
|


Dekor ve gerçek
Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'nun Başkan Cheney'ye sorularından biri...
"Saddam'ın yerine kimi düşünüyorsunuz?"
Araştırmacı gazetecilik dalında Pulitzer ödüllü Seymour Hersh, bu sorunun yanıtını The New Yorker gazetesinde veriyor. Üzerinde en fazla durulan 5 adaydan 2'si eski Genel Kurmay Başkanı Harzai Körfez Savaşı sırasında Saddam'ın, Irak Silahlı Kuvvetler İstihbarat eski Başkanı General Vefik Al Samarai...
Bu ikincisi ile televizyon programım için Londra'da uzun bir görüşme yapmıştım.
Bazı bölümlerini satırlarıma yansıttım. Seymour Hersh'e göre "General Samarai, 'büyük bir askeri harekat gerekmeksizin Saddam'ı düşürmek mümkün' görüşünde."
Aynı makalede ABD'nin Al Samarai ile yakın ilişkide olduğuna ve bir operasyondan sonra Saddam'ın yerine konabileceğine işaret ediliyor.
Darbeci generaller Al Samarai, Saddam'a karşı darbe çekirdeğinin başıymış. Saddam bunu öğrenmiş.
Al Samarai, Bağdat'tan hiç durmaksızın 30 saat yürüyerek kaçmış.
Şimdi Londra'da İngiliz gizli servisinin ve CIA'nın koruması altında. Yıllardır Bağdat'taki uzantılarıyla Saddam'a darbe ve suikast örgütlemekle görevli.
Çok zor bir görev...
En yakınındaki General Talip el Saaddum'u ve başka generalleri "darbeci" suçlamasıyla öldürtüldü.
Ama Al Samarai'ye göre hala darbe yapabilecek generaller, albaylar var. Onların sonuç alması için "yalnız kalmayacaklarının, gerekirse Saddam'a karşı harekat yapılacağının" ABD'den inanılır güvencesi gerekiyor.
Öyle sanıyorum ki... ABD, Cheney'nin gezileri ile bir müdahalenin dekorunu oluştururken, aslında Al Samarai'nin işaret ettiği "güvencenin" Bağdattakilere mesajlarını iletmekte. Olası bir darbeye vitamin vermekte.
General Harzai de aynı derin ilişkilerin içinde.
Yani... Sadece büyük bir askeri harekat değil... Ama harekatın sopasını göstererek Saddam'ın kendi yakın çevresi tarafından devrileceği bir ortam yaratılmak isteniyor.
Cheney'in, Ankara'da Ecevit'e söylediği ve medyaya da sızdırılan "Saddam için kurtuluş yok" söylemi de bu büyük oyunun senaryosunda bir sayfa olabilir. Darbeyi düşünenler yüreklendiriliyor.
İsrail sigortası Körfez Savaşı boyunca ABD ve müttefikleri için en kara kabus "İsrail'in savaşa karışmasıydı. Irak'ı vurmasıydı."
Saddam bunu başarırsa, İslam ülkelerinin Hıristiyanlarla omuz omuza Irak'a karşı saf tutmalarını bozabilecekti.
O nedenle müttefikler havadan Irak'ı vururken, Saddam da tahrip gücü zayıf ama İsrail'de toplum psikolojini tahrik gücü büyük Scud füzelerini Tel Aviv'e atmaktaydı.
O günlerde Tel Aviv'deydim. Savaşın ilk günleriydi. Kente düşen her Scud'dan sonra büyük toplumsal tepkiler oluşuyordu.
Kaldığımız oteldeki İsrailli general hop oturup hop kalkıyordu.
"Irak'ın füzelerine karşı uzun süre suskun kalamayız. Eğer ABD bu füze
rampalarının yerlerini saptayamıyorsa bize bıraksınlar. Elimizle koymuş gibi bulur, tahrip ederiz. ABD bu füze atışlarını durduramazsa, İsrail Irak'ı vurur. Biz ABD'nin kucağında oturan çocuğu değiliz. İsrail'in kişiliği var. Kendi iradesi var."
ABD büyük kaygı duymuştu.
İsrail bunu yaptığı anda koalisyon dağılırdı. Dantel yırtılırdı.
O nedenle Scud'ları havada avlayan Patriot füze savarları gönderdi.
İsrail'i füzelere karşı şemsiyesi altına aldı.
Arap dünyasında, alerjik İsrail'in dışarıda tutulması sağlandı.
Şimdi ise İsrail - Filistin arasında oluk oluk kan akıyor.
Böyle bir ortamda ABD'nin 1991 Irak harekatının uluslararası dantelasını yeniden dokuması mümkün değil.
Tek başına vurması ise "çılgınlık..."
O halde gene aynı olasılığa dönmekte fayda var.
Savaş dekoru arkasındaki darbe senaryoları sezilmekte.
Belki ABD sonbahara kadar zaman kazanarak daha uygun bir ortam yaratmak istiyor.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|