13 Şubat 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Aşk kıskançlık demektir

     Onu daha önce çok kere uyarmıştım:
     "Ben kıskanıyorum. Elimde değil. Çocukça olduğunu ve hak etmediğini biliyorum... Beni sevdiğini de... Masum içtenliğimle ve gururu bir kenara bırakıp daha önce de söylemiştim."
     O gülümseyerek beni sakinleştiriyordu: "İnan bana hiçbir tehlike yok. Seni sevdiğimi ve kimselere değişmeyeceğimi biliyorsun. Yalnızca birlikte çalışıyoruz tatlım. Endişelenmene gerek yok."
     Ben de düşünmemeye çalışıyordum. Ama baş başa vererek birlikte çalıştıklarını gördüğümde, gülüşleri ve bakışları gözümde büyüyor, acı çekiyordum: "En azından beni onunla karşı karşıya getirme. Sana asılışına şahit olmamı engelle. Samimi değil, hissediyorum. Seni istiyor!" "Tamam" diyerek isteklerimi çaresiz kabulleniyordu ama yine de o gece yaşanan olayların önüne geçilemedi.
     Akşam yemeği için onun tüm çalışma arkadaşları davetliydi. O uzun saçlı, baygın bakışlı, tüm erkeklerin bayıldığı ama kadınları bir türlü kandıramayan masum kız da aralarında olacaktı.
     Her şeyi özenle hazırlamıştım. Büyük avizenin altında kristaller ve gümüşlerle süslenmiş sofra parıldıyordu adeta. Yanan mumların arasında hazırlamış olduğum sosun kokusu uçuşuyordu. O benim özel, gizli spagetti sosumun kokusu!
     Misafirler neşeli, ellerinde çiçekler ve çikolatalarla gelmeye başladılar ve büyükçe masanın etrafını yavaş yavaş çevrelediler.
     Ve işte, salondaki diğer tüm kokuları bastıran, dayanılmaz parfüm kokusu eşliğinde "O" geldi.
     Siyah, uzun elbisesi içinde çok güzel görünüyordu. Elbisenin derin, abartı dekoltesinden bembeyaz ve muhteşem göğüsleri gözüküyordu. O göğüsler bir anda salondaki tüm erkeklerin bakışlarını bir noktaya kilitleyiverdi. Kadınlarınsa gülümsemeleri söndü ve iyice sindiler. Bu bir an için oldu ve daha sonra her şey normale döndü. Tedirgin atmosfer bardak ve çatalların sesi ve müziğin etkisiyle kayboluverdi.
     Sonunda, gümüş bir tepside kanı andıran kırmızı sosun içinde boğulmuş makarna sofraya geldi: "Oooohhhhh nihayet" diye koro halinde bir uğultu yükseldi.
     Ben ayakta gülümserken kusursuz bir garson tepsiyi tutuyordu. Makarnayı nazikçe tabaklara servis yapmak üzereydim. Tam ahenkle bir tutam makarnayı yukarıya kaldırdığımda gözüm dekolteye ve sağ solla ilgilenmeden sadece kocama doğru cilveyle eğilmiş olan kışkırtıcı kadına takıldı.
     Muzır bir düşünce beynimi sardı. Kocamın korku dolu, inanmayan ama aynı zamanda eğlenen bakışları gördüğümde anlık bir tereddüt yaşadım, sonra ellerim gerektiğinden biraz daha yukarıya doğru kalktı ve "usta" bir tavırla tutaçları aşağı doğru bıraktım. Yağlı, kaygan ve ateş kadar kırmızı, mis gibi fesleğen domates ve sarımsak kokan spagettiler o uzun saçlar üstüne dökülüverdi. Güzelim, bembeyaz göğüsler üzerine doğru yılanlar misali kaydılar.
     "Aman Allah’ım, ne yaptım ben!" diye bağırırken, sevgili misafirim sandalyede sıçrayıp, iğrenerek saçlarından düşen ve memeleri arasında kaybolan kırmızı makarnalara bakıyordu.
     Bir yandan yalandan "Allah’ım ne yaptım ben... Çok özür dilerim. Nasıl yapabildim!" diyor, diğer taraftan da olayı daha çekilmez hale getirerek, elimdeki bembeyaz peçeteyi gelişigüzel onun yüzüne sürüp, temizlenmesine yardımcı oluyordum. "Gel... İçeriye gel de sana üstüne giyecek bir şeyler vereyim..."
     Ufak "kazayı" çabucak unutarak, şarap ve leziz yemekler eşliğinde geceyi, nasıl geçtiğini anlamadan bitiriverdik. Ama aramızda, tüm şefkatimle kendisi için seçtiğim o koskoca boğazlı kazağın içinde dişlerini sıkarak zorla gülmeye çalışan biri vardı: "Misafirimiz!"
     
     Yazara e-mail
     



 PAZAR


Gazinolar savaşı, yeniden
‘Ressam olduğumu bazen unuturum’
"Ucuz Kelly" prenses oldu
Süper zekalılar kulübü
Zeytinyağı artık butikte
Alışveriş arası sushi
Şarapta İtalyan sentezi
Muktedir sendromu
"İlk görüşte Erman’a ben de kıl olurdum"
DVD / Selim BOY
Dağ eteğinde yemek keyfi...
Geçmiş zaman olur ki...
St. Valentine gibi sevmeniz yeterli
İsveçli de broşür yazmış, dağıtıyor
Aşk kıskançlık demektir
Ajda’nın kulisinde yüzükoyun yatırılan gazeteciler kim?
Usta bir yönetmenin anıları
Genler, kızlar ve bir mutluluk tezi


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet