11 Mart 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 


BELGELER

AB- KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ
KOPENHAG KRİTERLERİ




Afetler bize vız geliyor
SOHBET ODASI

Türk halkı deprem şokunu 5 ayda atıyor
Prof. Barbarosoğlu, olası İstanbul depremine hazırlık kapsamında 17 Ağustos depreminin yarattığı etkileri araştırdıklarını söylüyor ve ekliyor: "Halkımız deprem şokunu 4 - 5 ayda unutuyor. Bu yüzden mesajlar etkili olmuyor. 17 Ağustos’u yaşayanlarda travma kalmamış..."

     DERYA SAZAK

İstanbul’da yaşayan birinin kafasını yastığa koyunca rahat uyuması mümkün mü?
     12 milyondan fazla nüfusu olan İstanbul’un depreme hazırlıklı olması kolay değil, ABD’de bile depreme acil müdahale edecek bir sistemin oluşturulması on yıl aldı. Nisan ayında, İstanbul’da Afet Yönetimi Projeleri adı altında bir toplantı yapacağız. Öncelikle zemindeki dayanıklılık ortaya çıkmalı.
     
Deprem olacakmış gibi mi hazırlanıyorsunuz?
     İstanbul depremi kaçınılmaz. Ancak ben iyimserim, çünkü bir şey yapılmıyor kanısı bence yanlış. Öyle insanlar tanıyorum ki, hepsine madalya takılmalı.
     
Marmara depreminin yol açtığı travmayı mı inceliyorsunuz, yoksa olası depremin İstanbullular üzerindeki potansiyel etkisini mi?
     Her ikisini de... 17 Ağustos depreminde ciddi travma geçirmiş toplulukları inceliyoruz. İstanbul halkının da depremle ilgili psikolojisini bilmek çok önemli. Bu konuda Prof. Güler Fişek’in çalışması var. Zemin etüdü yapıldıktan sonra bir haneye gidip oranın yıkılacağını söylemek ne kadar doğru, söz konusu ailenin yapacağı bir şey olmayabilir. Bu mesajların nasıl aktarılacağı önemli. Sonuç olarak araştırmalarda gördüğümüz şu, halk yaşadığı şoku 5 - 6 ay sonra unutuyor. Bu da mesajların etkisini azaltıyor. 17 Ağustos travmasından da çıkılmış.
     
Ekran başındaki deprem bilimciler o kadar farklı şeyler anlatıyorlar ki, vatandaş ister istemez kuşkuya düşüyor: Kime inanacaksınız?
     Verilecek mesajları sınıflandırmak gerekiyor. Kamuoyunu korkutmamak gerekiyor. Aksi halde mesajı ve medyayı dışlıyor.
     
Siz hangi mesajların verilmesini isterdiniz?
     Yapısal önlemler ve deprem anında yapılacaklara ilişkin mesajları önemserdim. Medya dışında web siteleri de kullanılmalı. Eğitim önemli.
     
Sivil toplumun misyonu konusunda ne düşünüyorsunuz?
     Afet yönetimi modeli peşindeyiz; projemizin en önemli ayağı iletişim ve bilişim altyapısı. Bu altyapıyla haberleşme sağlanacak.
     
     SİVİL ÖRGÜTLENME ARTTI
17 Ağustos’ta başbakan, deprem bölgesiyle telefonda konuşamamıştı.
     Başbakanlık, 2000 yılı başında Türkiye Afet Bilişim Projesi diye bir çalışma başlattı ama şimdi beklemede.
     
İstanbul’da yağmur yağsa trafik tıkanıyor. Deprem olsa, köprüler, viyadükler zarar görse kargaşayı düşünebiliyor musunuz?
     Köprüler Karayolları’na, stadyumlar Gençlik Spor Müdürlüğü’ne bağlı. Bunlar ilgili kurumların sorumluluğunda.
     
Sizce İstanbul’un depreme hazırlanması için kaç yıl gerekli?
     Geçenlerde inşallah deprem oluncaya kadar hazırlanırız diye konuşuyorduk. Bana dediler ki, demek ki yakında olmasını bekliyorsunuz. Çünkü hazırlanmak 5 yıl alır.
     
