
|


Cheney yanlış mı anlaşıldı?
Cheney mi yanlış söyledi, yoksa Ecevit mi yanlış anladı? Tam bilemiyoruz. Ama Irak konusunda olduğu gibi, Afganistan hakkında da bir yanlış anlama oldu galiba...
ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin Irak'la ilgili söyledikleri nasıl çok "rahatlatıcı" bulunmuşsa, Afganistan konusunda verdiği "müjde" de, o derecede sevindirici görüldü.
Oysa, Cheney'nin Irak'tan söz ederken kullandığı ihtiyatlı terimler, ABD'nin askeri opsiyonu sildiği anlamına gelmediği, sonradan yapılan değerlendirmelerde de ifade edildi. Aynı şekilde, Ecevit'in "olumlu jest" olarak nitelendirdiği "228 milyon dolarlık katkı"nın sırf Türkiye'ye - Afganistan'da yükleneceği askeri misyona karşılık - ayrılmadığı da dün ortaya çıktı.
Herhalde aceleden olacak, Ecevit - Cheney görüşmelerinden hemen sonra yapılan açıklamalar, doğrusu "fazla iyimser" bir hava yansıttı...
* * *
ÖNCEKİ gün, Afganistan'daki uluslararası gücün (ISAF) başına bir Türk komutanının gelmesi ile ilgili görüşmelerin tamamlandığı, mali destek dahil, Ankara'nın öne sürdüğü şartlar üzerinde mutabakat sağlandığı bildiriliyordu.
Verilen izlenim, Bush yönetiminin Afganistan için Kongre'den talep ettiği ek harcama yetkisinin Türkiye ile ilgili olduğu idi. Nitekim Başbakan ilk açıklamasında, bu önerge ile Türkiye'ye 228 milyon dolarlık bir katkının yapılacağından söz etti. Daha sonraki demeçlerde, bunun sadece 28 milyon dolarının Türkiye'ye katkı olarak planlandığı öne sürüldü. Dün ise 28 milyon doların dahi Türkiye'ye ayrılıp ayrılmadığının belli olmadığı, görüşmelerin devam ettiği ve Washington'dan kesin yanıt beklendiği bildirildi.
Kuşkusuz ABD (ve bazı müttefikler) sonunda, Türkiye'nin komutanlığı üstlenmesi için Türkiye'ye (ihtiyaç olarak belirlediği rakama yakın) bir ödenek ayıracak. Ama bunun Bush'un ek harcama yetkisinin öngördüğü 228 milyon doların tümünü kapsamayacağı da kuşkusuz.
* * *
TÜRKİYE'nin Afganistan'da ISAF'ın başına geçmesinin tek şartı, mali desteğin sağlanması değil. Birkaç haftadır ABD - ve de İngiltere - ile müzakere edilen başka koşullar da var. Örneğin komutanlığın yetkileri, emrindeki güçlerin görev alanı, ABD'nin sağlayacağı lojistik destek, vs. gibi...
Bu konuların çoğu üzerinde "teknik düzeyde" mutabakat sağlanmışa benziyor. Eğer "para işi" de halledilirse, önümüzdeki hafta anlaşma kesinleşebilir ve Türk komutan, gelecek ayın sonlarında görevi İngiliz meslektaşından devralabilir.
Bu noktaya gelmeden önce, Türkiye'nin bütün şartları Amerikan ve İngiliz partnerleri ile müzakere ederek, bu misyonun gerektirdiği tüm olanakları sağlaması şart.
* * *
AFGANİSTAN Türkiye'nin yükleneceği görev için oldukça tehlikeli bir yer. Daha önce de yazdığımız gibi, Afganistan'da savaş bitmedi; El Kaide ve Taliban güçleri henüz tam olarak saf dışı edilmedi.
Halen ABD ve İngiliz askerleri Afganistan'ın bazı kırsal bölgelerinde "savaşı" sürdürürken, ISAF'a mensup (17 milletten) 4800 asker de, Kabil'de "barışı" korumaya çalışıyor. ABD bu durumun böyle devam etmesi, yani ISAF'ın "görev alanı"nın sadece Kabil'den ibaret kalması konusunda kararlı. Cheney Ankara'dan ayrılırken, Amerikan gazetecilerine bunu da açıklamış... Bu en azından Türkiye'nin bu konudaki isteğini karşılıyor...
skohen@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|