18 Şubat 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Kurtar bizi Powell amca!

MTV’de bir küreselleşme gösterisi vardı. Gençler, Powell’dan hesap soruyormuş gibi yapıldı. Oysa kimse senaryodan bir santim olsun dışarı çıkmadı. Şöyle ki...

     "Biz, ülkelerin ülkesiyiz. Biz kötülüğün karşısındaki kurtarıcıyız!" ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, müzik kanalı MTV’de yapılan ve bir tür "Yeryüzü Gençlerine Sesleniş" tadında olan programda böyle diyordu. Kaçırdıysanız yazık! Çünkü, tostoparlak, yusyuvarlak, beş kat cilalı bir küreselleşme şovuydu. ABD, Brezilya, Rusya, Mısır, Hindistan, İngiltere ve İtalya’da kurulan stüdyolarda MTV estetiğine batırılıp çıkarılmış, "sorumluluk sahibi öğrenci" sosuyla tatlandırılmış gençler, Powell’a "çok sert" sorular sordular.
     Hindistan’dan Afganistanlı bir genç adam, "Bütün ailemi Taliban öldürdü. Bu, 11 Eylül’den önceydi. O zaman neredeydiniz?" diye sordu mesela. Powell, "Zamanı tersine çeviremeyiz" diye cevapladı ve hemen ülkeye yapılacak para yardımı bahsine girdi. Kahire’den bir genç kadın "Irak’taki çocukları kurtarmak için binlerce çocuğu öldürmeyi nasıl açıklıyorsunuz?" diye bir soruyla katıldı. Powell, "Onları biz değil, Saddam öldürüyor.(...) Biz İslam dünyasına kendi değerler sistemimizi öğretmeye çalışıyoruz. Doğru değerleri anlatıyoruz." diye bir cümle sarf etti. Hindistan’dan bir genç adam "Keşmir’de ölenler 11 Eylül kurbanlarından daha fazlaydı. Siz hiçbir şey yapmadınız. Amerikalıların hayatı Keşmirlilerinkinden daha mı değerli?" diye girdi lafa. Powell, son derece soğukkanlı olarak açıkladı:
     
"Tabii ki değil!"
     Büyük kabullenme
     Velhasıl dünya gençleri Powell’dan hesap soruyormuş havası oluşturuldu. Ama niyeyse katılardan kimse şöyle bir soru sormadı:
     "ABD niye bütün bu ülkelerin işine karışıyor? Ya da siz sevgili genç arkadaşlarım, niye ABD’nin merhametinden ve lütufkarlığından bir pay koparmak için yalvaran çocuklar gibisiniz?"
     Öyle ki, kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış Afganistanlı genç bile krala hesap soran ezik bir çiftçi gibi davranıyordu. Sanki herkes, hikmetinden sual olunmaz dünya muhtarından kendilerini kurtarmasını bekliyordu. Kurulan "merhametli kral - ezik tebaa" tiyatrosunda herkes rolünü mükemmel oynadı.
     
ABD’nin ‘doğru’ değerleri
     En şahanesi de Powell’ın terörün nasıl önleneceğini açıkladığı bölümdü:
     "Bir insanın haysiyeti evine getirdiği para kadardır. Terörün nedeni fakirliktir. Biz fakirliği önlemek istiyoruz. Bunun için de küresel ticaretin önündeki engelleri kaldırıyoruz. Böylece terör üreten ülkeler küresel ticarete katılacaklar ve bizim değerlerimizi kavrayabilecekler. Doğru değerleri anlayacaklar. Bu şekilde onlar da ABD’den bir şeyler satın alabilirler ve belki biz de onlardan bir şeyler almayı isteyebiliriz."
     Kimse, şunu sormadı:
     "Değerlerinizin ‘doğru’ olduğunu nereden biliyorsunuz? Kendi değerler sisteminizi bütün dünyaya kabul ettirme hakkını nereden alıyorsunuz? Sermayenin önündeki engelleri kaldırırken insanların ölmesi sizin değerler sisteminize dahil mi?"
     Soramazlardı. Çünkü bu sistemin gücü, başka bir sistemin imkansızlığına herkesi inandırmasındaydı ve buna ikna olmayanlar zaten sahneye alınmıyordu!
     
     ecetem@hotmail.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
'Kemalizm'

Fikret BİLA
Öteki rüşvet...

Yasemin CONGAR
Beklentiler ve gerçekler

Hurşit GÜNEŞ
Krize yolsuzluklar mı neden oldu?

Tuncay ÖZKAN
Hukuk konuşmalı

Hasan PULUR
Ivır, zıvır şeyler ve bir ilan...

Derya SAZAK
Öymen’den Baykal’a yanıt

Ece TEMELKURAN
Kurtar bizi Powell amca!

Osman ULAGAY
Biz 11 Eylül’ü 19 Şubat’ta yaşadık

Güngör URAS
Otoyolun kilometresi 4 - 5 milyon dolar

© 2002 Milliyet