Sivil toplum diyorduk...
     Kadıköy, Gayrettepe, Büyükçekmece, Mimaroba, Avcılar civarında fiilen bizimle çalışan kişiler var. Sivil toplum örgütlenmesi iyi gidiyor ancak depremde kargaşa yaşamamak için koordinasyon şart. Halka açık toplantılar yapılmalı. Mevcut durumu muhtarlara aktarabilmeliyiz.
     
Görevimiz depremin hasarını hafifletmek
Olası İstanbul depremiyle ilgili araştırma yapan, proje geliştiren kurumlardan birisi de Boğaziçi Üniversitesi, başkanlığını yaptığınız Afet Yönetimi Araştırma ve Uygulama Merkezi kaç yıl önce kuruldu ve nasıl bir çalışma yürütüyor?
     Marmara depreminin ardından üniversite bünyesinde işbirliğine giderek, yer bilimleri, mühendislik, sosyal bilimler ve eğitim alanında sinerji öngören ortak bir proje başlattık. Merkezimiz iki yıldır çalışıyor.
     
Neyi amaçlıyorsunuz?
     Öncelikle İstanbul’da oluşacak deprem karşısında hasarın doğru tahmin edilmesine ve bu hasarın azaltılması için alınacak önlemlerin belirlenmesine çalışıyoruz. Depremin yarattığı toplumsal hasarın büyüklüğü, sadece fiziki ve jeolojik değil, sosyo - ekonomik, demografik ve psikolojik birçok faktöre bağlıdır. Dolayısıyla hasarın doğru tespit edilebilmesi için tüm bu faktörlerin göz önüne alınması gerekiyor.
     
İnsanlar ne yapılması gerektiğini öğrenmeli
     İstanbul’da beklenen olası depreme karşı herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade eden Prof. Gülay Barbarosoğlu, "Halk bu konuda bilgilendirilmeli" diyor...
Kandilli Rasathanesi’yle birlikte mi çalışıyorsunuz?
     Deprem senaryolarının oluşturulması Kandilli’nin, yer bilimlerinin görevi... Hasar, bina envanteri ve depreme fiziksel dayanıklılık projelerini ise mühendislik bölümleri geliştiriyor. İletişim içindeyiz. Ahmet Mete Işıkara, Mustafa Erdik, Özal Yüzügüllü Boğaziçi Afet Merkezi’nin genel kurul üyeleri.
     
Projeler hazırlanıyor ama İstanbul’u depreme kim hazırlayacak belli değil...
     Önce hükümetin ve yerel yönetimlerin, ardından sivil toplum ve halkın sorumlulukları var ama sonuç olarak herkes üzerine düşeni yapacak.
     
     Maliyet hesaplanıyor
Siz ne yapıyorsunuz?
     Halkı, yaşadıkları binaları ve fiziki ortamı güçlendirme konusunda bilinçlendirmeye dönük eğitim projelerimiz var. Zemin etütü ve bina statik analizi yaptırıp, evinin, yaşadığı bölgenin depreme dayanıksız olduğunu öğrenen vatandaşın ne adım atması gerektiğini araştırıyoruz. Bunun maliyetini, hangi finansman mekanizmalarının devreye girebileceğini inceliyoruz. İstanbul’da mikro bölgeleme yeni yapılıyor; Japonlarla belediyenin ortak çalışması bitmeden ne derece güvende olduğumuzu bilmiyoruz.
     
     Devlet her şeyi tek başına çözemez
Devlet güçlendirme çalışmalarını tek başına yapabilir mi?
     Yapamaz... İstanbul’da zemin analizi ve mikro bölgelendirme çalışmaları tamamlandıktan sonra ne yapılacağı konusunda devletin, özel sektörün, halkın birlikte çözüm üretmesi gerekecek.
     
İstanbul’daki tarihi eserler ne olacak?
     Tarihi eserlerin korunması yönünde proje hazırlıyoruz ama bunun finansmanı sorun. Devletin bir politika belirlemesi gerekiyor.
     
İnsan kayıplarının ne kadar olacağı konusunda bir çalışmanız var mı?
     Evet, tahmin etmeye çalışıyoruz ama sayı vermeyelim.
     



 SİYASET


SOHBET ODASI
Ana dilde yayına izin
Org. Doğan: Kılınç yanlış anlaşıldı
Bilgisayarlı seçim mercek altında...
Büyük Kulüp’te Akbulut kazandı
‘AB karşıtları özgürlükten rahatsız’


 SAYFA BAŞI 




© 2002 Milliyet