
|


Jennifer’dan muhabbet kaptık!
"Akıl Oyunları"nda dahi matematikçi Nash’in karısı Alicia’yı canlandıran yeşil gözlü Jennifer Connelly, Hollywood’un yükselen değerlerinden...
Vaktiyle kimsenin adını doğru dürüst hatırlayamadığı filmlerde oynamış çekici ve yetenekli bir aktrissiniz. Ancak birdenbire Hollywood’daki herkes, en iyi arkadaşınız oluveriyor. Altın Küre Ödülleri’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Jennifer Connelly’nin başına gelen tam olarak bu. Oyuncu, apartmanının çiçeklerle dolduğunu ve herkesten "Ben, ajansına seni çok sevdiğimi hep söylerdim zaten," gibi sözler duymaya başladığını söylüyor. Altın Küre Ödülü almayı beklemeyen Connelly, kendini kazanamayacağına o kadar inandırmış ki sonucu duyunca ufak çaplı bir şok geçirmiş. Ancak başarısının tesadüf olmadığı, geçen haftanın BAFTA’larında bir kez daha kanıtlandı. Connelly’nin Altın Küreler’de ekarte ettiği rakipleri Maggie Smith, Helen Mirren ve Kate Winslet, İngiliz olmalarına karşın En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu BAFTA’sını da Connelly’ye kaptırdılar.
Connelly’nin dahi matematikçi John Nash’in eşi Alicia Lardes’i canlandırdığı "Akıl Oyunları" ABD’de çok iyi iş yaptı ve aldığı ödüller gitgide artıyor. "Kampüste şizofreni" öyle pek tutulan bir konu sayılmaz. Ancak John Nash’in öyküsü iyi sattığı test edilip onaylanan bir kategoriye giriyor: Trajediye karşı zafer kazanmak. Filme Russell Crowe ve Jennifer Connelly’nin başarılı oyunculukları da eklenince, "Akıl Oyunları" Oscarlı bir film olmaya hak kazanıyor. Connelly "Rol aldığım her filmde kendimi en sert eleştiren benim" dese de Alicia rolünü kendisini zorladığı için sevmiş.
Alicia Lardes, Salvadorlu bir aileden gelen güzel bir bilimkadınıydı. Öğrenim gördüğü MIT’de Nash’in verdiği konferanslara katıldı. Connelly’ye Nash’ten fazla etkilenmediğini anlatan Lardes, Nash’in şizofren olduğunu ancak evlendikten sonra öğrenmiş. Gerçek Alicia Lardes gibi zeki ve güzel bir kadın olan Jennifer Connelly, Alicia’nın flörtöz bir öğrenciden, güç duruma düşen ve fakirleşen bir eş ve anneye dönüşümünü başarıyla aktarıyor.
Çekimler sırasında Russell Crowe ile bir ilişki yaşadıklarına dair dedikoduyu ise şöyle yanıtlıyor: "Çekimlerden bu yana çok az görüşüyouz. Çalışma stillerimiz birbirine benziyor, ikimiz de rollerimiz için araştırma yapmaktan hoşlanıyoruz. Birbirimize çok iyi uyum sağladık. Ama iş dışında hiç birlikte vakit geçirmedik. Yalnızca işimi yapıyorum, hepsi bu..."
