
|


İki kişilik senfoni
Tiyatrodan, ustalıkla yorumlanan bir senfoniyi dinlemişçesine doygun bir ruh haliyle çıktığınız oldu mu hiç? Tiyatro Stüdyosu’nun, sahnelediği "Speer" bu estetik - düşünsel yaşantıyı sağlayan ender oyunlardan.
TÜREL EZİCİ
Albert Speer... Hitler’in "Jenosit" ve savaş mekanizmasının beyni... Eski Berlin’in kalbini kanata kanata söküp, yerine, Töton İmparatorluğu ütopyasının taşlaşmış kalbi "Germania"yı; "dehşetin estetiği"ni anıtlaştırmayı planlayan mimar... Nürnberg yargısı ve Spandou’da geçen yirmi yıllık mahkûmiyetten sonra karıştığı halkın arasında, "şeyleştirilen kitlelerin silinmiş belleklerinde", "medya starı" olarak kabul görme erincine ulaşmış, insanlık suçlusu bir teknokrat... Politikacılar için önemli olan "Doğru nedir?" sorusu, Speer’in kendisine hiç yöneltmediği bir soru. Onun için doğrular değil, "Ne yapılabilir?"in yanıtı ve sonuçlar önemli. Kısaca, insansız bir dünyanın, tüm nesnesel cephesi...
Esther Vilar’ın, kurgusal gerçeğin sınırlarına taşarak yazdığı oyunun odağında, bu tarihi portre var. 1980 yılının bir akşamında, Berlin’de, "duvar"ın öte yakasında ve hemen bitişiğindeki özel mekânda buluşan sosyalist Bauer ve eski Nazi Speer ne konuşuyorlar? Speer’in geçmişini sorgularken, Bauer’in, "duvar"a çarpan insanların çığlıkları, köpek ve silah sesleri eşliğinde içtiği şampanya, neyi açıklıyor? İnsanlık adına yola çıkan ütopyaların, geride ceset dağları bırakarak gelip dayandığı sıfır noktasından geriye dönüş mümkün mü? Para teknokratlarının yönetimindeki "globalizm" ütopyası ve ürettiği kriz çözümlerinin, Nazi mantığından ve ahlakından farkı var mı? Politikacılarının dama taşı konumundan öteye gidemediği yoksul ve borçlu (!) ulus devletleri gölgesiyle ezen, dünyanın tek hükümdarı, bir yandan sadaka dağıtıp bir yandan pençelerini sınırlarının ötesindeki kıtalara kadar fütursuzca uzatırken, aslında faşizmi mi küreselleştiriyor? Demokrasi ve barış adına, potansiyel suçlu yaftasıyla gözetlenen ve tecrit hücrelerine paylaştırılan insanlık, sona mı yaklaşıyor?
Ahmet Leventoğlu, bir sanatçı - aydının hassas vizöründen incelediği bu zor ve çok güncel oyunun armonisini, pek çok soru üzerine kurmuş. Kendimizi, aidiyetimizi sınava çektiğimiz, üst üste katlanan ve bambaşka sorulara kapı açan cinsten sorular bunlar. Ve yanıtları, her türlü duygu - düşünce kalıbının ötesinde verilmesi gereken sorular. Oyun ilerledikçe, düşünce düzleminde, insanoğlunun çıplak gerçeğinin üstüne çıkıp, oradan aşağılara baktığınızı sanıyorsunuz. Size yaşatılanın, tam anlamıyla bir köşeye sıkışma olduğunu sonradan fark ediyorsunuz. Bu tuhaf ironi ile başetmeye çalışırken, seyre geldiğiniz oyunun, hayatınızın görmezden geldiğiniz bir parçası değil, tamamı olduğuna tanık oluyorsunuz.
Oyunculuk için, özellikle Nihat İleri için ne söylenebilir ki? Bomboş uzama, bir fırça hamlesiyle fırlatılmış kara bir lekeyi oynayabilen aktör o. Mehmet Ali Kaplanlar ise, onun kadar başarılı. "Speer", iki kişilik muhteşem bir senfoni!..
"Dünyanın Başkenti - Speer".
Yazan: Esther Vilar Çeviri: Ahmet Cemal Yöneten: Ahmet Leventoğlu Işık tasarımı ve "Adam": Murat Kılıç Oyuncular: Nihat İleri, Mehmet Ali Kaplanlar.
Enka Oditoryumu
(0544) 420 03 93
KÜLTÜR & SANAT


Jennifer’dan muhabbet kaptık!
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Koç’tan üç ‘güzel’
Burjuvazinin sırça kafesindeki Arslan
Büyük tepki küçük gerekçe
Bir kıvılcım yeter...
Sihre davet
Mısralar sahneye adım atarken...
Aşağıda kimse kaldı mı?
Mizahi fotoğraflar
Amerikan rüyası
Nisan ayları öldürücüdür
Matematik büyücüsünün öyküsü
Sinemanın götürdüğü yere git!
Kültür başkenti
İki kişilik senfoni
Mavi Melek olmayan Marlene
Son 50 yılın sanatı
Küreselleşme karşıtı 68’li
Dil aşkı dersleri
İstanbul’un son mutlu yaz’ı
Chagall’ın şiirsel sirki
Mektup aşkları
Tarihten insan yüzleri
"Kriz kapattırmaz"
Füruzan’dan incelikli bir oyun
Açık açık büyüyorlar!
Göz kamaştıran ışık kuleleri
Vian romanları yeniden
Haftanın albümleri
"İnsan gibi" konuşmak!
Hayat atölyesi
"Taşınan Vapurlar"dan "Hayalet Gemi"ye...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|