
|


Pelin ile Tan’ın düeti
Yaşamöykülerinde pek çok ortak nokta bulunan Tan Sağtürk ve Pelin Batu aynı filmde buluştu. "Mavide Düet" adını taşıyan fimde ikili, birbirine aşık bir çifti canlandıracak
ALİN TAŞÇIYAN
Düşlerdeki ikiliyi Düş Fabrikası bir araya getirdi! Pelin Batu ve Tan Sağtürk’ün başrolleri paylaşacağı "Mavide Düet" adlı film projesini üç genç sinemacı tarafından kurulan Düş Fabrikası Görüntü Sanatları gerçekleştirecek. Ahmet Küçükkayalı’nın yazıp yönettiği "Mavide Düetöte Sağtürk, sorunlarından kurtulmak için Türkiye’de bir köye gelen Fransız ressam Julien’i canlandıracak. Batu’nun rolü ise, o köyden kurtulmak isteyen "asil ruhlu köylü kızı" Kiraz’ı... Film, Jülien’in gelişinden sonra köyde başlayan bir dizi cinayeti konu alan bir gerilim.
Batu ve Sağtürk dışarıdan bakınca ne kadar çok ortak noktaları olduğunu düşündüren bir çift. İkisi de uzun süre yurtdışında yaşadıktan sonra Türkiye’ye geldi. Yetenekli ve güzel gençler olarak bir anda medyatik oluverdiler. Özel yaşamları magazin manşetlerinden düşmedi. Şimdi her ikisi de oyunculuğun yanı sıra birer televizyon programı sunuyor. Oysa birbirlerini bu film sayesinde tanıdılar.
Sağtürk rol arkadaşını tanımadan önce de beğendiğini söylüyor: "Ben Pelin’den etkilendim açıkçası, duru bir güzelliği var. Yalan söylemiş olurum etkilenmedim dersem. Güzel çekimler yapılıyor, dergi çekimleri. İnsan birkaç kişiye dikkat ediyor o dergileri okuyorsa."
Batu ortak noktalarının konuştukça ortaya çıktığını söylüyor. Sağtürk hemen atılıyor: "Ortak nokta galiba insanların bulmak istediği yol. Biz onu aramadık! Ortak noktalar çıkıyor tabii ama iki sevgili bir araya gelince ‘ah ne kadar çok ortak noktamız var’ der de kendini tüketir ya öyle olmadı. Bu filmin dışında da anlaşabiliyoruz aramızda."
Batu ve Sağtürk film gereği birbirlerine aşık olacak. "Julien’in doğumda eşini kaybetmesinden dolayı içine kapanık bir dünyası var. Ama Kiraz ile birlikte bu dünya açılıyor. Yüz ifadesi sert olan pek konuşmayan karakterin yerine, neşeli, konuşkan bir karakter geliyor. Tam bir yıldırım aşkı" diyor Sağtürk.
"Ama Türkiye’ye tatile geldim, bir Türk kızı buldum değil!" diye ekliyor Batu: "Ayrıca ikisi için de zor bir ilişki. Bir anda elektriklenme söz konusu ama. İkisi de mantıklı düşününce acaba olur mu diyor. Ben onun ikilemini yaşıyorum. Hayallerimin erkeğini buldum, kollarına atılayım o beni Fransa’ya kaçırsın gibi bir şey yok. Ben de çok ürküyorum. O yüzden hem yılıdırım aşkı var hem de korku. Korkular da bayağı bir uzatıyor ilişkiyi."
İki karakter arasında bir kültür farkı var. Bir Fransız erkeğiyle taşralı Türk kızının aşka, cinselliğe yaklaşımı arasında neredeyse bir uçurum var. Batu’ya göre "Kız çok masum. Bence o masumiyetten etkileniyor Julien. İki çocuğu var, bir sürü şey yaşamış bir adam. Paris’te yaşamış bir adam. Hem kendi içindeki o korkuları var hem de Kiraz’a karşı korkusu var. Sanki onu incitecekmiş gibi. Cinsellik yok zaten."
