
|


Sinemanın götürdüğü yere git!
Kitapları Türkiye’de Can Yayınları’ndan çıkan Susanna Tamaro, üst üste dört baskı yapan "Yanıtla Beni"nin ikinci öyküsü "Cehennem Yoktur"u filme çekiyor.
Yapıtları ülkesi İtalya’da olduğu kadar Türkiye’de de beğeniyle okunan yazar Susanna Tamaro, son günlerde yeni bir çalışma alanına kayıyor. "Yüreğinin Götürdüğü Yere Git", "Anima Mundi", "Eve Doğru", "Kitaplardan Korkan Çocuk", "Tek Ses İçin", "Aklı Bir Karış Havada" adlı kitapları Can Yayınları tarafından basılan Tamaro, üst üste dört baskı yapan "Yanıtla Beni"nin ikinci öyküsü "Cehennem Yoktur"u filme çekiyor. Arkadaşı Roberta Mazzoni ile Bolzano’nun yarım saat ötesinde, büyüleyici güzellikteki dağ kasabası Siusi’ye çekilen Susanna Tamaro, Corriera della Serra gazetesinden Messina Dino’nun film hakkındaki sorularını yanıtladı:
İtalya’nın en çok okunan yazarını, bütünüyle farklı bir alanda kendini denemeye iten ne oldu?
Herşeyden önce, 1978’de Roma’da Deneysel Sinema Merkezi’nden mezun olduğumu ve on yıl boyunca yönetmen yardımcısı olarak ya da TV için belgeseller çekerek çalıştığımı anımsatmalıyım. Gene de başlangıçta kitabımın sinema haklarını satın alan Morgan Film’in önerisini reddettim. Sonra uzun uzun düşündüm ve kabul etmeye karar verdim.
Ani bir kararla atıldığınız sinemayla olan ilişkiniz uzun yıllara dayanıyor...
Liseyi henüz bitirmiştim ve ne yapacağıma karar verememiştim. Bir akşam evde televizyon seyrederken Tarkovski’nin "Andrei Rublev" filmine takıldım. Sahneler o denli büyüleyiciydi ki Roma’nın Deneysel Sinema Merkezi’ne kayıt olmaya karar verdim. Salvatore Samperi ile çalıştım; senaryo öğretmenimiz ise bizlere klasikleri özetlemeyi öğreten Valerio Zurlini idi.
Neden hemen yönetmenliğe atılmadınız?
Dönem pek uygun değildi. Merkez’in ideolojik iklimi fazlasıyla ağırdı. Yönetmenlik de diğer sanatsal uğraşlar gibi kentsoyluluğun bir ifadesi olarak algılanıyordu. Öyle ki diplomamızda adları değiştirilmişti; yönetmen, senarist ya da dekor - kostüm yerine görsel - işitsel iletişim teknisyeni yazılmıştı. Okuldan heyecanla mezun oldum ama kişiliğim sinema ortamına uygun sayılmazdı. Özen gösterilmesi gereken pek çok ilişki, yapılması gereken pek çok telefon konuşması vardı. Üstelik onlara önerdiğim öyküler hoşlarına gitmiyor, genel havaya uyum sağlamıyordu.
Hangi yönetmenlerden etkilendiniz?
Trieste’de "Yer Altı Şapeli" adıyla tanınan sinematekte Doğu Avrupa sinemasını tanıdım. Devletin mali desteği ile çekilen bu filmlerin tümünün sanatsal bir içeriği vardı. Bir bakıma, duvarın yıkılması kültürel açıdan yoksullaşmaya neden oldu. Bazı adları anmam gerekirse, Otar Ioseliani, Andrei Tarkovski, Krzysztof Kieslowski gibi yönetmenleri ve Emir Kusturica’yı çok sevdim. Ama Akira Kurosawa ve Yasujiro Ozu gibi Japon yönetmenler de gözdelerimdi.
Yönettiğiniz filmi ne zaman seyredebileceğiz?
Umarım gelecek yıl. Dış mekân sahnelerini değişik mevsimlerde çekmem gerekiyor; önce haziranda, sonra sonbaharda ve kışın çekim yapacağım. Dağda yapılacak çekimler için Alto Adige’ye geleceğiz. Kent sahneleri için ise Torino ya da Milano arasında bir seçim yapacağım.
Film çekerken sizi en çok ne ürkütüyor?
Benim gibi yavaş bir insan için zorlayıcı olan çalışma ritmi. Her şeyden önce berrak düşüncelere gereksinmem olacak ama başaracağım.
Mesina Dino
İtalyancadan çeviren: Eren Cendey.
KÜLTÜR & SANAT


Jennifer’dan muhabbet kaptık!
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Koç’tan üç ‘güzel’
Burjuvazinin sırça kafesindeki Arslan
Büyük tepki küçük gerekçe
Bir kıvılcım yeter...
Sihre davet
Mısralar sahneye adım atarken...
Aşağıda kimse kaldı mı?
Mizahi fotoğraflar
Amerikan rüyası
Nisan ayları öldürücüdür
Matematik büyücüsünün öyküsü
Sinemanın götürdüğü yere git!
Kültür başkenti
İki kişilik senfoni
Mavi Melek olmayan Marlene
Son 50 yılın sanatı
Küreselleşme karşıtı 68’li
Dil aşkı dersleri
İstanbul’un son mutlu yaz’ı
Chagall’ın şiirsel sirki
Mektup aşkları
Tarihten insan yüzleri
"Kriz kapattırmaz"
Füruzan’dan incelikli bir oyun
Açık açık büyüyorlar!
Göz kamaştıran ışık kuleleri
Vian romanları yeniden
Haftanın albümleri
"İnsan gibi" konuşmak!
Hayat atölyesi
"Taşınan Vapurlar"dan "Hayalet Gemi"ye...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|