
|


Berlin’de favori yok
Irkçılık, değişen dünya dengeleri, "yabancı" kimlikleriyle varolmaya çalışan bireyler ve sevginin iyileştirici gücü temalarıyla öne çıkan filmler Altın Ayı için şans arıyor.
ESİN KÜÇÜKTEPEPINAR
Bir gazetecinin halinden en iyi kim anlar? Şu sıralar bu kişi Kevin Spacey gibi görünüyor. Film maratonuna ara verip basın toplantısına koşuşturan gazetecileri elindeki şampanya kadehiyle selamlayıp kutsayan Spacey, "hiç anlamadığı halde kazara gazeteci olan ve patrondan aldığı o ilk övgüyle hazzın doruğuna ulaşan bu insanı canlandırırken, insanın neden gazeteci olmak istediğini, sistemin dışına çıkarak attığınız bir başlığın, yazının nasıl bir şeyleri değiştirebileceğini anladım" sözleriyle gazetecileri fethetti. Ancak Spacey’nin küçük bir kasaba gazetecisini canlandırdığı "The Shipping News" jüriyi de fethedeceğe benzemiyor. Film, 15 Mart’ta gösterime giriyor.
Festivale kendisinden önce övgüsü ulaşan "Monster’s Ball" ise başta Alman eleştirmenler olmak üzere çoğu kişinin favorisi. ABD’nin güney topraklarında ırkçılık ve sistemin sıkıştırdığı bireylerin debelenişi üzerine son derece yalın ve etkileyici bir film yapan Marc Foster, oyuncuları Halle Berry ve Billy Bob Thornton’un karşılıklı unutulmaz performansına çok şey borçlu.
Alman eleştirmenlerin favorisi olan "Cennet" ise diğer eleştirmenler tarafından pek sevilmedi. Kader, şans, karamsarlık ve aşkın iyileştirici gücü temalarıyla modern yaşamları tanımlayan Tom Tykwer, genelde beklentileri karşılamış görünüyor.
Tartışma yaratan ama herkesin "çok eğlenceli" tanımlamasında hemfikir olduğu "Sekiz Kadın / 8 Femmes" Fransızların ‘yaramaz çocuğu’ François Ozon’un son filmi. Catherine Deneuve, Isabelle Huppert, Emmanuelle Beart ve Fanny Ardant gibi Fransız sinemasının ikon kadınlarını bu yarı müzikalde bir araya getiren Ozon, Agatha Christie cinayetlerine dalgacı bir üslupla yaklaşıyor.
Alman eleştirmenlerin çok sevmediği ama bizim en azından FIPRESCI tarafından kutsanmasını dilediğimiz "Kanlı Pazaröda, TV kökenli Peter Greengrass İrlanda’da 1972 tarihinde yaşanmış bir katliamı anlatıyor. Belgesel bakışıyla çekilen ancak son derece sağlam bir dramatik yapı üzerine kurulan film, Kuzey İrlanda sorununu gündeme getiriyor.
Alman yapımı "A Map of the Heart" Alman eleştirmenlerin bir diğer favorisi. Ancak bize göre dağınık, gençlik sorunları, aşk acısı ve ensestin birbirine geçtiği sayısız temanın toparlanamadığı uzun bir film.
Festivalin bu yıl görevi devralan başkanı Dieter Kosslick’in varlığından mıdır bilinmez ama filmler politik içerikleri ve insan hakları çığlıklarıyla öne çıkıyor. "Amen" Costa - Gavras’ın mizanseniyle, Nazi dönemine ve katliamlara sessiz kalan tüm dünyayı, yüzleşmeye davet ediyor. Avustralya filmi "Beneath Clouds", Avustralya yerlileri Aborijinlerin dışlanmışlığını, siyah ve beyaz iki gencin çaresizliği aracılığıyla anlatıyor. "Baader" ise Almanya’nın yakın tarihine bakıyor ve Baader - Meinhoff çetesini anlatıyor. Daha önce Rushmore ile övgü toplayan Wes Anderson, bu kez bizde de 1 Mart’ta gösterime girecek olan "The Royal Tenenbaums" ile yarışıyor ve şansı da oldukça yüksek görünüyor.
Dünyanın dört bir yerinde sınırlar, kişisel açmazlar, politika ve sistem eleştirisi bu kez beyazperdeden anons edilirken, Berlin’de bu yıl da çok öne çıkan bir aday yok.
KÜLTÜR & SANAT


Perdenin unutulmaz sevgilileri
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Belki bir CD söyler anlatmak istediklerinizi
Şairlerin aşk dizeleri
Alışveriş merkezinde aşk
Sevda lügatını aşk şarj etti
Reklam sanatı
"Alaturka opera dünyası"
40 yıldan sonra
Peker’in gerçek dünyası
MDT ile 10 yıl geçmiş bile
Şöhrete az kaldı
Paranın tadına bakmak
Eğlenmek isteyenlere
Suların yutamadığı öyküler
Göç insanları
Eskinin çağdaş aşığı
Nâzım’ın Adviye’si
Almanya’nın Britney Spears’ı
Tasarımda ışık
Berlin’de favori yok
Vasiyete dair
Koşulsuz aşk
Sanatı "update" edin!
Hayatın içinden
Deniz Seki’den seyirlik albüm
Amerika’nın kahramanlık türküleri
Haftanın albümleri
Müzik dünyasından kısa kısa
Grafiğin özel adı
Kürt aşk destanı
Sevgililer Dünü
Aşk söylemini destekleyelim
Hayat atölyesi
Böcekler niçin aşık olamaz?
Akal Atilla ve bazı iyi şeyler
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|