18 Şubat 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




İş Kule bakireleri

Zehra Aral, "Bakire" adlı yeni sergisinde, kadının baskı altındaki yüzyıllarını yalın, renkçi, lekeci bir yaklaşımla ve kendi otobiyografik serüveniyle besleyerek ‘kadınca’ aktarıyor.

     AYŞEGÜL SÖNMEZ

     Serginin adı "Bakire". Yer: İş Sanat. Burası İş Kuleleri. Gece çok sessiz ama bir o kadar da aydınlık ve soğuk, çok soğuk bir yer. Gündüz kalabalık, takım elbise ve beyaz gömleklilerin, minimalist restoran - kafe’lerde beyaz soslu salatalarını yerken borsa ve çapraz kur sohbetleri yaptığı, yalnızlıktan ve fazla kilolarından yakındığı, en çok bilgisayar ve tuş tıkırtısının, her kafadan bir başka mobil telefon alo’sunun çıktığı yer.
     Granit, mermer ve taştan İstanbul’un bir başka "kurtarılmış bölgesi". Korumaları, içindeki alışveriş dükkanlarının vitrinlerini süsleyen gri döpiyes ve siyah bavul - evrak çantalarıyla yeni kadının ve yeni erkeğin, yeni şehri. Tam da burada adı "Bakire" olan sergi neyi anlatıyor?
     O güne dek oluşturduğumuz kendi benimizi yeni bir benle değiştirdiğimiz anı mı? Başkalarıyla yaşama konusunda sil baştan yeni bir biçime nasıl geçtiğimizi mi? Bu geçişten sonra neler olduğunu mu?
     Zehra Aral, sergisine neden bakire ismini verdiğini şöyle anlatıyor:
     "Eğer Anadolu’da büyüdüyseniz benim gibi, bakireliğin Anadolu için ne kadar önemli bir olay olduğunu anlardınız. Kız çocuk doğduğu zaman zaten aile bir irkilir, erkek olmadı diye... Daha sonra bu bebek, takibe alınır ama en fazla takip edilen yönü cinselliğidir. Çocuk büyür, azıcık dizi görünsün herkesin kaşı gözü kararır. Her an namusu korunur, o kendi namusu değil, büyüklerin namusudur. Bu, bakire kız çocuğunda korkunç bir baskı yaratır."
     Zehra Aral’a göre durum yıllardır değişmedi. Bir sürü intiharın nedeninin altında da bu yatıyor. Üstelik artık Aral, Anadolu’dan şehre göçlerle birlikte şehire de törenin taşındığını, törenin de bakire olmayanı yok etmekte sakınca görmediğini söylüyor. Aral’ın sergideki bakire kız çocukları, tok, siyah saç örgüleriyle çoğu zaman oturuyorlar. Sırtları izleyiciye dönük. Aral, "Yüzleri bize bakamayacak kadar namusla kuşatılmış" oldukları için diyor. Saç örgüsü, yani Anadolu’daki adıyla belik’i bu sergisinde bakireliğin sembolü olarak kullandığını anlatıyor:
     "Kendi dar, kısıtlı hayatlarında bölük bölük örülen saçlar, kızın kendi kimliğinin ötesine geçer. Saç örülür. Örüldükçe yarına dair güzel umutlar beslenir. Örgünün sonuna bir de düğüm atılır. Sanki örülüp, sıkı sıkıya saklanan ve sarmalanan kızın saçları değil, kendisidir."
     Sergide bakire kız çocuk portrelerinin yanısıra, Aral’ın 70’lerden bu yana yaptığı kadın resimleri de yer alıyor. Paris’te 1974 yılında bir fotoğraftan esinlenip bulunduğu lokantanın peçetesine karaladığı bir Nazi subayı tarafından sürüklenen tecavüze uğramış kadından, çığlık atan Bosnalı ve İsrail - Filistin olayları sırasında bombardımandan çocuğunu kurtarmaya çalışan kadınlara kadar, hepsi Aral’ın "önce resim, önce biçim sonra içerik" dediği bir platformda izleyiciyle buluşuyor.
     Zehra Aral, "Bakire"de, kadının baskı altındaki yüzyıllarını Orhan Peker’in akrabası bir dille; yalın, renkçi ve lekeci, kendi otobiyografik serüveniyle besleyerek kadınca aktarıyor.
     Sergi çıkışı İş Sanat Galerisi’nin kapısında dev mermer Mehmet Aksoy imzalı çok memeli Kybele heykeli, kimi kimden koruyor? Yeni şehirli kadınları geçmişlerinden, çok uzaklarında yaşanan felaketlerden mi? Yoksa artık sırtı kulelere dönük bekleme sırası ona mı gelmiş?
     
     İş Kuleleri
     İş Sanat Kültür Merkezi
     (0212 316 15 80)
     Bitiş tarihi: 9 Mart 2002
     



 KÜLTÜR & SANAT


Cüretkâr aile komedisi
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Haftanın filmleri
Sokağın şiddeti
"Kuş dili mi konuşacağım?"
İş Kule bakireleri
Chomsky neden geliyor?
İz bırakan adam anlatıyor
Alpay eylülü beklemedi
Her eve lazım!
Dergilerde ne var ne yok
Gençler ve kısaları
Almanlar’dan Anadolu dersleri
Oryantalizm cevap peşinde
Tecridi ifade imkânsız
Renkçi ressamın desenleri
Ara’da devam
Bir kaybetme oyunu
"Dedikodulu bir hikâyem yok"
Şoförlükten starlığa
Şehir mobilyaları gelişiyor
İki edebi kaynak
Sevgiden heykeller
Sayılardan heykele
"Requiem"
Geyiğe fon
Haftanın albümleri
Eski rockçılar yeni plaklar
Hitler dizisi
Hayat atölyesi
Kim haklı - kimin hakkı?
"Bozgunda Fetih Rüyası"
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet