
|


ORTADOĞU’da kumar sürüyor
İnsan yaşamının değeri eşitlenmedikçe, uluslararası adaletten söz etmek anlamsızlaşıyor
Ortadoğu, ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin ziyaretiyle hareketli birkaç gün geçirdi. Cheney, Suudi Arabistan, Kuveyt ve İsrail’den sonra dün de Ankara’daydı. Arap ülkelerinden ve Türkiye’den Irak operasyonuna yönelik destek alamayan Cheney, bu ziyaretinde ABD’nin İsrail öncelikli bölge politikalarını da teyit etmiş oldu.
Cheney’nin dün Şaron’la yapılan görüşmenin ardından İsrail’in ateşkese yönelik daha ılımlı bir tavır takınması önemliydi. Yine de, bu ülkenin, Amerika’nın desteğiyle Arafat’ı ve Filistinlileri bezdirme politikasından vazgeçmediği görülüyor.
Türkiye’ye gelince, gelişmeler daha da vahimleşir ve Irak’a bir operasyon olursa, bizi zor günler bekliyor. Zorluğun ötesinde, böyle bir gelişme olursa, önümüzdeki birkaç yılın da kayıp yıllara dönüşmesi mümkündür.
Bazıları da diyor ki, ne olacaksa olsun ama hemen olsun. Keşke bu tür harekatlar, sonucu bilinen ameliyatlar gibi olsaydı. Yara temizlendikten sonra hasta bir süre içinde iyileşseydi. Ortadoğu’da hangi sorun böyle keskin müdahalelerle çözümlenebildi ki?
Bu aşamada ABD’nin terörist ülkelere karşı nükleer silah kullanma olasılığından bahsetmesi de oldukça düşündürücü bir gelişme. Bu yeni açılım, bölgedeki insan hayatının, ABD tarafından pek de önemsenmediğinin bir göstergesi değil mi?
Irak’a yapılacak bir operasyon bölgeyi daha da sarsacaktır. Çünkü bir kesimin iddia ettiği gibi, Saddam rejimi devrildiği taktirde, Irak’ı güllük gülistanlık günler beklemiyor.
Öncelikle tamamıyla uluslararası toplum tarafından dışlanmış bir yeni nesil var Irak’ta. Demokrasi kültürünü bu nesil mi yerleştirecek? Yoksa yurtdışından ithal edilecek ve ülkenin gerçeklerinden tamamen kopuk muhalefet cephesi mi? Her ikisi de uzak ihtimal - adeta hayal ürünü.
Türkiye açısından bakıldığında ise, olası bir Irak harekatı gerçekten büyük bir darbe olur. Ekonomik gelişmeyi, jeo - politik dengeleri ve bölgemizdeki istikrarı sarsacağına kesin gözle bakabiliriz.
Ortadoğu’nun kanayan yarası esasen Filistin - İsrail meselesi, ancak ABD, Irak’ı bölgenin günah keçisi yapma politikasını sürdürüyor.
Dünyanın tek süper gücü Ortadoğu’da satranç oynadığını düşünürken, ciddi bir kumara girmiş durumda. Çünkü tasarladığı hareketlerin sonucunu tam olarak kestirmek imkansız.
Kestirilebilecek tek bir sonuç var, o da olası bir harekatta insanların öleceği. Ama siz eğer bölge insanına, bir ABD veya Avrupa vatandaşının biçtiğiniz değeri vermiyorsanız, bu da önemli değil.
Daha çok çocuk ölümü, daha fazla kanser vakası ve kaybolan nesiller. Bunlar Ortadoğu’nun zengin kaynaklarını elde tutmak için küçük bir bedel sayılabilir.
Bu kumarda kartlar ABD’nin elinde. Ancak kumarda kazanmak, başka alanlarda kaybetmek anlamına da gelebilir...
cemipek@aol.com
SAYFA BAŞI

|
|

|