26 Mart 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Üçlü buluşma

Ömer Uluç, Mustafa Altıntaş, Erdal Alantar Galeri Binyıl’ın düzenlediği karma sergide bir arada.

     NİLGÜN YILDIRICI

     Ömer Uluç, Mustafa Altıntaş, Erdal Alantar... Sanat tarzlarıyla, tuttukları yolla tamamen farklı bu üç sanatçının kesiştiği nokta, tuvali sınırsız bir özgürlük alanı olarak kullanmaları.
     Mustafa Altıntaş, "Saraydan Kız Kaçırma", "Cosmos", "Güllü Natürmort", "Tango 1", "Tango 2", "Tango 3" ve "İngeseropikamoni" isimli 7 eserle katılıyor sergiye. Doğu’nun gizemli dünyasıyla Batı’nın düşünce yapısını harmanlayan Mustafa Altıntaş’ın tuval üzerine akrilik olarak çalıştığı resimlerinde yanan kırmızılar ve gök mavileri hakim. Dansın ritmi ve oynak biçimleri, yarattığı büyülü atmosferde, klasik sanatın izlerini gördüğümüz resimlerinin temeline yerleşiyor. 16. yy. Osmanlı sanatını da anımsatan Altıntaş’ın resimlerindeki eski - yeni buluşması, yarattığı görsel cazibenin yanı sıra kışkırtıcı bir etki de yaratıyor. Sanatçının eserlerinde 19. yy. Fransız ressamı Dominique Ingres’ın da etkileri var.
     Ömer Uluç ise 5 eseriyle yer alıyor sergide. Bir hikâyeye dahil ettiği yaratıkları, hortlakları, hayvanları ve şişman rahat görünümdeki kadınlarıyla gerçeklikten gelen figürler biçim değiştiriyor Uluç’un resimlerinde. Boşluk ve yokluk hissi uyandıran bu varlıklar, kaybolmuş bir dünyayı simgeliyor belki, hiç görmediğimiz ya da göremediğimiz... Çarpıcı renklerle oluşan ve zıtlıklarla yoğrulan resimlerinin bir iletisi, vermek istediği bir mesaj yok; herkes kendince anlamlandırıp, betimleyebiliyor. Hep bir hareketin varolduğu resimlerinin, dalgalanmalar ve kıvrılmaların yön verdiği coşkulu bir anlatımı var. İzleyenleri derin bir düşünsel gerilime sokan çalışmalarında alay önemli öğelerden biri.
     Erdal Alantar da, bolca boya kullanarak, büyük boyutta tuvaller üzerine yaptığı 9 resmiyle sergide. 1959 yıllarında Türkiye’yi terk ederek Paris’e yerleşen, 1960’larda Paris sanat yaşamına egemen olan soyut dışavurumculuk akımından etkilenen Alantar, bu çizgiden hiç şaşmıyor. Tutkun olduğu mavi, siyah ve kahverengiyle klasik müziğin soyut yansımalarını tuvaline aktaran sanatçı, resimlerinin çıkış noktasını doğadan, kaynağını ise müzikten alıyor. Mozart, Beethoven, Wagner eşliğinde çalışan Alantar’ın eserlerindeki ritmin kaynağı da bu zaten...
     
     Galeri Binyıl
     (0212) 351 97 15 - 18
     Bitiş Tarihi: 30 Mart 2002
     



 KÜLTÜR & SANAT


Baleden pornografiye...
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Üçlü buluşma
Ölüm döşeğinde
İtici gruptan çekici albüm
Romancı enflasyonu var mı?
Edebi seks işçisi
Kendimi sahnede çıplak hissedeceğim!
Hip - hop’tan Muhammed Ali’ye
Üçüncü raundda nakavt
Çoğalan estetiğin çekim gücü
Müziğin Ardındaki giderek büyüyor
Depresyon çağı bitti psikozdayız!
Sorumluluklarımız ve tiyatro
Kadınların mavi gökleri
Bir zamanlar kraliçeydi
Tuhaf dünyaların sakin yaratıcısı
Serge’in sinema şarkıları
Sürprizsiz gerilim
Şaman heykeltraşın yolu
Kültürün istenmeyen adamı
Son karedeki hüzün
San Remo 2002’den aşk mesajları
10 yıldır sularda
Mücevherlerin tacı pırlanta
Alternatif oyuncu eğitimi
Yeni bir tanışıklık
Bir ustanın anısına
Katil kim?
İyi çekilmiş ama...
Haftanın albümleri
Yarışma Kültürü
Kaldırımlar, sahne ve küreselleşme
Hayat atölyesi
Portakal Ailesi ve "Yeni Sayfa"
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet