
|


Özelleştirme(me) politikamız!
Uğur Bayar, Özelleştirme İdaresi Başkanı. Aynı zamanda Türk Hava Yolları (THY)’nın yönetim kurulu üyesi...
Ve THY; Ulaştırma Bakanlığı’nın yetkisinde Sivil Havacılık Yasası’na uygun olarak Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nden üçüncü bir "yer hizmeti" şirketi için 31 Mayıs 2001 tarihinde izin almış.
İhale açıp, üçüncü yer hizmeti şirketini taşeron usulü ile işletmeye başlamış. 100 milyon dolarlık yer hizmeti pazarında da kıran kırana bir kavga başlamış.
Bu kavga büyük, bu kavga önemli. Çünkü kavganın gerisinde ciddi bir tartışma konusu yatıyor.
Önce yanıt verin! Hem Ulaştırma Bakanlığı’nı, hem Özelleştirme İdaresi’ni, hem Rekabet Kurulu’nu çok yakından ilgilendiren soruları biz soruyoruz:
1- Biz, neden özelleştirme yapıyoruz?
2- Biz, devlet tekeline son verelim, pazarları rekabete açalım, verimlilik esasını baz alalım derken nasıl bir politika izliyoruz?
3- Özelleştirme yapalım derken devlet tekeli yerine özel sektör tekeli mi yaratıyoruz?
4- Özelleştirmelerde ileriye dönük hukuksal altyapıları hazırlamada yeterli vizyona sahip miyiz?
Bu soruların yanıtını özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu’dan bekliyoruz. Rekabet Kurulu’na da herhangi bir pazarda iki şirketin yer almasının rekabet açısından durumunun ne olabileceği konusuna açıklık getirmesini istiyoruz...
Bu noktada yeni petrol yasa tasarısına dikkat çekelim. Özellikle akaryakıt dağıtım şirketlerinin rafineri kurması ve Tüpraş’ın dağıtım şirketi kurmasına dönük uygulama bu konuyla da çok ilgili.
Pazar paylaşımı Her neyse kaldığımız yerden devam edelim...
Yer hizmetleri şirketleri Çelebi ve Havaş gelişmeleri izliyor. Çelebi, THY’nin yönetmeliklere uymadığı gerekçesiyle olayı hukuki zemine taşıdı. Havaş ise Yılmaz Karakoyunlu’ya bir mektup yazdı, "bu işi durdurun" dedi. Havaş, 17 Nisan 1995 yılında özelleştirildi. THY, 25 Mayıs 1995 yılında yeni bir yer hizmeti şirketi lisansı için müracaat etti. Havaş, mahkemeye gidip bu izni iptal ettirdi. Aradan 6 yıl geçti. Pazar iki şirkette.
THY, üçüncü bir şirket için devreye girdi. Bu noktada kritik soru:
"Her isteyen kurum yer hizmeti şirketi kurabilir mi?"
Eğer böyle bir engel yok ise, THY’nin yer hizmeti şirketi kurmasına iki şirket neden karşı çıkıyor? Türkiye yabancı sermaye çekmek için kırk takla atarken bu soruların tümü gerçekten rekabet cephesinden büyük önem taşıyor.
Çünkü amaç tüketici mutluluğu. Ancak tüketiciye ulaşmada her rahat servisi vermek ise belli pazarlarda ortak fiyat politikalarıyla kafaları karıştırmak neyin nesi oluyor?
Çünkü özelleştirmeden şirket alanlar, "Burası muz cumhuriyeti mi? Peki bize niye satış yapıldı" diye bağırıyor. Şirketini satanlar ise "rekabet şartları açısından sözleşmede kurallar yazıyor, engel yok" diye savunma yapıyor. Bizlerin ise kafası "biz nereye gidiyoruz?" diye karışıyor.
Doğruyu birlikte bulalım...
melihao@cnnturk.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|