Hollywood’a yerleşmek istemiyor
Öğrenim gördüğü Yale Üniversitesi’ni hâlâ bitiremediği Stanford için terk eden Jennifer Connelly, kendisini okulun kütüphanesinde uzun saatler geçiren bir çocuk olarak hatırlıyor. 10 yaşındayken anne babasının modacı arkadaşları tarafından keşfedilen aktris, küçük reklam işleriyle modelliğe başladı. 11 yaşındayken Sergio Leone’nin dikkatini çekti ve unutulmaz "Bir Zamanlar Amerika"da Robert De Niro’nun çocukken hayran hayran izlediği balerini canlandırdı. 14 yaşındayken de David Bowie ile Jim Henson’ın yönettiği fantastik film "The Labyrinth / Labirentöte kamera karşına geçti. Ancak bu filmin aktrisin kariyerine pek katkısı olmadı. Zayıf genç kızları oynamak artık Connelly’ye azap vermeye başlamıştı. Yetişkin bir oyuncu olarak en olumlu eleştirileri fantazi / macera filmi "The Rocketeer" ile aldı. Ancak bu eleştiriler genellikle vücudu konusundaydı ve bir oyuncunun duymak isteyeceği son şeylerdi. Jennifer Connelly artık 31 yaşında. "Akıl Oyunları"nda övgüsünü kazandığı yönetmeni Ron Howard, onun için "Jennifer, çok uzun zamandır bu işte. Russell ile oynadığı sert ve duygusal sahnelerin altından başarıyla kalkacağını biliyordum," diyor.
Connelly ise kariyeri konusunda artık net: "Geçmişte kaçırdığım çok fırsat oldu. Bu yüzden yapmak istediklerim konusunda artık daha inatçı ve sabırlıyım. Tekrar yanlış adımlar atacağımdan kuşkum yok. Ama en azından gelmek istediğim yer hakkında bir fikrim var ve mutluyum."
Dört yaşındaki oğlu Kai, özel hayatına neşe getirmiş ve kötü teklifleri reddedecek kadar özgüven sağlamış Connelly’ye. Şu anda Kai’nin babasıyla birlikte değil ancak ikisi de oğullarının üzerine titriyor. Aktris iki yıldır da aktör Josh Charles ile yaşıyor.
Jennifer Connelly’nin bir sonraki filmi, Ang Lee’nin yöneteceği ve çekimleri mayısta başlayacak "Hulk" olacak. Aktris, Ang Lee ile çalışacağı için çok mutlu: "Film garip ve ilginç olacak. Ang Lee’de lirik bir duyarlılık var. O yüzden bu projedeyim. Şimdiye kadar filmlerinde ilginç olmayan bir kadın karakter görmedim çünkü. ‘Hulk’, nasıl diğer süper kahraman filmleri gibi olabilir ki?" diyor ve Amerikalı şair Wallace Stevens’dan bir alıntı yapıyor: "Bir kuşa bakmanın 13 değişik yolu vardır".
Yeni filmi iş yaparsa, Connelly’nin büyük ihtimalle Hollywood’a yerleşmesi gerekecek. Ancak doğma büyüme bir New Yorklu olarak bu fikirden hiç hoşlanmıyor. "Ailem, arkadaşlarım hepsi burada. Los Angeles’ta sinema sektöründe çalışan çok fazla insan var. Orada idare etsem de işleyişin zaman zaman çok komik ve absürd olduğunu görebiliyorum".
The Sunday Times Culture’dan çeviren: ASLI ONAT
KÜLTÜR & SANAT


Jennifer’dan muhabbet kaptık!
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Koç’tan üç ‘güzel’
Burjuvazinin sırça kafesindeki Arslan
Büyük tepki küçük gerekçe
Bir kıvılcım yeter...
Sihre davet
Mısralar sahneye adım atarken...
Aşağıda kimse kaldı mı?
Mizahi fotoğraflar
Amerikan rüyası
Nisan ayları öldürücüdür
Matematik büyücüsünün öyküsü
Sinemanın götürdüğü yere git!
Kültür başkenti
İki kişilik senfoni
Mavi Melek olmayan Marlene
Son 50 yılın sanatı
Küreselleşme karşıtı 68’li
Dil aşkı dersleri
İstanbul’un son mutlu yaz’ı
Chagall’ın şiirsel sirki
Mektup aşkları
Tarihten insan yüzleri
"Kriz kapattırmaz"
Füruzan’dan incelikli bir oyun
Açık açık büyüyorlar!
Göz kamaştıran ışık kuleleri
Vian romanları yeniden
Haftanın albümleri
"İnsan gibi" konuşmak!
Hayat atölyesi
"Taşınan Vapurlar"dan "Hayalet Gemi"ye...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|