
|


Saddam’ı devirmek ABD’nin gündeminde kalıyor ama...
Başbakan Ecevit, ABD Başkan Yardımcısı Cheney ile görüştükten sonra, "Irak'a görünür gelecekte bir saldırı yok" dedi.
Ne demek görünür gelecek?
Bir ay mı, üç ay mı, altı ay mı? Yoksa çıkmaz ayın son çarşambası mı?
Hangisi görünür gelecek?
İngilizcesi, 'foreseeable future' olan bu deyim diplomatik dilde çok kullanılır. Ama bazen de diplomatlar arasında alay konusu olur.
Görünebilir geleceğin zaman olarak ölçülmesindeki belirsizlik, keyfilik ya da sübjektiflik yatar bunun altında.
Ya da neyin nereye varacağı belli olmayan, zamanı kestirilemeyen durumlarda, görünür gelecekte deyimi kimi zaman diplomatların imdadına yetişir, böylece top taca atılır.
"Türkiye görünür gelecekte Avrupa Birliği'ne aday olmayacak" dediğin zaman bu bir gerçeği ifade edebilir. Ama kimileri için de çuk oturur. Çünkü bundan çıkmaz ayın son çarşambası sonucunu çıkartırlar.
(Laf uzamaya başladı)
Peki, ABD Başkan Yardımcısı, görünür gelecekte Saddam'a karşı bir operasyonun olmayacağını söylerken ne demek istiyordu? Herhalde operasyonun çok yakın olmadığını anlatmak istedi.
Bu da Ankara'yı rahatlattı.
Çünkü, operasyonun en azından sonbahara kadar gündemde olmadığı anlaşıldı.
Cheney Ankara'da aradığını buldu mu?
Bunu söylemek güç.
ABD Başkan Yardımcısı zaten Arap başkentlerinden Ankara'ya eli boş gelmişti. Çünkü Arap liderlerinin derdi bugün için Saddam Hüseyin değildi. İsrail - Filistin çatışmasıydı, Şaron'du.
Bu çatışma her geçen gün bölgeyi istikrarsızlaştırıyor, Arap dünyasında sokağı ayağa kaldırmaya başlıyor, radikallerin elini güçlendiriyordu. İsrail - Filistin barışı birinci öncelik olmalıydı.
Ankara'daki hava da farklı değildi. Irak'a karşı operasyona sıcak bakılmadığı bir kez de Cheney'ye, Başkan Bush'un en yakınındaki kişiye anlatıldı.
Afganistan devam ederken, İsrail - Filistin çatışmasında oluk gibi kan akarken, bir de Irak operasyonuna kalkışmanın akıllıca bir iş olmayacağını dinledi Cheney Ankara'da Ecevit'ten.
Buna karşılık o da, Saddam Hüseyin'in kitle imha silahlarıyla bölgede barış ve istikrara nasıl bir tehdit oluşturduğunu anlattı. Saddam'ın Washington gündeminden düşmeyeceğini yineledi. Destek istedi Türkiye'den...
Ankara, ABD Başkan Yardımcısı'nın kaygılarını paylaştığını belirtti. Ancak, mücadeleyi Birleşmiş Milletler çerçevesinde yürütmenin daha doğru olacağını bir kez daha vurguladı.
Cheney ise şimdilik bu sürecin işlediğini, ama Amerikan yönetiminin bundan fazla bir şey beklemediğini, zira Saddam'a güvenilemeyeceğini, BM kararlarına uymayacağını ekledi.
Kısacası:
Irak gündemde kalacak.
Operasyon gündemden düşmeyecek.
Bir başka deyişle:
Amerikan yönetimi, terörle mücadelenin en önemli ayağı olarak gördüğü Saddam Hüseyin'i devirmek için her yolu denemeyi sürdürecek.
Öyle anlaşılıyor ki, şimdilik, Birlemiş Milletler vidasını sıkıştırmaya devam edecek. Saddam'ın Birleşmiş Milletler silah denetçilerini şartsız olarak kabul etmesi için bastıracak.
Ama aynı zamanda operasyon hazırlıklarını sürdürecek. Saddam'a yönelik psikolojik savaşı yoğunlaştıracak.
Bu arada İsrail - Filistin yangınını kontrol altına almaya, mümkünse söndürmeye gayret edecek.
Bunu yapmadan, Irak'ta bir operasyona kalkışmanın ters tepeceğini, özellikle Körfez'de Bin Ladin'lerin elini güçlendireceğini görmüş, ya da bölge turunun 11 durağının her birinde dinlemiş olmalı ABD Başkan Yardımcısı Cheney...
Yer yuvarlağının ne zor, ne kadar netameli bir noktasında yaşıyoruz. Ne bela bir coğrafyamız var.
h.cemal@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|