
|


Bir Aktaş varmış...
"Bir varmış, bir yokmuş: Ülkenin birinde, "bari bizim de bir borsamız olsun" diye yola çıkılmış.
Az gidilmiş, uz gidilmiş, 340 şirket ip gibi dizilmiş...
Paraya ihtiyacı olan koşmuş. Kimi kamu, kimi özel ne fark eder, gelmiş bu piyasanın regülatörü olmuş. Siyasetçilere el atmış, bürokratlar yazmış. Yatırımcı ise keklik misali ortalıkta dolaşmış. Ve günün birinde tam 400 bin kişi korkuyla uyanmış... Şirketlerin işlem sıraları kapanmış, gerekçeler bir bir sıralanmış.
Nafile! Paralar gitmiş, hisseler bitmiş."
Bu masal böyle devam etmiş gitmiş. Ancak biz bu masalın devam etmesini istemiyoruz.
Demokrasiyle idare edilen bir ülkede hukuk devletinde yaşadığımızı düşünüyoruz.
Kıssadan hisse; konumuz "Aktaş Elektrik".
Önemli mi önemli! Nasıl önemli olmasın, iki yıldır bankazedeler diye dilimizde tüy biterken bu kez karşımıza Aktaş çıktı. Aktaş konusu başlı başına farklı, farklı olduğu kadar da çözüm bulunması gereken bir sorun. İmtiyaz hakkını veren devlet, imtiyaz hakkını iptal eden yine devlet olduğuna göre yatırımcının mağduriyetini kimin nasıl gidereceği başlı başına bir gündem konusu olarak karşımıza çıkıyor. Ve 20 aydır işlem sırası kapanmış bu şirketten 13 bin 600 kişi haber bekliyor.
Sakın ha, kafanız karışmasın, bu sorunda herkesin beklentisi başka. Çeşitli çıkar gruplarının ocağına çomak soku, moral bozuyoruz, farkındayız. İşlem sırası kapalı iken uyanık tüccarlık yapıp ucuza hisse toplayanlar kimler, biliyoruz. Dağıtılmayan kar paylarının nasıl verilmediğinin peşindeyiz. Ancak şimdi sondan başa geleceğiz.
Enerji Bakanlığı, "Aktaş tüzel kişilik olarak devam edecek ama imtiyaz hakkı yok" diyor.
Bu açıklamanın adını doğru koyalım, şeffaf olmaktan korkmayalım.
"Aktaş nasıl var olacak?"
Yapılan açıklama, yatırımcıyı rahatlatmaz, sıkıntı yaratır.
O halde sıkıntıyı aşmanın yolu nedir?
Öncelikle İMKB ve SPK bu konuda zor durumda kalan kurumlardır. Ancak 10 gün boyunca böyle önemli bir bilgiyi kamuoyuna açıklamamak da üzerinde durulması gereken önemli bir ayrıntı. Elbette şeffaf açıklama yapmak zorunda olan kurum Enerji Bakanlığı’dır. Fakat yatırımcının izlediği kurum, SPK’dır.
Yanıt bekliyoruz Bu durumda soru sorma sırası bizdedir.
Korkmayın, açıklayın!
- Aktaş Elektrik’e 1990 yılında 30 yıllığına Anadolu yakasının imtiyaz hakkını veren Bakanlar Kurulu üyeleri, acaba şimdi nerededir?
- 1993 yılında Aktaş’ın yüzde 15’lik hissesinin halka arzına imza atan SPK ve İMKB yetkilileri o dönem yatırımcıyı aydınlatma konusunda acaba nasıl bir strateji izlemişlerdir?
- Aktaş’a verilen imtiyaz hakkına karşı çıkan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) dava açıp hukuki bir süreci başlatmıştır. Şimdi bu dava ile ilgili süreç devam ederken Enerji Bakanlığı neden böyle bir karar alma gereği duymuştur?
- İmtiyaz hakkının iptali ancak Bakanlar Kurulu kararı ile mümkündür. Bu konuda alınan kararın içeriği acaba nedir? Sonuçta eğer 12 yıldır devam eden bir hukuksuzluk süreci var ise sürekli karar alan Bakanlar Kurulu üyeleri şimdi ne diyeceklerdir?
- Acaba Aktaş Elektrik ile bazı siyasetçiler arasında nasıl bir ilişki vardır. Bu ilişkinin yarattığı ranttan kimler ne zaman ve nasıl bir kar elde etmişlerdir.
Sorular uzar, yanıtların da uzamasını istiyoruz.
Ve yanıt beklemeye devam ediyoruz.
melihao@cnnturk.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|