu çalışabiliriz diye düşündük.
Siz de senaryonun çok da eleştirel olmadığı, gerçekliği yansıttığı görüşüne katılıyor musunuz?
Ercan Durmuş: Hakan ile üç yıldır çalışıyoruz. Çok öyle ters düştüğümüz yerler falan yok filmde. Senaryo Hakan’ın. Ben işin teknik tarafını yönetiyorum. Ben resim olarak açısını, kadrajını ayarlıyorum, teknik ekibin sorumluluğunu aldım.
Özcan, filmdeki rolünüz daha filmden bir kare basılmadan kıyamet kopardı, fotoğraflar daha çok sansasyon yarattı. Ne diyorsunuz?
Özcan Deniz: Senaryo bana çekimden bir hafta önce geldi. Telefon açıldığında "Dört dakikalık rolün var" dendiğinde hiç sıcak bakmadım. Ben bir sinema filmi yapacaksam başrol olmalıyım ya da filmin tümünde olmalıyım mantığıyla yaklaştım.
Neden ille de başrol istediniz? ÖD: Çünkü ilk sinema filmim. İlk kez olacaksa başrol olsun diye düşündüm. Belki daha sonra bu tarz rolleri kabul edebilirim. Ama bu uzun metrajlı, ticari, ciddi bir sinema filmi. Ercan çok ısrar etti. İyi, bir gelsin, dedim. Geceyarısına kadar senaryoyu okumak istemedim. Boşuna okumayayım dedim. Senaryoyu elime aldığımda ise bırakamadım. Hiçbir yerde de Cevher Yıldız’a rastlamadım. Sonunda bir sayfada adı geçiyordu!
HH: Son sayfada...
ÖD: Son sayfada. Cevher Yıldız karakteri çok güzel ama açmazları var, açmak lazım dedim. Bunu yaparsanız, eyvallah, ben geliyorum. Toplantıda bana "Cevher Yıldız hakkındaki hislerini aktarmanı istiyoruz" dendi. Ben de hissettiklerimi söyledim.
Neydi?
ÖD: Şu adamın bir öncesini görelim, dedim. Şöhretli bir arabeskçiden bahsediyoruz ama o "ağır abi" halini hiç görmüyoruz. Bu adamı böyle gösterdiğimizde seyircinin şoke olması gerekiyorsa öncesinde tam tersini bir göstermek lazım. İşte bunun üzerine aralara toplasan belki 3-5 dakika olacak bir talk show, klip sahneleri bir de dizi seti eklendi. Sıra geldi Cevher Yıldız’ı yaratmaya. Bana dediler ki pazartesi bize Cevher Yıldız’ı getir.
ED: Şarkısıyla!
ÖD: Ben pazartesi günü absürd bir adam olarak çıktım karşılarına.
HH: Özcan, senaryoyu okuduktan sonra iyice analiz etmiş olarak geldi bize.
ED: Bizden iyi biliyordu nerdeyse!
HH: Şarkısıyla, kostümüyle hakikaten senaryoyla çok örtüşecek bir tiple geldi.
ÖD: "Özcan Deniz filmde kendisini oynuyor" olsun istemedim. Çünkü bir şarkıcı sonuçta Cevher Yıldız. Benim meslektaşım. Ben orada Cevher Yıldız’ı yaratamazsam Özcan olurdu o. Benim tamamen kendimden çıkmış olmam gerekiyordu ki onu yapabileyim. Cevher Yıldız olduktan sonra o dergideki resimler, filmdeki o absürd sahnelerin hiçbiri bana tuhaf gelmedi. Çünkü ben değildim o, yarattığım karakterdi.
"Tarkan’ın baldızı" olarak tanınan Berna Öztürk ilk kez bir filmde oynuyor Hakan Haksun gençlerin idealini yitirmesinden ve kolay para kazanma yoluna gitmesinden söz etti. Siz bu görüşü paylaşıyor musunuz?
Berna Öztürk: Evet, kesinlikle. Senaryoyu da okuduğunuzda, karakterler ve olaylar günlük yaşamda karşılaşabileceğiniz öğelerden alınmış olduğu için katılmamak elde değil.
Peki, rolünüz için ne dersiniz?
Genç, güzel, hafif masum, hafif seksi bir kadın. Zengin bir işadamının sevgilisi. Genç olmasından ve pek de dünyayı açıkgörüşlülükle görememesinden, vizyonunun gelişmemiş olmasından da bahsedebiliriz. Çok da sağlıklı gördüğü söylenemez. Ama birtakım şeylere inanıyor ve girişimlerde bulunuyor. Kendi açısından doğru ama objektif olarak baktığında yanlış, tabii.
Türk sineması için görece genç bir ekiple çalıştınız. Bu sizi rahatlattı mı yoksa sette heyecanınızı körükledi mi?
Kesinlikle rahatlattı. Çünkü beraber çalıştığımız arkadaşlarımızın hepsi kendi rahatlıklarını karşılarındakilere de yansıtmaya özen gösteren kişiler. Bana çok yardımcı oldular. Ne güzel konuşuyorum bu arada!
Mustafa Uğurlu: ‘Ağır Roman’ın ağırlığından kurtuldu Ekibin en deneyimlilerinden birisiniz. KPKK’deki rolünüzün diğer rollerinize göre daha az ya da daha fazla sevdiğiniz bir yanı var mı?
Başlangıçta benim kaygılarım rolümü sevip sevmemekle ilgili değildi. Böyle bir projeyle karşılaşınca ilk önce onlar beni heyecanlandırdı. Benim de bir oyuncu olarak bir katkım olabileceğin hissettim. Senaryoyu alıp rolün ağırlığını hissetmeye başladıktan sonra bu taraflarını hiç düşünmemeye başladım. Çünkü görselliği kanıtlanıp hiçbir zaman silemeyeceğiniz bir oyunculuk sergilemek zorundasınız. Fazla hata yapmadan bu işin içinden çıkma gibi bir endişe duymaya başlıyorsunuz beni bu tarafı ilgilendiriyor.
Daha önce canlandırdığım karakterlerin dışında bir rol. Çok sevindim. Çünkü "Ağır Romanödan sonra bana hep kötü adam rolleri verilmişti. Bu, kötü adam görünümü olan bir insan. Değişik ve heyecan verici bir karakter. Arada aldığım beş-altı teklifi "Ağır Romanödaki karakterime benzediği için reddettim.
CUMARTESİ


Koç Tarık’ın gölgesi TV’de
‘Ticari başarı için kendimi satmam’
Sevgililer Günü rehberi
Müzikal takıntılar çöpe gidecek
"Ladyöyi canlı dinleyin
Buscemi Babylon’da...
Haftanın Buluşma Noktaları
Edebiyat eğitimi tartışılıyor
Tek ideal: Para kazanmak
Fuarda bir balina iskeleti
D&R’da Sevgililer Günü için indirim
Ne var, ne yok?
‘Caz müziği olmazsa resmimi yaptırmam’
Aranıyor
Karınızı aldatmadan önce okuyun
"Becerebilsek, hepimiz aylak olurduk"
SAYFA BAŞI

|
|

|