21 Mart 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




ABD, Cheney’in gezisinden memnun

     Washington
     Şimdiye kadar hiçbir başkan yardımcısının gezisi böylesine yakından izlenmemişti. Gittiği her ülkedeki açıklamalar, Amerikan basınında yankı buldu. Yorumlara yol açtı. Daha önce, başkan yardımcılarının bu tip ziyaretleri genelde sembolik bir anlam taşır ve üstünde fazla durulmazdı.
     Bu defakinin böylesine ilgi toplamasının iki nedeni var.
     Biri, Cheney’in kişiliği. Reyting’i hâlâ yükseklerde seyreden Başkan Bush’un tüm performansına rağmen, Cheney hâlâ "gölge başkan" olarak niteleniyor. Söylediklerinin Beyaz Saray tarafından ciddiye alındığı ve politikaların oluşturulmasında önemli bir rolü olduğu biliniyor. Ayrıca, 1991 Körfez Savaşı’nda bölge liderleriyle özel ilişkileri olan bir insan şeklinde nitelenmesi.
     İkinci faktör, olası bir Irak operasyonu için görüş almak ve bölge liderlerini ikna etme misyonu yürütmesi.
     
     Cheney’in her durağında "Aman sakın bir askeri harekâta girişmeyin. Hem başarı şansınız az, hem de bölge dengelerini bozarsınız. Bizden de eski desteği beklemeyin" sözlerini duyduğu yansıdı. Ankara, böyle bir ortamda, adeta Amerika’nın son şansıymış gibi bir izlenim doğdu.
     Ankara’daki görüşmelerin içeriği ve ayrıntıları, bu yazı yazıldığı saatlerde henüz Amerikan basınına yansımamıştı. Televizyonlar, Ankara’daki açıklamaları vermekle yetindiler.
     Buna karşılık, geziyi yakından izleyen yetkililerle yaptığım konuşmalar, Cheney’in Ankara’da duyduklarına "şaşırmadığı" aksine, geriye memnun şekilde döndüğü şeklinde. Başbakan Ecevit’in, Başkan Bush ile konuşması sırasında söylediklerini tekrarladığını, ancak biraz daha nüanslı yaklaşımlarla karşılaşıldığı belirtiliyor.
     "Türkiye yeşil ışık yaktı mı?" şeklindeki sorumuza verilen yanıt aynen şöyle:
     "Henüz bu noktada değiliz. Cheney, yönetimin tutumunu ve politikalarını anlattı"
     Aynı kaynaklar, Türkiye’nin de kuşku ve kaygılarını anlattığını, ancak bu konuşmaların bir "red cephesi" şeklinde olmadığının altını çizdiler. Türkiye’nin, bir savaş durumunda ekonomisinin büyük darbe yiyeceği, Körfez Savaşı’ndan yığılan zararlarının daha da artacağı ve Irak’ın bölünmesiyle ortaya çıkabilecek, bir Kürt devletinin kurulmasının yaratacağı sorunları ortaya koyduğu ve karşılığında da başkan yardımcısının "güvence veren" sözlerini dinlediği belirtildi.
     Amerikalı yetkililer, Washington’ un İncirlik Üssü’nün kullanılması ve Türkiye’nin hava koridorlarını açması konusunda bir kuşkuları olmadığını da saklamıyorlar.
     Cheney’in, eğer gerçekleşecekse, bir Irak operasyonunun hazırlanması için aylar gerektidiğini söylemesi ve Washington’un henüz somut planları bulunmadığını belirtmesi de Ankara’da rahatlama yaratmış.
     Bunun dışında herhangi bir somut ayrıntı yok.
     Önümüzdeki günlerde durum daha açıklığa kavuşacaktır mutlaka.
     başkan yardımcısıyla birlikte seyahat eden ve brifing alan gazetecilerden Amerikan medyasına yansıyan görünüm de farklı. Diğer Arap ülkelerindeki görüşmelerden sonra yansıtılan karamsar görüş Ankara’da görülmedi. Türkiye’nin ön cephe ülkesi olduğu ve Ankara’nın Amerika’nın en önemli müttefiklerinden biri konumu sık sık tekrarlandı. Ankara’nın kaygılarının da özellikle ekonomik sorunlar ve harekât sonrasında karşılaşılacak olasılıklardan oluştuğu sayıldı.
     
Arafat ile buluşma Ankara’da olabilir mi?
     Washington’da dünden beri dolaşan bir söylenti dikkati çekiyor.
     Cheney, İsrail’deyken, İntifada’yı durdurduğu taktirde, Arafat ile buluşabileceğini ve bunun için bölgeye geri dönebileceğini açıklamıştı.
     Bölgeyi yakından izleyen gözlemciler, Cheney’in Arafat ile Türkiye’de buluşabileceğini ileri sürmeye başladılar. Resmi çevrelerden bu konuda hiçbir açıklama yapılmadı. Aksine, bu konunun tartışılması için dahi erken olduğunu söylemekle yetiniliyor.
     Resmi çevrelerin dışındaki gözlemciler ise, Cheney’in Arafat ile üçüncü bir ülkede buluşması durumunda, bunun Türkiye olabileceğini ileri sürüyorlar. Cheney’in bu şekilde Türkiye’yi de bölgede söz sahibi bir ülke konumunu güçlendirmek istiyebileceğini, Irak konusunda da Ankara’yı ikna etme açısından, böyle bir jestin yerinde olacağını belirtiyorlar.
     Anlayacağınız, bölge kaynıyor.
     Türkiye de bu çalkantılardan nasibini alıyor.
     
     mbirand@attglobal.net
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Asker ve Cheney

Melih AŞIK
Oyunda sigara

Fikret BİLA
Irak çevresine zarar verecek durumda değil

Hasan CEMAL
Saddam’ı devirmek ABD’nin gündeminde kalıyor ama...

Yılmaz ÇETİNER
Dişlerin çürümesine paydos

Güneri CIVAOĞLU
Dekor ve gerçek

Can DÜNDAR
Son mahalle

Hurşit GÜNEŞ
Döviz geliri artacak mı?

Sami KOHEN
Karar yok, kararlılık var...

Mehmet Y. YILMAZ
Saddam’la savaşmak kolay mı?

Meliha OKUR
Metin, Cem, Güler Londra’yı ‘keyif’lendirecek

Tuncay ÖZKAN
Amerikan politikaları ve Irak gerçeği

Hasan PULUR
Vergisi faize yetmeyen ülke...

Derya SAZAK
Görünür gelecekte Saddam

Meral TAMER
Bayındır haczi kaldırdı, kefil hala hacizli!

Güngör URAS
Başbakan ‘partiye bağış’ karşılığı iş takip ediyor

Serpil YILMAZ
Yılmaz’ın Küba valizinde gemiciler var

M. Ali BİRAND
ABD, Cheney’in gezisinden memnun

© 2002 Milliyet