21 Mart 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Teşvikiye’de "taze bira"

Geçen hafta Teşvikiye’de açılan bir pub, müşterilerine kendi imal ettiği biraları sunuyor. Biranın nasıl yapıldığını görebildiğiniz mekanda birçok bira çeşidi de ilk kez üretiliyor

     MEHMET YALÇIN

     Yaşı 50’lerin üzerinde olan biraseverler, sık sık "Ah nerede o eski bira bahçeleri? Oralarda ne güzel biralar yudumlardık! O tatlar hâlâ damağımızda ama bir daha onları yakalayamadık" der dururlar. İstanbul’un Bomonti semtindeki, Ankara’da da Atatürk Orman Çiftliği’ndeki bira bahçelerini özlemle anarlar.
     Gerçekten de o yıllarda bu bira bahçelerinde nefis biralar yudumlanırmış. Bira hemen yandaki fabrikada yapılır, taze taze içilirmiş. Bu fabrikalar normal sarı biranın yanında siyah biralar da üretirlermiş. Kadın-erkek, hatta çocuk birlikte gidilen bu nezih ortamlarda medeni bir hava esermiş.
     Türkiye’nin tarihe gömdüğü bu bira bahçeleri, Almanya’da ise hâlâ çok yaygın. Dünyanın en iyi biralarını yapan ülkelerden Belçika’da ise, iklim çok soğuk olduğundan bahçeler değil ama brasserie’ler var. Buralarda da gelenek, biranın hemen yandaki tesiste yapılıp, taze taze içilmesi. Uzun yıllardır kötü biralar içip duran ama Avrupa tipi kaliteli birayı da keşfetmeye başlayan Amerika’da da, şu sıralar bu tür braseriler (Amerikan deyimiyle "brewpubölar) yaygınlaşmaya başladı.
     
Masaya 4 çeşit bira geliyor
     Biranın yapıldığı yerde içilmesinin bakkaldan alıp evde içmeye göre çok önemli bir farkı var: Tesislerin yanlarında bira hızlı tüketildiği için pastörize edilmesine gerek kalmıyor. Pastörize edilmemiş bira, pastörize biraya oranla çok daha lezzetli. Zira yüksek ısıda yapılan bu işlem, biranın içinde kalan canlı organizmaları öldürüyor ve bir miktar lezzet ve tazelik kaybına yol açıyor. Sanayi tipi üretilen biralar ise, yurdun dört bir yanına gönderilip uzun bir süre depolarda, raflarda kaldıklarından, mutlaka pastörize ediliyorlar.
     İşte biranın pastörize edilmeden, taze taze içilebildiği bu imalathane-pub’ların ilkine, İstanbul geçtiğimiz hafta kavuştu. Teşvikiye Atiye Sokak 5 numarada, eski Cafe Wien’in olduğu 3 katlı, bahçeli binada açılan "Taps", farklı bira çeşitlerini tadabileceğiniz bir yer.
     Taps’te eski bira bahçelerinin bir-iki çeşit birasından farklı olarak, önünüze dört çeşit bira birden geliveriyor. Garsonlar masalara dört tane küçük bira bardağı alan sempatik bir ahşap tepsi bırakıyorlar. Her bira tadımlık, hepsinin de altında hangi bira çeşidi oldukları yazıyor. Şimdilik önünüze gelenler, Belçika tipi buğday birası, Münih birası, alıştığımız lager tipi bira ve İngiliz tipi "ale" (eyl) birası... Pub’ın her katında camlı bölmelerin içinden bir kısmını gördüğünüz "tesisöte her biri birbirinden farklı bu biralar 700’er litre üretiliyorlar. Biraları tadıyorsunuz, beğendiğinizden daha büyük bardakla ısmarlıyorsunuz.
     Taps’çiler her imalat partisinde farklı biralar da deneyeceklerini söylüyorlar. Nitekim önümüzdeki günlerde Alman tipi "Bock" ve Viyana tipi kırmızı lager da hazırlanacak.
     
     Modern dekore edilmiş bu pub’da, bira yerine illa da şarap içeceğim diye tutturacaklar için çeşitli şaraplar da bulunduruluyor. Yemekler dünya mutfaklarından derlenmiş, biraya uygun yemekler. Kızarmış soğan halkalarından Sezar salatasına, İtalyan ve Şikago tipi pizzalardan makarnalara, şnitzelden Frankfurter sosise kadar hayli seçenek var.
     Taps bence Türkiye’de biraseverler için güzel günlerin geleceğinin bir müjdecisi. Zira nihayet biranın illa da sanayi tipi üretilmesi gerekmediği, butik yerli biralar da üretilebileceği farkedildi. "Türk milleti illa soğuk içeceği sarı biralar ister" önyargısının aksine, açılış günü en çok istenen bira İngiliz tipi ale oldu!
     Bence biraseverler damak zevklerini çeşitlendirecek anlamlı yeniliklere hasret durumdalar. Umarım Taps’ın açtığı yoldan başkaları da gelir ve ithal biralara milyonlar ödemek zorunda kalmadan, farklı tatlarda yerli biralar yudumlarız...
     
Evler için küçük fıçılarda satılacak
     Taps’çiler biralarını beğenip evlerinde de yudumlamak isteyenler için de küçük fıçılar getirtmeyi ve bunlara bira doldurmayı düşünüyorlar. Belli bir depozito karşılığı fıçınızı doldurtacak, boşalınca getirip yeniden içine bira koydurtacaksınız... Böylece evinizde dostlarınıza, fıçıdan bira ikramı keyfini de yaşayacaksınız.
     



 PAZAR


Müzayedeci oluyorum, oluyorum, oldum...
‘Can sıkıntısından değil para için çeteci oldular’
Pelin ile Tan’ın düeti
Bu kahveye erkekler giremiyor
Arjantin, İran ve Tayland mutfakları bu caddede
Teşvikiye’de "taze bira"
Mahalle dedikodusu
The Marmara’da Paella Geceleri
Macar Haftası Çırağan’da başlıyor
DVD / Selim BOY
İskelede balık keyfi
Gorbi’nin sırrı
Don Juan mı yoksa Kazanova mı?
Yükselemeyen yüksek sınıf
Dünya kadınları
Bankacılar lokanta açıyor, çevirmenler para yapıyor
"Başka İstanbul yokötu...
Kendi Kunta Kinte’sinin peşinde...


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet