
|


Sevgililer Dünü
Sıdıka / ATİLLA ATALAY
Enüzübineşşeytaniracim... Yürü kız taksi tutalım Sıdıka, otobüs durağında şu adamcağızı gördükçe aklıma şeytan üşüşüyo benim... Tövbeler tövbesi... Geber sen Safiye geber, boyunla iki tane evladın varken aklına neler geliyo.Öl Safiye!
Ya nooldu anne be? Teorik ve tirendi olarak genç bir kız sıfatıyla benim ölüm arzusu içinde yanıp tutuşmam lazım, sana ne oluyo ki? Niye taksi tutuyoruz, yaya olarak kaçılamıycak durumda mıyız? "İmdat" diyim mi ben? Söylesene kimi gördün? Şu yazar adamı be Sıdıka, otobüs duraklarında yol kenarlarında her yerde resmini görüyorum. Ay tıpkı Şadan’a benziyo adam. Gerçi Şadan o vakitler gözlüksüzdü ama şimdiye o da takmıştır. Kaç gündür görüyodum o kadar koymuyodu da, şimdi sevgililer günü felan...Gülme kız anneye, geçiririm kafana çantayı. Ahihi. Yok anne gülmüyorum valla, sana öyle geldi. Vay be, demek yıllardır duyduğumuz gençkızlık aşkın Şadan Bey böyle biriymiş. Kimbilir kaç kadın şu kitap ilanına dalıp da bineceği otobüsü kaçırıyodur. Valla hoş adammış. Senin annen bir melekti Sıdıka. Ben de hoştum yani bir zamanlar. Bi gören dönüp bir daha bakardı. Gelgelim senin o ayyaş deden, senin bu ayyaş babanla evlendirdi beni. Yetimdi Şadan, öyle çok malları felan da yok, babangillerin ise bissürü tarlası var, fiğ ekiyolar... "Fiğ" ne kız anne, hiç duymadım. Fiğler ve Çimen. İheh. Nası bir bitki ya bu? Ben gülmüyorum ama! Tabi anneyiz ya, hepten cahiliz. Her şeyi bu entel cadaloz biliyo. Al işte bilemedin, var "fiğ" diye bişey. Baklagil ama hayvan yemi olaraktan ekiliyo. Şurda iki laf anlatıyodum, girdin dağıttın mevzuuyu. Hokkabaz cadı. Ne diyodum? Babamgiller baklagil ekiyomuş hayvan yemi olaraktan, fi tarihinde. Sen bizim eve "Dövüş Klübü" felan feşmek diyosun ama dedeninki daha acaipti. Annem Şadan mevzuusunu açınca dedengil bizi Recep ve Şaban ayları boyunca dövdü. Ramazan başında babana gelin oldum, Şadan da osaat çekip gurbete gitti. Baklagil, şiddet ve gönül mevzusundaki konuşmanı asla bölmek istemem anne. Keşke hep böyle şeylerden konuşsak. Fakat şu anda bizim semtin otobüsü durakta... Boş ver, ben o otobüslerin en kral yere gidenini yıllar evvel kaçırdım be kızım. Eh bu da kaçtı zaten. Bak ne diycem anne, madem şöyle güzel konular açtık, durakta laflıycağımıza bir kafeye filan gitsek ne dersin haa? Ana kız oturup bu sevgililer günü yalnızlığında gönül meselelerimizden konuşuruz. Senin ne gönül meselen varmış kız kaltak. Benimki sevgililer dünü. Maziden bahsediyoruz. O vakitler taze bahardım ben. Bak şimdi, dün taze baharmış. Sanki ben atmışbeş yaş üstü pasosuyla seyahat eden yaşlı bir insanım. Nasıl yani anne yaa? Hem yıllar öncesi başına gelenlere efkârlanıp ortalığa kahır saçıyosun hem de öz kızına ayyaş dedemle aynı biçimde davranıyosun. Kız sen çenene kontör mü yüklettin körolmayası. Bi lafa beş lafla cevap veriyo yaa. Yavrum evladım, eğer günün birinde senin de Şadan gibi bir adamla izdivaç yapman mevzuu bahis olursa babana karşı şu göğsümü siper ederim. Unutma ki Şadan yalnızca yakışıklı değil. Kendisi okuyup tee Madrid’lere konsolos olmuş bi kişi. Şu otobüs durağına freni patlamış diplomat plakalı bir araba girerse belki bi şansım olur. Yoksa böyle bi kafeye bile gidemiyorken nereden bulucam ben Şadan Bey gibisini. Kabul et anne, yaşadıkların sana hiç bir şey öğretmemiş. Hiç bir şey! Hırf... Aman tamam, bağırma, bilemiyoz işte. Hırf... Bu yaşta nerden düştüyse aklıma. Şeytan dilime dolandı manyak gibi konuşup çoluğa çocuğa maskara oldum hırf. Oturup ölümü beklesene Safiye, sana ne... Ay yirim seni kız kıyamam kıyamam. Hemen de ağlar sulugöz. Kız Sıdıka bişey sööliycem ama alay geçmek yok anneyle. Şadan’ın anısına biz bu Yazar Bey’in kitabından alsak diyorum. Başkası olsa bilemem de bunu anlarım ben, konusu Kars’ta geçiyomuş. Belki fiy filan gibi benim bildiğim mevzuulardan vardır içinde. Anlamaz olur musun kız Safiye ne cinsindir sen. Her kitabın her okuyucu için ayrı bir tılsımı vardır. Eline alanı o tılsımla yaşamın bir tarafından illa ki tutar. Esasen hayat.... Hay seni doğurucağıma felsefe taşı doğursaydım. Gene başladı uzaylı gibi konuşmaya. Sus da şu taksiye el et...
KÜLTÜR & SANAT


Perdenin unutulmaz sevgilileri
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Belki bir CD söyler anlatmak istediklerinizi
Şairlerin aşk dizeleri
Alışveriş merkezinde aşk
Sevda lügatını aşk şarj etti
Reklam sanatı
"Alaturka opera dünyası"
40 yıldan sonra
Peker’in gerçek dünyası
MDT ile 10 yıl geçmiş bile
Şöhrete az kaldı
Paranın tadına bakmak
Eğlenmek isteyenlere
Suların yutamadığı öyküler
Göç insanları
Eskinin çağdaş aşığı
Nâzım’ın Adviye’si
Almanya’nın Britney Spears’ı
Tasarımda ışık
Berlin’de favori yok
Vasiyete dair
Koşulsuz aşk
Sanatı "update" edin!
Hayatın içinden
Deniz Seki’den seyirlik albüm
Amerika’nın kahramanlık türküleri
Haftanın albümleri
Müzik dünyasından kısa kısa
Grafiğin özel adı
Kürt aşk destanı
Sevgililer Dünü
Aşk söylemini destekleyelim
Hayat atölyesi
Böcekler niçin aşık olamaz?
Akal Atilla ve bazı iyi şeyler
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|