24 Şubat 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




‘Kiwano kalmadı, papaya verelim’
Bütün dünyadan sebzeler ve otlar bu manavda...

Dört kardeşin Arnavutköy’de işlettiği Kolaylar Manavı’nda İtalyan hindibasından Afrika kavununa, Meksika biberinden Çin pazısına kadar dünya mutfağından birçok lezzet var. Kardeşler ürünlerinin tanıtımını da internetteki sitelerinde yapıyor

     MEHMET KENAN KAYA

     T ahta sandıkları, muşamba kaplı tezgahları, her köşeden sarkan çıplak ampulleriyle tipik bir semt manavında Çin pazısı, İtalyan hindibası, Afrika kavunu görseniz; içeri giren müşteriler "bir demet frenk maydanozu", "birkaç tane pitahaya" falan isteseler şaşırır mısınız? Ya da sağa sola koşturup duran çırakların "Changa’ya bir sandık mesclun, S Cafe’ye kırmızı salata..." seslerini işitseniz...
     
     "Yabancı restoranlar çoğalınca işler büyüdü"
     Hemen söylenmeli: Burası Arnavutköy’de, 30 yıldır meyve-sebze işiyle uğraşan Kolay Kardeşler’in işlettiği bir semt manavı. Ama ünü o kadar yaygın ki, İstanbulluları dünya mutfaklarının sebze ve meyveleriyle tanıştıran bu manavı bilmeyen yok. (Mesela biz çekim yaptığımız sırada dükkanın ününü işitip Bostancı’dan gelen müşteriler frenk maydonozlarını, Lollo Rosso’ları poşetlerine doldururken, ortanca kardeş Mehmet Kolay da Tayland mutfağının baştacı papayadan kestiği dilimleri tattırıyordu onlara...)
     Hikayenin başlangıcına gelince: Malatyalı Kolay Kardeşler benzer birçok manavın adını bile bilmediği bu "yabancı" yiyeceklerin üretimine ilk kez 1985 yılında, S Cafe’nin talebi üzerine başlamışlar. Kardeşlerden İsmet Kolay, "hayatımızın dönüm noktası" dediği o günü şöyle anlatıyor: "Bir gün S Cafe’nin işletmecisi Leyla Akçağlılar geldi ve o güne kadar hiç duymadığımız bazı sebzeleri nereden bulacağını sordu. ‘Hiçbir yerde bulamazsınız, bunlar Türkiye’de üretilmiyor’ deyince ‘Peki siz yetiştirir misiniz?’ dedi Leyla Hanım. Çok riskli bir işti ama yine de kabul ettik. Zamanla İtalyan ve Fransız restoranlarının sayısı da artınca işler iyice büyüdü."
     Kolay Kardeşler şu an aralarında Circus, Papermoon, Şamdan, Buzbar, Pucci, Divan gibi ünlü mekanların da bulunduğu 120’ye yakın bar, restoran ve otele sebze, meyve ve ot satıyorlar. İtalya, İspanya, Hollanda, İsrail gibi ülkelerden getirilen tohumlar Antalya’da bir serada üretilip, hiçbir aracı olmaksızın dükkana getiriliyor. İsmet Kolay, tohum fiyatlarının çok yüksek olmasından dolayı bu işe girerken ilk başta korktuklarını ama ürünlere ilgi arttıkça daha cesur davrandıklarını anlatıyor: "İlgi çok fazla. Artık sürekli yeni bir ürün bekliyor müşterilerimiz. ‘Bu hafta ne getirdiniz?’ diye soruyorlar."
     Kolay Kardeşler’in manavının bir başka özelliği de sattıkları sebze ve meyvelerin yüzde sekseninin ekolojik koşullarda üretilmesi. "Ekolojik ürünler ötekilerden iki-üç kat pahalı ama son yıllarda yine de büyük bir ilgi var. Özellikle parmak büyüklüğündeki patlıcanlara, sarı renkli kabaklara o kadar rağbet ediliyor ki, Anamur muzundan başka yerli bir yiyecek neredeyse satılmıyor" diyen Mehmet Kolay, bu satışlarda insanların sağlıklarına gösterdikleri özenin de büyük katkısı olduğunu söylüyor.
     www. kolaylar.com adresiyle internetten de ulaşılabilen Kolaylar Manavı, önümüzdeki günlerde İstanbulluları dut, ceviz ve üzüm şekerlemesi gibi yeni lezzetlerle tanıştırmayı hedefliyor. Biz çıkarken, müşterilerine saksı içinde yetiştirdiği adaçaylarından, fesleğenlerden armağan eden İsmet Kolay "Bizden sonra benzer birçok dükkan açıldı. İnanın işlerimizin büyümesinden çok buna seviniyorum. Bizim bulduğumuz bir fikrin bu kadar tutması ve başkaları tarafından da önemsenmesi bizi çok gururlandırıyor" diyor, "Önemli olan başarımızın herkese bir katkısı olmalı."
     
"Başarımızda Turgut Özal’ın büyük payı var"
     Kolaylar Manavı’nın asma katında yer alan küçük ofisin duvarları 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın fotoğraflarıyla dolu. "Turgut Bey’e büyük minnet borcumuz var" diyen İsmet Kolay, Özal’ın kendilerine olan katkısını şöyle anlatıyor: "Turgut Özal 1987 yılında bir yakınının cenazesi için Arnavutköy’e geldiğinde bizim dükkana da uğradı. O sıralar bu ürünleri yetiştirmeye yeni başlamıştık. Çalışmalarımız Turgut Bey’in çok hoşuna gitti. Bana ‘Ne olursa olsun ticareti bırakma. Hep cesur ol ve sakın başaramayacağını düşünme’ dedi. Onun verdiği öğütleri aklımdan hiç çıkarmadım. Eğer bugün başarılıysak, bunda Turgut Bey’in bizi cesaretlendirmesinin, bize verdiği moralin büyük payı var."
     



 PAZAR


"Bana Nişantaşı kadınları gelmez"
Romantik "Star Wars"
Alain Delon festivalde
Şampiyonlar birbirine karşı
E-başkent Yalova
Bütün dünyadan sebzeler ve otlar bu manavda...
Görmeyen gözlere öyküler
Büyük balıkla küçük balık fotoğrafta buluştu
Kikka’nın yeni adresi
Rakının profesörü yazıyor
Bu kadar cehalet...
DVD / Selim BOY
Lokanta içinde asırlık çınar
Hızır’ın adı Chirac
47 yıl sonra cezası feshedilecek mi?
Yükselen orta sınıf
Donatella Hanım Teyzeeeeee!
Sol sosyetede tahta at merakı
Hayal gücünün sınırsız denizi
Yıldızlardan sülüklere...


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet