
|


Burjuvazinin sırça kafesindeki Arslan
Yaşamını Paris’te sürdüren 69 yaşındaki ressam Yüksel Arslan, Karl Marx’ın "Kapital"inden yola çıkan "Arture" dizisiyle yıllar sonra ilk kez Türkiye’de.
EVRİM ALTUĞ
1933 yılında Eyüp ilçesinin Bahariye semtinde bir işçi çocuğu olarak dünyaya gelen ressam Yüksel Arslan’ın 4 Temmuz 1969 tarihinde "Kutsal Aile"yi okuduğu sırada üretmeye karar verdiği ünlü tablo dizisi "Kapital", 27 yıl sonra Türkiye’de. 30 tabloluk dizinin birbirinden ayrı 13 orijinal örneğini kapsayacak sergi, Nişantaşı semtinde, Arman Palas’ın ilk katında hizmet veren güncel sanat ortamının yeni mekânı Dirimart’ta bu akşam açılıyor. Sanatçının çalışmaları genç galerici Hazer Özil ve ressam Komet’in gayretleriyle Türkiye’de ilk ve son kez sergileniyor.
Yüksel Arslan, altı yılda ürettiği yapıtlarına "Arture" adını veriyor. Bu orijinal kelimenin çıkışı ise, kendisinin Paris’te yaşamaya başladığı 1961 yılına rastlıyor. O dönemde eserlerinin galerilerde satışını kolaylaştırmak ve onları sınıflandırmak için Arslan’a danışılıyor. Bu aşamadan sonra, Arslan kaleme aldığı "Kapital İçin Uyarı" dizisinde bu terimin öyküsünü şöyle özetliyor: "Bunlara ne yağlıboya, ne guvaş, ne suluboya, ne desen denilebilirdi. Bu durumda sorunu kökünden çözümlemek amacıyla "Art" (sanat) sözcüğüne (Fransızcada Peinture ve Architecture sözcüklerinde olduğu gibi) "ure" son ekini katarak çalışmalarımın anabaşlığı olarak "Arture" sözcüğünü oluşturdum."
Arslan, bu dizi nedeniyle 1975 yılında yalnızca 200 adet basılan özel kataloğa da giren aynı yazıda kullandığı teknikten şöyle söz ediyor:
"...Bu daha da basit bir konu! 1950 - 1953 yıllarında, bilinen yollarla yaptığım çalışmaları (yani yağlıboya, suluboya, pastel, guvaş, suluboya, vb.) yok ettikten - (!) - sonra, yakın çevremde, İstanbul’da yaşadığım dış mahallede kolayca bulabildiğim ve doğal renkler adını verdiğim malzemeyi kullanmak gibi güzel bir fikir geldi aklıma. Böylece otları, çiçekleri, taşları tuğla parçalarını ezerek çalışmaya başladım. 1955 yılında, prehistorya sanatı üzerine bir kitapta hazır bir reçeteye rastladım; toprak, bal, yumurta akı, ilik, yağ, kan, vb.. O zamandan beri kağıt üzerine bu teknikle çalışıyorum, onu yetkinleştirerek."
"Le Capital - Artures" sergisinde, sanatçının sergileyeceği 13 yapıttaki bazı başlıklar şöyle sıralanmış: "Kapitalist Üretim Süreci: (1. Özel Mülkiyet, 2. Çalışma Gücünün Alım Satımı, 3. Artı -Değer ya da Fazladan Çalışma, ya da Ödenmemiş Çalışma), "Meta", "Makinanın aksesuarı işçi", "Ticaret", "El", "İşçi ve kapitalin savaşına giriş", "Sendika" ve "Kölelik".
Peki Arslan, yaklaşık 30 yıl sonra "Kapital"e ve bu eserlere nasıl bakıyor? Kapital dizisinin bugüne uyarlanması mümkün mü? Sanatçı, Paris’te, neredeyse içinden hiç çıkmak istemediği atölyesindeki telefon aracılığıyla bu ikili soruya şöyle yanıt veriyor:
"Tabii ‘Kapital’, bugün iyice şımarık durumda. Değil mi? Karl Marx’ın bu kitabı ölümsüz bir kitap. Her zaman geçerli. Tabii benim için Kapital dizisine yeniden başlamak gibi bir neden yok. Bunu gerekli görmüyorum."
Belki de bunun için, bu sözlerin ve eserlerin ardından sergiye dair daha fazla yazı yazmak gerekmiyor. Arslan’ın her biri bir post - hiyeroglife dönüşmüş, zamana direnen bu "20. Yüzyıl buluntusu", içinde görüldükçe okunacak, koklandıkça anlatılacak, karardıkça aydınlanacak bir kuvvet barındırıyor.
Yüksel Arslan’ın sergiyle aynı adı taşıyan kitap - kataloğunun da yayınlanacağı "Kapital" sergisinin açılışı bu akşam 16.00 ve 23.00 saatleri arasında yapılacak.
Galeri Dirimart / (0212) 291 34 34
Bitiş tarihi: 6 Nisan 2002
KÜLTÜR & SANAT


Jennifer’dan muhabbet kaptık!
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Koç’tan üç ‘güzel’
Burjuvazinin sırça kafesindeki Arslan
Büyük tepki küçük gerekçe
Bir kıvılcım yeter...
Sihre davet
Mısralar sahneye adım atarken...
Aşağıda kimse kaldı mı?
Mizahi fotoğraflar
Amerikan rüyası
Nisan ayları öldürücüdür
Matematik büyücüsünün öyküsü
Sinemanın götürdüğü yere git!
Kültür başkenti
İki kişilik senfoni
Mavi Melek olmayan Marlene
Son 50 yılın sanatı
Küreselleşme karşıtı 68’li
Dil aşkı dersleri
İstanbul’un son mutlu yaz’ı
Chagall’ın şiirsel sirki
Mektup aşkları
Tarihten insan yüzleri
"Kriz kapattırmaz"
Füruzan’dan incelikli bir oyun
Açık açık büyüyorlar!
Göz kamaştıran ışık kuleleri
Vian romanları yeniden
Haftanın albümleri
"İnsan gibi" konuşmak!
Hayat atölyesi
"Taşınan Vapurlar"dan "Hayalet Gemi"ye...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|