
|


İskelede balık keyfi
Kuruçeşme’deki eski vapur iskelesinde hizmet veren Marina Balık Lokantası’nın hem manzarası güzel hem de balıkları taze ve lezzetli
İstanbul Boğazı’nda, şehir hatları gemilerinin yolcu indirip bindirmesi için yapılan ahşap iskelelere gemiler uğramaz olunca, bu iskeleler lokanta olarak kiraya verildi. Rumelihisarı’ndaki İskele Balık Lokantası ile Kuruçeşme’deki Marina Balık Lokantası şehir hatlarının kullanılmayan iskelelerinde faaliyete geçmiş lokantalardır.
Marina Balık Lokantası’nın ahşap binası Kuruçeşme Parkı içinde, denizin kenarında, Galatasaray Adası’nın tam karşısındadır. Ortaköy ile Arnavutköy arasındaki Kuruçeşme önemli bir semttir. Bizans’tan kalma seçkin bir yerleşim bölgesidir. Ayazmaları ve şifalı suları ile ün yapmıştır. Mucizeler yarattığına inanılan tatlı suyuyla Aya Dimitrios, bağların içinde bulunan Aya Lipsi ve Aya Nikola bunların en önemlileridir.
Kuruçeşme’nin tarihteki adı Avophos’tur. Bir sütun üzerinde çile çekerek ömür tüketen Ortodoks rahipler burayı ünlendirmiştir. Bunlardan birinin 37, bir başkasının 61 yıl sütunun tepesinde ömür tükettiği rivayet edilir. Bu bölgenin bilinen ilk önemli yapısı Patrik Tarasias’ın dokuzuncu yüzyılda yaptırdığı ve Hegias Tarsias Manastırı’dır.
Osmanlı döneminde burada Türkler, Rumlar, Yahudiler bir arada yaşamıştır.
Semt, Damat İbrahim Paşa’nın tepede inşa ettirdiği "Kasr-ı Süreyya", Ali Paşa’nın Sahil Sarayı, Üçüncü Ahmed’in kızı Esra Sultan’ın bahçesi, Birinci Abdülhamid’in kızının sarayı ve "Vukela" sarayları ile ün yapmıştır.
Fatih’in tezkerecisi Osman Efendi buradaki Kuruçeşme Camii’ni yaptırmıştır.
Kuruçeşme, padişah efendinin müsaadesi ile oturulabilen özel semtlerden biri olmuştur.
Osmanlı döneminde semtin çeşmesinin kuruması ile Kuruçeşme olarak anılmaya başlandığı, daha sonraları Köprülüzade Ahmet Paşa’nın kızının çeşmenin suyunu akar hale getirtmesine rağmen Kuruçeşme adının yerleştiği anlatılır.
Bizans ve Osmanlı eserlerinin çoğu zamanla yok olmuş, sahil yolu açımı nedeniyle 1950’li yıllarda sahil şeridinde kalan binalarda yıkılınca, eskiden eser kalmamıştır. Kuruçeşme sırtlarında bulunan Osmanlı’dan Hazine’ye intikal eden arsalar gecekondularla dolmuştur. Bu gecekondular İstanbul’un deniz manzaralı en güzel gecekondularıdır.
İstanbul Ansiklopedisi’nde yer alan bilgilere göre, Kuruçeşme’de eskiden beş iskele vardı. Birinci Aralık İskelesi (bugün Kuruçeşme Parkı içinde kalan iskele), İkinci Aralık İskelesi (park içinde bulunan büyük gemilerin bağlı beklediği iskele), Vapur İskelesi (eskiden Deniz Hatları vapurlarının yanaştığı, şimdilerde Marina Deniz Lokantası olan iskele), Üçüncü Aralık İskelesi (motorlar için yapılmış iskele), Kuyumcubaşı İskelesi (Sarrafburnu’nda bugünkü kazıklı yolun başladığı
yerdeki iskele).
Kuruçeşme İskelesi karşısındaki küçük ada, II. Abdülhamid tarafından saray ve cami mimarı Sarkis Balyan’a hediye edilmişti. Cumhuriyet döneminde bu arada şehir hatları vapurları için kömür deposu olarak kullanıldı. Daha sonra kürek ve yüzme sporları için Galatasaray Kulubü’ne verildi. Kulüp bir süre spor amaçlı olarak kullandıktan sonra adayı lokanta ve gece kulübü olarak değerlendirme arayışına girdi. Adanın yüzme havuzu yaz aylarında kulüp üyelerinin ilgi gösterdikleri bir yerdi. Şu günlerde Galatasaray adayı bir turistik işletmeye kiralamak üzere.
Marina Balık Lokantası’nın binası (eski vapur iskelesi binası olduğu için) denizin tam üzerinde. Üç yanı cam. Hani ne derler: Kaptan köşkü gibi... İşte o biçim... Masalarda otururken, sadece Boğaz’ın karşı yanını değil, Karadeniz yönünü de, Marmara yönünü de görme imkanı oluyor.
Lokantayı işletme ortaklarından Ahmet Güneş yönetiyor. Aşçıbaşı Mengenli Halil Teke.
Hüseyin Doruk yönetimindeki servis personeli deneyimli ve saygılı. Bizim masamıza Giresunlu İlhan Güngör hizmet verdi.
Marina Balık Lokantası’nın özelliği günlük balık çeşitleri. Mevsim balıklarının tüm çeşitlerini bulunduruyorlar. Bu tür lokantalarda günümüzde ucuz olduğu için "küçük balık" (gümüş, hamsi, istavrit) yemek isteyen muradına eremiyor. Marina’da küçük balıklar da mevcut.
Balık servisi öncesi soğuk mezeler ile ara sıcaklarda özellik taşıyan yemekleri, deniz mahsulleri dolma, közde patlıcan, deniz mahsulleri kokoreç ile balık köftesi.
Közde patlıcanı, ince beyaz şeritler halinde hazırlıyorlar. Deniz mahsulleri dolması, zeytinyağlı yaprak sarmaya benziyor. Deniz mahsulleri kokoreç ise bildiğimiz kokoreçin moderni.
Marina Balık Lokantası Kuruçeşme Parkı’nın içinde olduğu için lokantanın önüne kadar vasıta ile gidilemiyor. Kuruçeşme’de Ece’nin barının önündeki trafik ışıklarının hemen altında bir bankomatik var. Bu bankomatiğin önünde, uzun boylu yakışıklı bir park görevlisi devamlı bekler. İsmi Osman Erol’dur. Kendi aracı ile lokantaya gidecekler otomobillerini Osman Erol’a teslim ederlerse o, otomobili otoparka çeker. Taksi ile veya otobüs ile gidecekler de trafik ışıkları altındaki bankomatı "kerteriz" belleyip, parka girerlerse doğru Marina’ya ulaşırlar.
PAZAR


Müzayedeci oluyorum, oluyorum, oldum...
‘Can sıkıntısından değil para için çeteci oldular’
Pelin ile Tan’ın düeti
Bu kahveye erkekler giremiyor
Arjantin, İran ve Tayland mutfakları bu caddede
Teşvikiye’de "taze bira"
Mahalle dedikodusu
The Marmara’da Paella Geceleri
Macar Haftası Çırağan’da başlıyor
DVD / Selim BOY
İskelede balık keyfi
Gorbi’nin sırrı
Don Juan mı yoksa Kazanova mı?
Yükselemeyen yüksek sınıf
Dünya kadınları
Bankacılar lokanta açıyor, çevirmenler para yapıyor
"Başka İstanbul yokötu...
Kendi Kunta Kinte’sinin peşinde...
SAYFA BAŞI

|
|

|