
|


Uzaydan gelen Amerikalı
"K - PAX"in başrol oyuncularından Kevin Spacey, 1990’lara damgasını vuran filmler ve repliklerde büyük pay sahibi.
YEŞİM TABAK
K- Paxöte, başka bir gezegenden geldiği iddiasındaki ısrarı sonucu akıl hastanesine buyur edilen Prot’u canlandıran Kevin Spacey’yi çok yakında bu yıl Altın Küre’ye aday gösterildiği "The Shipping Newsöta izleyeceğiz. Bir adet Altın Küre adaylığı, Spacey’nin bu yılki ödüllerden yana tek nasibi. Ama geçmişteki ödülleri, neresinden bakılsa kariyerinde ciddi bir sıçrama tahtasıydı. Spacey’nin "Usual Suspects / Olağan Şüphelileröle kazandığı En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ından sonra alıp yürümüşlüğünün sebebi, piyasaya pompalanan yeni "şöhret" değil, gerçekten geniş kitleler için yeni bir keşif olmasıydı. Gerçi 80’lerin sonlarında "Wiseguy" adlı TV dizisindeki kötü adam tiplemesiyle Amerika’da bir miktar tanınır hale gelmişliği de vardı.
Kariyeri, "önce tiyatro, sonra bolca TV filmi ve sinemada küçük, giderek büyüyen roller" sırasını takip etti. Bu sıralamanın onun için kaçınılmaz olduğu söylenebilir. Çünkü Spacey, tam bir karakter oyuncusunun yüzüne sahip. İddiasız ama fark edilir, değişik anlamlar yüklenebilir bir yüz. Klasik kesim saçları ve takım elbise ağırlıklı giyim tarzı, bu manzarayı tamamlıyor.
Spacey, dehşet verici bir katili de, sıradan bir tipi de oynasa, sakin, her şeyden önce inandırıcılığıyla izleten bir yorumla karşımıza çıkıyor.
Berbat bir Hollywood yapımcısını canlandırdığı "Swimming With Sharks", Spacey’nin ilk önemli başrolü oldu. Gerçek bir şöhreti yakalaması içinse, 36. yaşını beklemesi gerekti. "Olağan Şüpheliler"in topal ‘Verbal’ Kint’i, ya da filmin çok konuşulan sonunda öğrendiğimiz üzere, yüreklere korku salan Keyser Söze’si ve ardından da "Seven / Yedi"nin ‘Tanrı aşkına’ sistemli cinayetler işleyen psikopatıyla, 1995 yılında ortalık tam anlamıyla Kevin Spacey’ye kesti. Spacey’nin önlenemez yükselişinde, yeteneğinin yanı sıra rol aldığı filmlerin de azımsanamayacak bir katkısı var.
Senaryosuna okur okumaz vurulduğu "Amerikan Güzeli", ağırlıklı olarak ‘mahallenizin psikopatı’ rolleriyle geçen uzun yıllardan sonra, Spacey’ye sıradan adamı canlandırma fırsatını verdi.
Adı geçenler dışında, Kevin Spacey’nin Türkiye’de gösterime giren diğer filmlerini de bir hatırlatma turunda analım: "A Time to Kill / Öldürme Zamanı", "Midnight in the Garden of Good and Evil / İyiyle Kötünün Bahçesinde", "Hurlyburly / Senli Benli" (bu haddinden fazla geveze tiyatro uyarlamasında en ilginç performanslarından birini çıkardı), "Ordinary Decent Criminal / Sevimli Haydut " ve "Pay it Forward / İyilik Yap, İyilik Bul". Spacey bir kereliğine de, 1996’da "Albino Alligator" ile yönetmenliği denedi. Açıkçası, yapaylıktan kurtulamayan, olmamışlık hissi veren bir denemeydi. Kendisini oyuncu olarak izlemekten de yeterince memnunuz.
Yazının tamamını Milliyet Sanat Dergisi’nin Mart sayısında okuyabilirsiniz.
KÜLTÜR & SANAT


Victor Hugo ile yolculuk
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
‘Yeniden’ pop star
Militarist ve kaotik
Başın üstündeki varoluş
Yarım yüzyılın desenleri
70 yaş, 70 küsur film, 7 koca
Aerosmith’in altın yılları
Wooster Group geleneği
‘Dumrul’ sınırları aşıyor
Sıra kadınlarda!
Anglosakson seks patlaması
Biraz nostaljik ve bir parça‘tozlu’
Bak dediğin çıkmadı işte
Uzaydan gelen Amerikalı
Kardeş kardeş film çekiyorlar!
"Arkadaşlar" evinizde
"Aşk-ı Memnu" kalmadı, "Yasak Aşk" verelim!
Flörtöz Daisy’ye yargısız infaz
Acı bertaraf edilemiyor
Rüyanın fotoğrafla transferi
O cuma
Kimin eli kimin cebinde?
Turgenyev’in kaleminden ağıt
Prot deli mi, değil mi?
İyi şanslar ama...
Kahverengi bir trajedi
Tiyatro dünyasından haberler
Haftanın albümleri
Yarışma Kültürü
Dikkat müzelik
Hayat atölyesi
"Birinci Mevki Internet" için...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|