
|


Kuru bir yazı: Karen Fogg olayı...
Büyükelçi Karen Fogg, Avrupa Birliği'nin Ankara'daki temsilcisi. Bu yakınlarda kendi merkeziyle yapmış olduğu gizli yazışmalar ortalığa saçıldı.
Kıyamet koptu.
Ben tatildeyken başlayan tartışmalar hala sürüyor.
Sapla samanı ayırmakta yarar var:
(1) Diyelim, Washington Post gazetesinin genel yönetmeni. Bir sabah vakti önüne, Washington'daki Rus Büyükelçiliği'yle Moskova arasındaki gizli yazışmalar geldi. Konu da diyelim ki İran, Irak...
Yayımlar mı, yayımlamaz mı?
Üstüne atlar, manşete koyar.
(2) Büyükelçi Fogg'un Brüksel'le gizli yazışmaları, son derece kritik bir dönemeçte olan Türkiye - Avrupa Birliği ilişkilerini konu alıyor. Bazı bölümleri hariç özel yaşamıyla da ilgili değil. Haber değeri yabana atılamayacak bir dosya yani...
(3) O yüzden, genel yayın yönetmeni olsaydım ve önüme böyle bir dosya gelseydi, ben de - bazı özel sayılabilecek bölümlerini ayırıp - gazetenin manşetine koyardım.
(4) Haber olarak konuyu didik didik ederken, ilgili tarafların görüşlerine ayrıntılı biçimde yer verirken, aynı zamanda konuyu değişik açılardan yorumlardım. Örneğin böyle bir haber dosyasının Türk - AB ilişkilerini baltalamasına karşı çıkardım. Bazı belden aşağı vuruşlar için kullanılmasına izin vermezdim. Ancak, konuya benden farklı yaklaşanların varlığı da şaşırtıcı olmazdı.
(5) Peki, gizli yazışmalar basına nasıl sızdı? Bir devlet organı tarafından mı elde edilip sızdırıldı? Devlet içinde Türkiye'nin AB yolunu kesmek isteyenler, bazı gruplar mı yaptı? Ya da AB içinde Türkiye'yi Avrupa'da görmek istemeyenlerin marifeti olabilir mi bu iş?
(6) Bu sorular da tartışılabilir. Ancak bir nokta değişmez: Hukuk ve diplomatik teamüller bu tür yazışmaların gizli kalmasını öngörüyor. Bunun için de ev sahibi devletlerin bu konuda gereken özeni göstermesi, yani hukukun üstünlüğünü ve gereğini savunmaları şart.
(7) O yüzden, Büyükelçi Fogg'un gizli yazışmalarının ortalığa saçılması hukuk devleti açısından, devlet ciddiyeti açısından talihsizlik olmuştur. Devletler hem yabancı diplomatik temsilciliklerin haberleşme serbestisini, gizliliğini taahhüt ederler. Hem de bu haberleşmeleri ele geçirmek için olağanüstü çaba sarf ederler. Ama anlaşılan Karen Fogg örneğinde olduğu gibi bazen şu ya da bu amaçla yol kazaları da olabiliyor.
(8) Konunun bir de gazeteci milletini ilgilendiren yanı var. Bizim mesleğin en ince noktalarından biri, haber kaynaklarıyla olan ilişkilerde yatar. Hele bu kaynaklar, başka ülkelerin diplomatik temsilcilikleri olursa, bu incelik daha da keskinleşir, bir kat daha dikkati gerektirir.
Lafı uzatmak yersiz.
Haber kaynaklarıyla ilişkilerde sınırı iyi tayin etmek, gazetecilik mesleğinin püf noktalarından biridir.
(9) Olaya daha birçok bakımdan eğilmek mümkün. Bunlardan biri de Büyükelçi Karen Fogg'un diplomatik kariyeri... Ankara'daki artıları, eksileri... Bu olaydan sonra diplomatik görevini nasıl sürdürebileceği...
Çok şey söylenebilir.
Fakat bu kuru yazıyı daha fazla uzatmak niyetinde değilim.
h.cemal@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|