
|


Sözümüzü tutamadık
Türkiye’nin AB üyeliğinin yol haritasını çizen Ulusal Program’daki kısa vadeli hedeflere ulaşılması için kendisine biçtiği süre olan bir yıl geride kalırken, 33 hedeften sadece 16’sında başarı sağlandı
GÜVEN ÖZALP Brüksel
Türkiye’yi Avrupa Birliği (AB) tam üyeliğine hazırlayacak en önemli belgelerden biri olan 19 Mart 2001 tarihli Ulusal Program (UP), dün itibariyle birinci yılını doldurdu. Birlik’le ilişkileri sürekli inişli çıkışlı bir çizgi izleyen Türkiye, sözünü tutamadı. UP’nin kısa vadeli siyasi kriterlerini bir yıl içinde tamamlamayı hedefleyerek yola çıkan Ankara’nın evdeki hesabı çarşıya uymadı. 33 hedeften sadece 16’sı yerine getirilebildi.
"Bir yıl" hedefini Ankara’nın herhangi bir sorumluluk altında olmaksızın kendi kendine almış olması nedeniyle "hedefin gerisinde kalma durumu" Brüksel’de büyük bir rahatsızlık yaratmıyor. AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu yetkilileri, "Bu tarihi biz vermedik. Ankara’nın kendi inisiyatifi. Hedeflere ne kadar erken ulaşırlarsa üyelik yolu o kadar kısalır" yorumunu yapıyorlar.
İlk değerlendirme 16 Nisan’da
TBMM’nin gündeminde olan 2. Uyum Paketi, Brüksel’in yakın takibinde. İlk paketteki adımların büyük bölümünü olumlu bulan AB, ikinci pakette de benzer bir performans gösterilmesi halinde hedeflerin büyük bölümünün yakalanacağı görüşünde. UP’ye ilişkin ilk ciddi değerlendirme ve eleştiriler 16 Nisan’da Lüksemburg’da bakanlar düzeyinde gerçekleştirilecek olan Türkiye - AB Ortaklık Konseyi’nde gündeme gelecek.
Dört ana sorun
Şu ana kadar atılan adımların büyük bir bölümü AB’nin beklentilerini karşılamış durumda. Ancak tam üyelik müzakerelerine başlanabilmesi için tamamlanması gereken siyasi kriterler arasında özellikle dört konuda Brüksel’in beklentileri karşılanmaktan uzak konumda. AB yetkilileri bu konuları idam cezası, anadilde yayın hakkı, anadil öğreniminin önündeki engellerin kaldırılması ve olağanüstü hal uygulamasına son verilmesi şeklinde sıralıyorlar.
Bir yılda yapılanlar ve yapılamayanlar İdam cezası: Katılım Ortaklığı Belgesi’nde idamın tamamen kaldırılması isteniyordu. Türkiye, savaş, yakın savaş tehdidi ve terör konusunda sınırlama getirdi. İşkencenin önlenmesi: Anayasa’nın 38. maddesi değiştirildi. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu çıkarılamadı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) tam uyum sağlanamadı. Düşünce özgürlüğü: TCK’nın 159 ve 312. maddeleri değiştirildi. Terörle Mücadele Yasası’nın 7. ve 8. maddeleri değiştirildi. Basın Kanunu ve RTÜK’te gerekli değişiklikler yapılmadı. Anadilde yayın: Tüm yasal ve anayasal yasakların kaldırılması istendi. Anayasa’daki engeller giderildi. Yasal düzenlemelerin büyük bölümü orta vadeye bırakıldı. Bireysel özgürlükler: Tüm bireylerin temel hak ve özgürlüklerden yararlanmalarının sağlanması istendi. Kadın ve erkek anayasal düzeyde eşit konuma getirildi. Medeni Kanun değiştirildi. Bazı uluslararası sözleşmeler halen imzalanmadı. Gözaltı süresi: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’yle uyum sağlanması istendi. Anayasa’da, CMUK’ta ve DGM Kanunu’nda değişiklik yapıldı. Gözaltı süresi azaltıldı. Örgütlenme özgürlüğü: Yasal güvencelerin artırılması istendi. Anayasa’da iki maddede değişikliğe gidildi. İş güvencesi, toplantı ve gösterilerin düzenlenmesiyle dernekler konusunda adım atılamadı.
DÜNYA


Sözümüzü tutamadık
Türkiye, 21. yüzyılın uçağına ortak oluyor
Bin Ladin yaşıyormuş
Dünya turu
SAYFA BAŞI

|
|

|