
|


Sihre davet
Kubilay Tunçer, "Herkes Sihirbaz Olacak" adlı kitabında illüzyon meraklılarına keyifli numaralar öğretiyor. İğneleri yutmadan evvel yazılanları dikkatle okuyun!
SEMA ASLAN
Olağan Mucizeler ve "Herkes Sihirbaz Olacak" isimli kitapların yazarı Kubilay Tunçer, nam - ı diğer QB, sihrin sırlarını paylaşmaya karar vermiş. Önce ismindeki sihirle başlayalım: Son 15 yıldır herkes kendisine QB dermiş, annesi bile. Kubilay’ın QB’si, aslında Quick Brain demekmiş ve Kubilay Tunçer, sadece bürokratik ismiymiş. QB’nin oyunlarını merak edenler, beş illüzyonistin hazırladığı ve her salı akşamı saat 20.30’da Maya Sahnesi’nde* sahnelenen "Sihirli Salı"yı kaçırmasınlar...
Kitabın isminden ilhamla, gerçekten herkes sihir öğrensin mi?
Evet öğrensin, sihirbazlık sanatı gelişsin. Bir sanatın gelişebilmesi için onun amatörlerinin olması lazım. Türkiye’de de illüzyon sanatının amatörleri pek yok.
Sahnede sihrinizi sergilerken oyunların püf noktalarının biliniyor olması kaygı verici değil mi?
Böyle bir kaygım yok, çünkü illüzyon sanatı çok zengindir. İzleyicilerin benim yaptıklarımı anlayabilmeleri, bu işin içinde olmalarını gerektirir. İşin o kadar içine girince de zaten artık sır, önemini yitirir; onun nasıl bir teatrallikle sunulduğu ve nasıl bir zeka yolculuğu yaşandığı öne çıkar. Ki asıl keyif de budur. Yoksa, orada ayna varmış... Ne olacak varsa? Bu kadar basit değil; sırlar bizim sanatımızın küçük bir bölümünü oluşturur, tamamını değil.
Sihir sanatı ne kadar algılanabiliyor?
İnsanların kendi kendini kandırabileceği estetik ve entelektüel koşullar yaratıp eğlendirmeye ve düşünmeye teşvik eden bir sanat formudur illüzyon. Ve bu sanat Türkiye’de doğru algılanmıyor ama bu da dünyanın sonu değil; algılansın diye uğraşıyoruz. Bunu bir panayır eğlencesi olarak görür çoğu insan ve bir burnu büyüklükle bakar. Halbuki varyete eğlenceleri de son derece zengindir ve bizim memlekette insanlar bunun ancak suyunun suyunun suyunu görmüşlerdir. İllüzyon sanatı sahne sanatlarının en eskisi. Dünyada literatür anlamında illüzyon ile tiyatro at başı gider. Evet, biz hep şapkadan tavşan çıkarıldığını gördük ama bu kadar değil ki bu sanat. Mevlana’nın dediği gibi "Maşrapan küçük diye nehrin ne kabahati var".
Peki kimin kabahati var?
Türkiye’de bir çok sebeple çok iyi illüzyonistler yetişmedi. İllüzyon sanatı için bilgi, eğitim, pratik, teknoloji vs. bir araya gelmeli. Biz yeni yeni bunu yapmaya çalışıyoruz. "Ben operadan hoşlanırım ya da hoşlanmam," diyebiliriz, ama "Opera diye bir şey yoktur," büyük bir laf. İllüzyon dünyanın her tarafında çok zengin bir şekilde var.
Kitap, illüzyonun ipuçlarını, seçme "numaralaröla veriyor.
İllüzyon sanatının nasıl öğrenilebileceğini ve bu sanatın temel psikolojik dinamiklerini anlatan bir kitap, "Herkes Sihirbaz Olacak". Okurlar beğenirse devamı da gelecek. Seçmeyi yaparken, kitapta yer alan her oyunu herkesin, hiçbir para vermeden kolaylıkla gerçekleştirebilmesine dikkat ettim. Dolayısıyla gündelik eşyayla yapılan sihirbazlıklar bunlar. Kağıtla, kalemle... Bir illüzyon kitabında üç numara balmumu ve 9 voltluk elektromotor derseniz, kimse uğraşmaz.
