20 Mart 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




İstanbul’un son mutlu yaz’ı

Kuzguncuk üzerine yazılmış bir kitap: "Bir Kuzgun Yaz". Yazarı: Mehmet Üver. 46 yaşındaki yazarın ilk kitabı.

     MERİH DANALI

     İstanbul’dan çok "yaz" geldi geçti. Ama hiçbiri 1960’ların yaz’ı gibi olmadı. Henüz tramvayların çalıştığı, kömürlü şehir hatları vapurlarının Boğaz iskelelerini birbirine bağladığı dönemlerde İstanbul gerçekten bir başkaydı. İşte "Bir Kuzgun Yaz", 1960’ların ilk yarısında mutlu bir Kuzguncuk yazının romanı. Yazarı Mehmet Ünver ise aslen "has" bir Kuzguncuklu... Mehmet Ünver ile İstanbul, Kuzguncuk ve çocukluk nostaljisi kokan kitabı "Bir Kuzgun Yaz" üzerine konuştuk.
     
     Kitapta yer alanların gerçek olup olmadıklarını merak ettim okurken. Eminim okuyan herkesin aklında da bu soru beliriyor.
     Karakterlerin tamamı gerçek. Kitaptaki olayların ise yüzde 90’a yakını... Geriye kalan çok az bir kısım ise gerçek karakterlerden yola çıkarak yaratılan bir kurgu.
     
     Çüklü Çavuş Ayşe, Kabagöt, Kokulu Co, Öküz, Fellah ve Araksi şimdi ne yapıyorlar? Birer roman kahramanı olduklarını biliyorlar mı?
     Çüklü Çavuş Ayşe’nin dayılığı hâlâ devam ediyor. Şu anda askerlik çağında bir oğlu var. Ne yazık ki bugünlerde taşınacak ve Kuzguncuk önemli bir kahramanını yitirecek. Asıl korkum ise diğer dört karakterde. Roman kahramanları olduklarını bilmiyorlar. Romanda, onları çok haylaz, haydut, muzır çocuklar olarak göstermiştim ki bu gerçekti. Tavırlarını merak ediyorum doğrusu. Araksi, romanda olduğu gibi gerçek hayatta da Amerika’ya göç etti. Bizim tavan arasında büyüttüğü oğlu Moiz’in Amerikan senatosunda önemli bir göreve geldiğini duyduk. Ama şu anda bir bağlantımız yok ne yazık ki.
     
     Kahramanların maceralarının devamı gelecek mi?
     Şu ana kadar kitabımı okuyan herkes bana bunu sordu. Romandaki olaylar 1960’lardaki tek bir seneyi kapsıyordu. Bunun gibi yaşadığımız çok güzel maceralar var o yıllarda. Ve devamını kesinlikle yazacağım.
     
     Bildiğim kadarıyla hâlâ Kuzguncuk’ta yaşıyorsunuz. Geçen süre içinde yaşanan değişimler, Kuzguncuk’un değişen çehresi sizi nasıl etkiliyor?
     Kuzguncuk, 1970’li yıllarda yoğun göç aldı. Bu arada yazlık sinemalar da kapandı. Elimizde bir tek Kuzguncuk bostanı kaldı. Orasının da betonlaşmaması için tüm Kuzguncuklular mücadele veriyoruz şu sıralar. Bu arada gayrimüslim mozayiğinin de önemli bir kısmı Yunanistan veya İsrail’e göç etti. Değişim yıllarında kendimizi bir an için o şirin Boğaziçi iskelesindeki çocukluğumuzdan kopmuş hissettik. Kuzguncuk’a sonradan yerleşenler buranın özgün havasına uydu ve 90’lı yıllardan itibaren Kuzguncuk yeniden keşfedildi. Öyle ki eski cumbalı ahşap evler, bazı yazar ve sanatçılar tarafından alınıp restore edildi. Çocukluğumuzda denize girdiğimiz yıkık yalı arsasını temizleyip oturacak yerler yaparak, kadınlı erkekli, tekrar burada yüzmeye başladık. Kuzguncuk’tan yıllar önce ayrılan şu anda da maddi yönden çok iyi durumda olan eski Kuzguncuklular, hâlâ hafta sonları gelip bizim orada yüzüyorlar. Kuzguncuk yine çok güzel.
     
     "Bir Kuzgun Yaz", ilk kitabınız olduğu halde olumlu tepkiler aldı. Bunu ne takip edecek?
     Öncelikle bu kitabın bir devamını düşünüyorum. Ayrıca anneannemin Balkan Savaşı’nda Selanik’ten kaçıp sonra da kaderin bir cilvesi olarak kendisini Dolmabahçe Sarayı’nda bulmasıyla başlayıp oradan Şebinkarahisar’a kadar giden çok ilginç bir yaşam öyküsü var. Şu anda da bunun üzerine çalışıyorum.
     
     Bugünün çocuklarının sizin kadar güzel bir çocukluk yaşadığına inanıyor musunuz?
     Ne yazık ki buna inanmam mümkün değil. Yazlık sinemalara gitmeyen, kömürlü vapurların üzerinde denize atlamayan, bostanlardan erik araklamayan ve bostancıdan dayak yemeyen çocukların mutlu bir çocukluk yaşayacağına inanmıyorum. Bugünün çocuklarına bir uyarım var: İncir ağacından düşen ölür derler. Buna sakın inanmayın.
     
     "Bir Kuzgun Yaz"
     Mehmet Ünver
     143 sayfa
     Fiyatı: 6.000.000 TL.
     Okuyanus Yayınları
     2002
     



 KÜLTÜR & SANAT


Jennifer’dan muhabbet kaptık!
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Koç’tan üç ‘güzel’
Burjuvazinin sırça kafesindeki Arslan
Büyük tepki küçük gerekçe
Bir kıvılcım yeter...
Sihre davet
Mısralar sahneye adım atarken...
Aşağıda kimse kaldı mı?
Mizahi fotoğraflar
Amerikan rüyası
Nisan ayları öldürücüdür
Matematik büyücüsünün öyküsü
Sinemanın götürdüğü yere git!
Kültür başkenti
İki kişilik senfoni
Mavi Melek olmayan Marlene
Son 50 yılın sanatı
Küreselleşme karşıtı 68’li
Dil aşkı dersleri
İstanbul’un son mutlu yaz’ı
Chagall’ın şiirsel sirki
Mektup aşkları
Tarihten insan yüzleri
"Kriz kapattırmaz"
Füruzan’dan incelikli bir oyun
Açık açık büyüyorlar!
Göz kamaştıran ışık kuleleri
Vian romanları yeniden
Haftanın albümleri
"İnsan gibi" konuşmak!
Hayat atölyesi
"Taşınan Vapurlar"dan "Hayalet Gemi"ye...
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet