19 Şubat 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Sigortanın 4 yıldır yasası yok!

     Yazının başlığı espri falan değil. Gerçekten de Türkiye'nin 4 yıldır Sigortacılık Yasası yok.
     Yıllardır yürürlükte olan Sigorta Denetleme Kanunu, 90'lı yılların ortalarında yönetmeliklerle güncel hale getirilmeye çalışılmış. Bu bağlamda hazırlanan Kanun Hükmündeki Kararname (KHK), Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe girmiş, girerken de yıllardır mevcut kanun iptal edilmiş.
     Ne var ki kısa bir süre sonra Anayasa Mahkemesi'nde bu KHK'nın iptali için dava açılmış ve dava kazanıldığı için de KHK da ortadan kalkmış.
     Şimdi olmaz böyle şey, pekiyi bizim sigorta sektörü nasıl denetleniyor diye soracaksınız. Ben de ilk duyduğumda aynı tepkiyi verdim. Fakat anlatanlar o kadar ısrar ettiler ki, Yapı Kredi Sigorta Genel Müdürü Erhan Dumanlı'yı teyid için aradım. Ve o da durumun aynen böyle olduğunu dile getirdi.
     Avrupa Birliği yollarını denediğimiz şu ortamda, onların önemli kriterlerinden birinin Müşterek Sigortacılık Yasası olduğunu da hesaba katarsanız, bizim sigorta sektörünün herhangi bir yasası olmaması trajikomik bir durum yaratmıyor mu?
     Hani yabancı sermaye gelsin diye yırtınıyoruz ya... Diyelim ki dünya devlerinden bir sigorta şirketi bizim sigorta şirketlerimizden birine ortak olmak istiyor. Adamlar bir yandan ilgilendikleri şirketin hesaplarını incelerken, diğer taraftan da "Şu sizin mevzuatınız neymiş, bir de onu görelim" demezler mi? Elbette derler. Diyorlarmış da zaten.
     Bizimkilerin yanıtına bakar mısınız: "Bizim sigorta yasamız iptal edildi. Yenisi de çıkmadı. Onun için veremeyiz!"
     Pekiyi ortada yasa olmadığına göre işler nasıl yürüyor? Dumanlı'ya sordum bu soruyu. "Biz şu anda teamüllere göre yönetiliyoruz. Hazine, iptal edilen kanuna göre yapılan uygulamalardaki alışkanlıklara göre karar alıyor" dedi.
     Dumanlı'yı yıllardır tanırım. Sözüne çok da güvenirim. Yine de duyduklarıma inanamamış olmalıyım ki, teyid için sigorta sektörüne yıllarını vermiş bir başka duayeni aradım. Adının yazılmaması kaydıyla "Şu anda Hazine bize şunu yap, bunu yapma diyor. Biz de yapıyoruz. Ama yapmıyoruz desek, uygulayabileceği herhangi bir yaptırım yok. Hazine'nin sadece, her yıl ruhsatı yenileme ya da iptal etme yetkisi var. Sektörü denetlemekte kullanabilecekleri tek silah bu," dedi.
     İyi mi?
     
Enron günlüğü 8
Türkiye'deki Enroncular
     Enron'lama, tıpkı bizdeki banka hortumlama gibi Batı'nın ekonomi sözlüklerine mutlaka girecek bir terim haline geliyor. Üstelik bu Enron'lama meselesinin sadece Amerika'ya özgü olmayıp, Avrupa'nın devasa şirketlerinde de 90'lı yılların muteber! bir yöntemi olduğu ortaya çıkıyor. Pandora'nın kutusu yavaş yavaş açılıyor.
     E - posta yollayan okurlarımdan Cem Samanlı ise ısrarla Enron'un Türkiye'de yediği naneleri de araştırmamı istiyor: "Geçenlerde bir e - posta yollayarak Enron yazılarınızda Enron'un Türkiye ile olan ilişkilerinden bahsetmenizi istirham etmiştim. Herhalde birşey kaçırmadım ve yakında buna değineceksinz. Benim gazetelerden izleyebildiğim kadarıyla Enron'un Türkiye'de 3 yatırımda ortaklığı var:
     1- Marmara Ereğlisi'nde 480 mgw gücünde doğalgaz santralı inşa eden Trakya Elektrik'in yüzde 50 payına sahip.
     2- Petrol dağıtım şirketi Opet'te yüzde 7.75 ortaklığı var.
     3- Trakya'da doğalgaz arayan bir şirketi mevcut.
     İşte bunlar bizleri daha çok ilgilendirir diye düşünüyorum. Konuya eğilirseniz herhalde birçok okurunuzu memnun etmiş olacaksınız."
     Enron Türkiye'yi Enron'layamadan ipliği pazara döküldü. Cumhur Ersümer'in enerji bakanlığı döneminde epey temaslar olmuştu, ama neyseki yap - işlet - devret yöntemiyle start alacak 37 enerji projesiyle Türkiye'ye kakalanmaya çalışılan pahalı elektrik, Dünya Bankası'nın itirazı ve Hazine'nin direnmesi sonucu çok sınırlı hayata geçirilebildi. Ve Enron'un Türkiye'ye verdiği zarar Trakya Elektrik'te 5 centlik elektriğin TEAŞ'a 10 - 12 cente satılmasıyla sınırlı kaldı. Salt Trakya Elektrik'te fahiş elektrik alış fiyatı bile TEAŞ'ı geçen yıl 400 - 450 milyon dolar zarara soktu.
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Erdoğan'ın söyledikleri...

Melih AŞIK
Galatasaray...

Fikret BİLA
Rant nereye gitti?

Güneri CIVAOĞLU
Futbol paleti

Can DÜNDAR
Savaş ve aydın

Abbas GÜÇLÜ
Hocalara yine zam yok (49)

Sami KOHEN
Avrupa’nın ABD ile arası açılıyor

Meliha OKUR
‘Adı Karamehmet’te, varlıkları Ege Çelik’te’

Tuncay ÖZKAN
Haydi ifadeye!

Derya SAZAK
Solda İlhan Abi formülü

Meral TAMER
Sigortanın 4 yıldır yasası yok!

Güngör URAS
Tirilye

Serpil YILMAZ
Uyanın da balığa çıkalım

M. Ali BİRAND
Lig şimdi yeniden başlıyor...

© 2002 Milliyet