
|


Kıskançlık üzerine kadınlar söyleşisi
"Kadın kadını kıskanıyor. Erkek erkeği kıskanmıyor. Erkek de kadını kıskanıyor."
Bunları 45 yaşında, bankacı Saadet Hanım söylüyor.
Adının başında "Kadınlara mahsus gazete" yazan aylık Pazartesi gazetesi, hemen her sayısında belli bir konuda çeşitli kesimlerden ve yaş gruplarından kadınların görüşlerini yansıtan söyleşiler yayımlıyor. Ocak sayısındaki söyleşi şöyle sunuluyor:
"Sevgiliniz terk ettiğinde, aldatıldığınızda, kocanızdan dayak yediğinizde, ağladığınızda yanınızda kim vardı? Peki ya en acımasız eleştirileri size yönelten, güzel olduğunuzda kıskanan, bir erkek uğruna sırtını dönen kimdi? Kadınlar bu ay en yakın arkadaşlarıyla ilişkilerini konuştu."
Siz de bu konular üzerinde belleğinizi yoklayıp düşünür müsünüz? Beş kadının katıldığı ciddi ve kapsamlı bir söyleşi bu. Ama biz "2 kadın 1 erkek" durumlarına ilişkin sözlerden bazı alıntılar aktaracağız. Malum a, dedikodu tatlı şeydir, hele kadınların konuşmalarına kulak vermek...
Saadet Hanım, çok sevdiği bir erkekle nişanlanmak üzereyken, onu yakın arkadaşlarıyla tanıştırır. İçlerinden biri adama asılmaya başlar. Saadet Hanım, arkadaşıyla açıkça konuşur. Böyle devam ederse arkadaşlıklarının sona ereceğini söyler. O da kendisini asla kaybetmek istemediğini söyleyerek, kendini toparlar.
Muhasebeci 39 yaşındaki Emine Hanım ise, 27 yıllık arkadaşının ilgi duyduğu bir erkeğin kendisine ilgi gösterdiğini anlatıyor ve "O üzülmesin diye ilgilenmedim. Bence doğru olan da buydu" diyor.
Ama herkesin doğru olanı yaptığını söylemek olanaksız.
Gençler olaylara daha başka türlü bakıyor. Öğrenci Didem (15 yaşında) şu saptamayı yapıyor:
"İnsan büyüdükçe birbirini daha çok kıskanmaya başlıyor. O çocuksu havadan çıkılıyor artık. Ne zaman ki işin içine erkekler değil, kadınlık durumu giriyor, işte o zaman aradaki bağı korumak ve arkadaşlığını ilerletmek zorlaşıyor, kıskançlık artıyor."
Ayşegül 19 yaşında, öğrenci; sevgilisi yok, okumaya meraklı. Yakın arkadaşları hakkındaki gözlemi şu:
"Dert anlatmaya gelindiğinde yanıma geliyorlar, ama daha mutlu bir şeyi paylaşmak için sevgililerini tercih ediyorlar."
Bir şiir Bu hafta tadımlık dizelerimiz Mücap Ofluoğlu'dan. (Türk Dili Dergisi, ocak - şubat sayısı).
"Bir gelip bir gidiyordu deniz / Dudakları ıslak elleri kenetli / Uzun düşlere uzanmışlar kumsalda / Bir başlangıçtı apaçık sözleri yürekli. / Yazılamaz bir şiirdi deniz / Uçar adımlarla yürüdüler suda / Salkım söğütler yıkanırken anılarda / İki aşık martıydılar bulutlarda."
ngureli@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|