26 Mart 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




İstanbul Film Festivali
Baleden pornografiye...

İstanbul Film Festivali’nin en gözde bölümlerinden Sanatlar ve Sinema’da, bu yıl Fransız yönetmenler çoğunlukta, sahne sanatları konulu filmler ağırlıkta.

     ALİN TAŞÇIYAN

     Sinemanın diğer sanatları ele aldığı filmlerin apayrı bir yeri var. Sinemaseverlerin vazgeçemediği, az bulunur bir haz veren. İstanbul Film Festivali’nin "Sanatlar ve Sinema" bölümüne bu yıl seçilen ve çoğunluğunu Fransız yapımlarının oluşturduğu filmler 180 filmlik programın içinde pırıl pırıl parlıyor. Yönetmenlerine, kadrolarına ve konularına şöyle bir bakmak bile göz kamaştırıyor.
     Geçen yıl Ustalara Saygı bölümünde ikinci kez yer alan Bertrand Tavernier’nin yeni filmi "Geçiş İzni / Laissez - Passer" Berlin’den iki ödülle döndü. Başrol oyuncularından Jacques Gamblin En İyi Erkek Oyuncu seçildi. Antoine Duhamel de En İyi Müzik Ödülü aldı. "Geçiş İzni" İkinci Dünya Savaşı sırasında, Alman işgali altındaki Fransa’da sinema endüstrisinin varolma mücadelesini konu alıyor. Tavernier, işbirlikçi olmadan bıçak sırtında film yapmaya çalışan bir avuç idealistin öyküsünü anlatıyor. Filmde "Harem Suare"nin güzel Safiye Sultan’ı Marie Gillain ve genç kuşağın beğenilen oyuncularından Denis Podalydes de rol alıyor.
     Tavernier’nin film içinde filmine karşılık Fransız Yeni Dalga hareketini eleştirileri ve filmleriyle başlatan grupta yer alan ama kariyerine farklı bir yön veren Jacques Rivette "Bil Bakalım / Va savoiröda film içinde oyun, o oyunun içinde de bir başka oyun sergiliyor! Rivette, Pirandello oyunu "Size Nasıl Gelirse Öyle"yi Paris’te sahneye koyan İtalyan tiyatrosunun yönetmeni ve sevgilisi de olan Fransız başoyuncusu Camille’in, karmaşık özel yaşamlarıyla oyun arasında, taşıdığı usta sıfatına layık bir parallellik kuruyor. Jeanne Balibar, Camille’i başarıyla canlandırırken star kumaşından dokunduğunu kanıtlıyor. Umut Veren Kadın Oyuncu dalında Cesar adayı Helene de Fouegerolles da hemen dikkatimizi çekecek bir oyun sergiliyor.
     Tiyatroyla ilgili bir başka Fransız yapımı, Catherine Corsini’nin Cannes Film Festivali’ne seçilen "La repetition / Tekrar" adlı psikolojik gerilimi. Duru güzellikleri ve oyun güçleriyle takdir toplayan genç Fransız starlar Emmanuelle Beart ve Pascal Bussieres, ikisi de tiyatro oyuncusu olma düşleri kurarken yolları ayrılan, biri dişçi olan diğeri ise saygın bir yönetmenin oyununda rol almaya hazırlanan iki arkadaşı canlandırıyor.
     Truffaut filmleriyle tanıyıp sevdiğimiz Jean - Pierre Leaud, Bertrand Bonello’nun "Le pornographe / Pornografi" adlı filminde karşımıza çaptan düşmüş bir yönetmen olarak çıkacak. Porno filmler çekmeye başlayan yönetmen, yaptığı işi ciddiyetle ele alıp seksin yanı sıra aşkı da anlatmaya çalışınca kısa yoldan para kazanmak isteyen patronlarına ters düşecek!
     John Cameron Mitchell’ın kendi oyunundan uyarladığı, yönettiği ve başrolünü üstlendiği "Hedwig ve Kızgın Çıkıntısı / Hedwig and the Angry Inch" ise ABD’nin önde gelen eleştirmenlerinden tam not alarak glam rock’ı beyazperdede bir kez daha ışıldatan bir müzikal. Doğu Almanya’da doğup büyüyen Hedwig, Amerikalı asker sevgilisiyle evlenebilmek için transeksüel olur. Kocasından ayrıldıktan sonra bir müzik topluluğuyla sahneye çıkar...
     "Fatih Pelle" ile Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı kazandıktan sonra Hollywood’da çalışmaya başlayan Bille August İsveç’te gerçekleştirdiği "Martin İçin Bir Şarkı / En sang för Martinöde, Alzheimer hastalığına yakalanan besteci - şef Martin Fisher ve kemancı eşi Barbara Hartman’ın dramını anlatıyor.
     İFF sayesinde yakından tanıdığımız Avustralyalı usta Paul Cox, bale sanatının efsanelerinden Vaslav Nijinsky’nin yaşamını perdeye aktardı. "Vaslav Nijinsky’nin Anıları / The Diaries of Vaslav Nijinsky", dansçının şizofreniye yakalandığı yaşamının son otuz yılını çeşitli aktörlerin canlandırdığı bir doküdrama.
     Avusturyalı genç yönetmen Christian Frösch’ün imzasını taşıyan "K.aF.ka - Fragment / K.aF.ka - Parçalar" ise farklı formatların kurgulandığı, çarpıcı bir deneysel sinema örneği. Geçen yıl "Karanlık Armonileröde izlediğimiz, değişik fiziği ve yeteneğiyle dikkat çeken Alman aktör Lars Rudolph’un Franz Kafka’yı canlandırdığı film, kült yazarın Felice ile ilişkisini ve yapıtlarını, bilinçli bir anakronizmayla ele alıyor. Hem sinema hem edebiyat yönünden izleyiciye yeni açılımlar sunuyor.
     



 KÜLTÜR & SANAT


Baleden pornografiye...
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Üçlü buluşma
Ölüm döşeğinde
İtici gruptan çekici albüm
Romancı enflasyonu var mı?
Edebi seks işçisi
Kendimi sahnede çıplak hissedeceğim!
Hip - hop’tan Muhammed Ali’ye
Üçüncü raundda nakavt
Çoğalan estetiğin çekim gücü
Müziğin Ardındaki giderek büyüyor
Depresyon çağı bitti psikozdayız!
Sorumluluklarımız ve tiyatro
Kadınların mavi gökleri
Bir zamanlar kraliçeydi
Tuhaf dünyaların sakin yaratıcısı
Serge’in sinema şarkıları
Sürprizsiz gerilim
Şaman heykeltraşın yolu
Kültürün istenmeyen adamı
Son karedeki hüzün
San Remo 2002’den aşk mesajları
10 yıldır sularda
Mücevherlerin tacı pırlanta
Alternatif oyuncu eğitimi
Yeni bir tanışıklık
Bir ustanın anısına
Katil kim?
İyi çekilmiş ama...
Haftanın albümleri
Yarışma Kültürü
Kaldırımlar, sahne ve küreselleşme
Hayat atölyesi
Portakal Ailesi ve "Yeni Sayfa"
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet