18 Şubat 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Önce horoz olmak

     Sembolün kartal olabilir... Şampiyonluğa kanatlanabilir, rakiplerine pençe atabilirsin... Ama, yeterli değil... Önce horoz olacaksın. Kendi evinin hakimi olacaksın. Dört yenilgiden üçünü İnönü’de görüyorsan, öncelikle seyircinin büyük beklentisine, stres ortamına uyum sağlayıp, dayanıklılık göstereceksin. Bunları yapmadın mı, kaza golüyle bacakların titrer, ne kadar koşarsan koş, boşuna zaman yitirir, puanları suya düşürürsün.
     Beşiktaş’ın yenilgisinde takımca yetersizlikleri ve hataları ile birlikte, Ankaragücü’nün de gösterdiği kişilikli futbolu asla unutmamalıyız. Keşke her takım şu Ersun Yanal’ın ekibi gibi olsa. Futbolsa futbol, dayanmak ve direnmekse, onlar da var. Üstüne üstlük, aç kurtlar gibi saldırmayı da biliyorlar. Çünkü bu takımın hedefi var. Bu takıma saygı duymayacaksınız da ne yapacaksınız...
     Beşiktaş, öncelikle Daum’un yanlış tercihleri ile kapana kısıldı. Christoph, sezon başından beri kaleci konusunda yaptığı yanlışlara bir türlü nokta koyamıyor. Sağlam ve güvenilir bir file bekçisi portresiyle işbaşı yapan Asper’i kenara alıp, sünnet çocuğu gibi kaleye geçmekte ısrar eden Myhre’yi tercih etmek, bize göre teknik adam hatası... Öte yandan, yine aynı Christoph, Khlestov’a tahammül edemiyor. Bilinç altında hangi duygular, ne tür düşünceler var bilmiyoruz. Ancak, Rus Milli Takımı’nın değişmez oyuncusu, Daum tarafından sürekli kızağa çekiliyor. İlk 45 dakikalık verimli oyunundan sonra O’nu kulübeye çekip, Tamer’i sağ kanada göndermek hangi dahiyane taktiktir, anlamadık!
     Beşiktaş, çabuk, baskılı ve arzulu bir oyun oynadı ama akıl, hırsın gerisinde kaldı. İbrahim, sol kanatta aksadı. Ümit, olanca çabukluğuna rağmen çok top kaybetti. Daha da kötüsü Ahmet Dursun ve İlhan Mansız, birbirlerini tamamlayamayan hücum ikilisi olarak hayal kırıklığı yaratmayı sürdürdü. Beşiktaş, ilk yarıda üç, ikinci yarıda on bir korner attı. Rakibinin ise maç boyu kazandığı sadece bir. Bu kadar çok korner kullanan takımın, ön direk - arka direk paylaşımını akıllıca becerip, galibiyeti getirecek golleri bulması gerekirdi. Ara ki bulasın! Daum, son 18 dakikada Stavrum’u da alarak, üç forvetle oynama riskini üstlendi. Evet, gerekli bir çılgınlık. Çünkü dün geceki beraberliğin yenilgiden farkı yoktu. Beraberliği değiştirmek isterken, gafil avlandı, yine evinde vuruldu.
     Ankaragücü’nün kalecisi Zafer, stoper Hakun Kutlu, orta alanındaki beyni İsmet, ileri uçtaki Agustine ve oynadığı sürece Yılmaz soğukkanlı, akıllı oyunlarıyla göz doldurdular. Galibiyet haklarıydı. Ersun Yanal, kum dökme sancılarıyla geldiği kulübeden, Beşiktaş’a kan kusturdu. Ne diyelim, iş bilenin, kılıç kuşananın!
     
     agokce@milliyet.com.tr
     



 SPOR


Yıkım emri Ankara'dan
At yarışları
Avrupa'dan futbol
EFES’İN ADI YETTİ
2. ve 3. Lig
Maskeli adam Cleveland’ı taşıdı
Kıl payı Kartal
Evinde mutsuz!
TEK SONUÇLU MAÇ
Fatih'e ambargo
TRABZON’DA SAMBA
Aydın’a 10 puan
Göztepe affetmedi
Antalya eriyor
Klasmanda start verildi
Haber Turu
Koşmaya devam
Önce horoz olmak
Suçlusun Daum
Lidersiz olmuyor
Lorant ısınıyor
Bugün olmasa yarın
Takım ruhu


 SAYFA BAŞI 




© 2002 Milliyet