
|


Yönetim yargıyı aşmaya çalışıyor
Bergama'da siyanürle altın çıkarma girişiminin 8 yıllık serüvenini özetlediğimiz geçen haftaki yazının sonunda maddi bir yanlışlık yapmış ve Danıştay 6. Dairesi'nin "1997'den bu yana esas hakkında kararını vermediğini" yazmıştık. Meğer 6. Daire bu süre içinde esas hakkında iki kez karar vermiş, şimdi beklenen karar ise, Temmuz 2001'de Danıştay'a intikal eden yeni bir davanın kararı imiş.
Telefon edip durumu açıklayan 6. Daire Başkanı Sayın Gürbüz Önbilgin, "Danıştay'a haksızlık etmişsiniz" dedi, haklı olarak. Eh, Sezar'ın hakkını Sezar'a, Danıştay'ın hakkını Danıştay'a vermek boynumuzun borcu.
Sayın Başkan'ın gönderdiği Danıştay 6. Dairesi'nin üç karar metnine dayanarak olayın özetinin de özetini yapmaya çalışalım.
Altının siyanür kullanılarak çıkarılmasının çevre ve insan sağlığına zarar vereceği gerekçesiyle, işletme izninin iptali istemiyle İzmir 1. İdare Mahkemesi'ne başvuran Bergama köylülerinin başvurusu mahkemece reddediliyor. Köylüler Danıştay'a gidiyor. Danıştay 6. Daire, mahkemenin ret kararını bozuyor. Davaya yeniden bakan İzmir 1. İdare Mahkemesi işletme iznini iptal ediyor. Bu kez Çevre Bakanlığı temyize gidiyor, ama Danıştay 6. Dairesi bu istemi reddederek mahkeme kararını doğru buluyor.
Hükümet ve de yabancı şirket yargıyı aşıp ille de siyanürle altın çıkarmada kararlı. Son olarak Başbakanlık'ın TÜBİTAK'a hazırlattığı bir rapora dayanılarak bu kez Başbakanlık Müsteşarlığı'nın yazısıyla 5 bakanlık tarafından bir yıl için geçici işletme izni veriliyor. Bergamalıların itirazı üzerine İzmir İdare Mahkemesi geçici işletme iznini de iptal ediyor. Bu kez Başbakanlık Danıştay'a başvuruyor. Başvuru 16 Temmuz 2001'de yapıldığı ve araya yargı tatili girdiği için Danıştay Nöbetçi Dairesi, idare mahkemesinin iptal kararının yürütmesinin durdurulmasına hükmediyor. Danıştay 6. Dairesi, Temmuz 2001'de Danıştay'a gelen bu davanın dosyasını görüşmeye henüz başlamadı. Daire Başkanı Sayın Önbilgin, genellikle kararların bir yıl içinde çıktığını, bu konuda da Temmuz 2002'ye kadar karara varılacağını umduğunu söylüyor.
Görüyorsunuz, bu altın işi "heyecanlı" bir seyir izliyor. Bu seyri, herkesin seyirci gibi seyretmeyip, mal sahibi gibi yakından izlemesinde yarar var. Biz izlemeye çalışacağız.
Danıştay 6. Dairesi'nin kararlarında, "Vatan millet Sakarya" edebiyatıyla mangalda kül bırakmayanlara ibret olacak çok ilginç vurgulamalar var, ama yerimiz kalmadı. İleride onlara da değinmek isteriz.
Bir şiir Tadımlık dizelerimiz Vecdi Erbay'ın "dün yoktun, tenhalığımdan korktum" diye başlayan "Üç Taş, Bana" şiirinden (E dergisi, Mart 2002):
"çekerek hikayelerini hayatımdan / vah ki bir tedirgin haydut / bozdu aşk ezberimi, gördünüz / üç taş düştü, bana: / boşum boşum boşum / günde derinlik, yolculukta heves bitti / bırakın / sadece gideyim"
ngureli@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|