Yönetmen Küçükkayalı "Masumane bir aşk ilişkisi var. Ama cinselliği göstermeyeceğiz" diyor. "Tabii ki Julien deneyimli. Kiraz ise daha kendi vücudunu tanımaya çalışan bir kadın. Seksapelli sahneler yok filmimizde.
Peki, cinayetler işlenen bir filmde şiddete ne ölçüde tanık olacağız? "Cinayetleri göreceğiz" diyor yönetmen. "Oldukça fazla aksiyon sahnesi olan bir film. Ama basmakalıp cinayet sahneleri yok. Onları filmde göreceğiz. Bazı sahneler sözlere sığmıyor."
Son söz de Düş Fabrikası adına Küçükkayalı’dan: "Türk sineması için çok uç bir noktaya sıçrıyoruz. Yürümüyoruz biz sıçrıyoruz. Umarım ayağımız kaymaz."
Filmi çekecek parayı bulmak için evini sattı Filmin yazarı ve yönetmeni Ahmet Küçükkayalı, Biray Dalkıran ve Güçlü Gülan’ın kurdukları şirket Düş Fabrikası adlı şirket görüntü sanatları alanında müzik videosundan web tasarımına, senaryo yazımından kastinge dek her alanda hizmet veriyor. Üç ortak da her biri birçok ödül kazanan kısa filmlere ayrı ayrı imza atmış yönetmenler. Dalkıran ve Gülan’ın aksine Küçükkayalı sinema öğrenimi görmedi.
27 yaşındaki yönetmen, TRT’nin Genç Sinemacılar programı çerçevesinde çektiği 35mm. filmlerle mesleğe "sadece sinema yapacağım" diyecek kadar ısındı. Filmde Gülan Küçükkayalı’nın asistanlığını üstlenirken Dalkıran dijital görüntü efektlerini gerçekleştirecek. Aralarında Şemsi İnkaya, Emre Altuğ, Ali Başar ve Melissa Sözen’in de bulunduğu oyuncu kadrosundan tam destek alan, hepsi gönüllü çalışmaya hazır genç ve dinamik ekibin tek eksiği para. Başta Burboya Kimya Sanayii’nin bulunduğu birkaç sponsoru var. Ahmet Küçükkayalı, bu projeyi gerçekleştirebilmek için evini sattı.
"Güzel bir diyaloğumuz var"
Yönetmen Küçükkayalı "Çok heyecanlı çalışıyoruz. Masaya yarım saatliğine oturuyoruz, saatler sonra kalkıyoruz. Senaryo ortaya yatırılıyor. Güzel bir diyaloğumuz var. Pelin ve Tan ile çok iyi anlaşıyoruz. Başta iş ilişkisiydi aramızdaki, şimdi dost olarak görüyorum onları. Şimdiye kadar yaptığım kısa filmlerde hep amatör oyuncularım oldu. Ama onları yönlendirebildiğimi düşünüyorum.
Yönetmenin özelliklerinden biri de bu olmalı. Bu konuda kendime güveniyorum" diyor.
PAZAR


Müzayedeci oluyorum, oluyorum, oldum...
‘Can sıkıntısından değil para için çeteci oldular’
Pelin ile Tan’ın düeti
Bu kahveye erkekler giremiyor
Arjantin, İran ve Tayland mutfakları bu caddede
Teşvikiye’de "taze bira"
Mahalle dedikodusu
The Marmara’da Paella Geceleri
Macar Haftası Çırağan’da başlıyor
DVD / Selim BOY
İskelede balık keyfi
Gorbi’nin sırrı
Don Juan mı yoksa Kazanova mı?
Yükselemeyen yüksek sınıf
Dünya kadınları
Bankacılar lokanta açıyor, çevirmenler para yapıyor
"Başka İstanbul yokötu...
Kendi Kunta Kinte’sinin peşinde...
SAYFA BAŞI

|
|

|