Kitap, illüzyonu öğrenmeye teşvik ediyor fakat kendi adıma öğrenemezmişim gibi geldi...
Ben yapıyorsam herkes yapar ya. Ama illüzyon sanatındaki asıl mesele, bir takım illüzyon oyunlarını yapmak değil, o malzeme ile nasıl bir teatral ilişki kurduğunuz.
Ismarlama sihre ne diyorsunuz?
Hadi bana bir sihirbazlık yap! Canım isterse yapıyorum istemezse yapmıyorum. Ama şanslıyım, çünkü devam eden gösterilerim var ve insanlara, "Gösterime buyrun," diyebiliyorum. Bir de beni kaybet, onu kaybet esprisi çok sık olur. Ne yalan söyleyeyim, bu espiriye artık gülemiyorum.
Kubilay Tunçer, kendi kendini kaybetmeyi istedi mi hiç?
Kubilay Tunçer kendini ciddiye alan bir adam değildir. Öyle şeylerle uğraşmaz.
İllüzyon aynı zamanda teatral yönü olan bir sanat ama tiyatroda illüzyon şart değil. Bu anlamda bir oyuncu ve illüzyonist olarak ikiye ayrıldığınız oluyor mu?
Hayır, ben hiçbir zaman kendimi ikiye ayırmıyorum.
"Olağan Mucizeler" de sihir üzerine kurulu bir metin.
Bir tiyatro oyunu. Sihirle drama daha önce bir araya geldi. Fakat burada anlatımın bir aracı olarak illüzyon kullanılıyor, dolayısıyla bu benim bildiğim kadarıyla daha önce yapılmamış bir şey. Yani bu bir süs değil, yöntemin ta kendisi. Oyun, 12 Nisan’da prömiyerini yapacak. "Olağan Mucizeler"in çok talihli bir tarafı var: Metni Türkçe ve İngilizce olarak yazdım. İngilizce versiyonu yurt dışında bazı tiyatrolara gitti ve muhtemelen yurt dışında da prodüksüyonları olacak.
* Maya Sahnesi / (0212) 252 74 52
Herkes Sihirbaz Olacak
Kubilay Tunçer
Can Yayınları
Şubat 2002
86 Sayfa
Fiyatı: 4.000.000 TL.
Olağan Mucizeler
Kubilay Tunçer
Can Yayınları
Şubat 2002
165 Sayfa
Fiyatı: 5.200.000 TL.
KÜLTÜR & SANAT


Jennifer’dan muhabbet kaptık!
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Koç’tan üç ‘güzel’
Burjuvazinin sırça kafesindeki Arslan
Büyük tepki küçük gerekçe
Bir kıvılcım yeter...
Sihre davet
Mısralar sahneye adım atarken...
Aşağıda kimse kaldı mı?
Mizahi fotoğraflar
Amerikan rüyası
Nisan ayları öldürücüdür
Matematik büyücüsünün öyküsü
Sinemanın götürdüğü yere git!
Kültür başkenti
İki kişilik senfoni
Mavi Melek olmayan Marlene
Son 50 yılın sanatı
Küreselleşme karşıtı 68’li
Dil aşkı dersleri
İstanbul’un son mutlu yaz’ı
Chagall’ın şiirsel sirki
Mektup aşkları
Tarihten insan yüzleri
"Kriz kapattırmaz"
Füruzan’dan incelikli bir oyun
Açık açık büyüyorlar!
Göz kamaştıran ışık kuleleri
Vian romanları yeniden
Haftanın albümleri
"İnsan gibi" konuşmak!
Hayat atölyesi
"Taşınan Vapurlar"dan "Hayalet Gemi"ye...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|