26 Mart 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Kendimi sahnede çıplak hissedeceğim!

Kutsal’ın ilk solo albümü "Susuzluğun Geçti Mi?" bir süre önce piyasaya çıktı. Bestelerin ve sözlerin tamamını kendi yapmış. Çıplaklık meselesi buradan geliyor...

     ASLI ONAT

     Kutsal, pek çoğumuz için yeni bir isim ama müzikle yakından ilgili olanlar onu kurduğu çeşitli gruplarla İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa gibi şehirlerde verdiği konserlerden ve Şebnem Ferah, Teoman gibi arkadaşlarına yaptığı geri vokallerden tanıyor.
     Boğaziçi Üniversitesi’nde psikoloji eğitimi görürüken Ain’t Blonde adlı bir kız grubu kuran Kutsal’ın diğer gruplarının bilineni ve en uzun soluklu olanı Kutsal Hazine Avcıları idi. Şarkıcı, Avusturya - Türk ortak yapımı "Gökten Düşen Hazine"de bir rock şarkıcısını canlandırdı. Kutsal’ın ilk solo albümü "Susuzluğun Geçti Mi?" TMC etiketiyle bir süre önce piyasaya çıktı.
     "Susuzluğun Geçti Mi?", PJ Harvey’in cinsel açlığından başka bir şey düşünmeyen erkeklere çatan "Dry" şarkısını hatırlattı bize...
     İstanbul gibi büyük kentlerde kadınların erkek gibi olmaya özendiklerini düşünüyorum. Çünkü tek gecelik ilişkileri yaşayıp acı çekmeden gidenler erkekler. Kadınlar da zaman içinde biz de bunu yapabiliriz diye düşünüyorlar. "Susuzluğun Geçti Mi"de de tek gecelik bir ilişkiyi anlattım. İnsanlar büyük şehirlerde koşturmaca içerisindeler ve aşkı da böyle yaşamak istiyorlar.
     Ama kanımca, tek gecelik ilişkiler pek çok kadına göre değil.
     
     Aslında erkeklere göre de değil.
     Tabii, erkeklere göre değil, şarkıda da bu var. Yalnızca onlar bunu biraz daha tolere edebiliyorlar ya da ettiklerini sanıyorlar. Ama kadınlara göre hiç değil!
     
     "Bırak Kırılsınlaröda da kadınlara yönelik şiddeti eleştiriyorsunuz.
     Şarkı, dayak yiyen kadınlarla ilgili. Bunu anlatırken, duruma farklı bir açıdan bakmaya çalıştım. Kadın dayak yiyor ama çocuklar, ekonomik özgürlük, vb. nedenlerden ötürü buna katlanmak zorunda. Bu neden, aşk bile olabilir. Şarkıda kadına ‘neden dayağa katlanıyorsun?’ diye bir soru da soruluyor aslında. Ama bunun nedenlerini aslında çok iyi biliyorum.
     
     Başlangıçta vokalistliği düşünmemişsiniz, neden?
     Genelde insanlar birilerine geri vokal yapar, vokal yaptıkları kişiler de onların albümlerine destek olur. Ben vokal yapmayı bilmiyordum bile. Geri vokal, şarkı söylemekten çok daha farklı, müzik çok sesli hale geliyor çünkü. Müziğin armonisini bilmeniz ve duymanız gerekiyor. Bunun çok bilincinde değildim. Çalışa çalışa müziği daha iyi öğrendim. Solo albümümde geri vokalleri yazarken bu deneyimin çok faydasını gördüm. Ama geri vokalden gelme bir şarkıcıyım diyemem kendime.
     
     Saf bir rock albümü yapmayı tercih etmemişsiniz. "Bu Kadınlar Aşkın Değil", "Gözlerim Ağlıyor" ve "Rüya"da ney de duyuyoruz.
     Bu tercihim, Türkiye’de yaşamanın getirdiklerinden etkilenmek ve deneysellikten yana olmakla ilgili. Anadolu rock türünde daha çok bağlama kullanılıyor. Ama albümün Anadolu rock tarzında olmasını istemiyordum. Daha kentli bir hava yansıtmak istedim. Ney’i filmlerdeki karakter oyuncusuna benzetiyorum. Albümün tamamında yok belki ama rolü çok önemli.
     
     Albümün tüm söz ve besteleri size ait. Kapakta bu işin zorluğunu anlatan yazınızı okuduk.
     Tamamen size ait bir iş ortaya koymak zor. Bu Türkiye’de böyle dünyada da. Hazır şarkıları cover’lamak ya da bilinen isimlerden şarkı almak çok daha kolay. Kızın ya oğlanın biri gelip de tümünü ben yaptım, bunlar benim yaşadıklarım dediğinde, insanların güvenini hemen kazanamıyor. Bunu aşmak güç. Öte yandan kendi sözlerinizi ve şarkılarınızı yazarak kendi hayatınızı ve sırlarınızı açıyorsunuz. Psikolojik açıdan oldukça ağır bir yük bu aslında. Şarkıları sahnede söylerken kendimi çırılçıplak hissedeceğimi biliyorum.
     
     "Susuzluğun Geçti Mi?"
     Kutsal
     TMC Müzik
     
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Baleden pornografiye...
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Üçlü buluşma
Ölüm döşeğinde
İtici gruptan çekici albüm
Romancı enflasyonu var mı?
Edebi seks işçisi
Kendimi sahnede çıplak hissedeceğim!
Hip - hop’tan Muhammed Ali’ye
Üçüncü raundda nakavt
Çoğalan estetiğin çekim gücü
Müziğin Ardındaki giderek büyüyor
Depresyon çağı bitti psikozdayız!
Sorumluluklarımız ve tiyatro
Kadınların mavi gökleri
Bir zamanlar kraliçeydi
Tuhaf dünyaların sakin yaratıcısı
Serge’in sinema şarkıları
Sürprizsiz gerilim
Şaman heykeltraşın yolu
Kültürün istenmeyen adamı
Son karedeki hüzün
San Remo 2002’den aşk mesajları
10 yıldır sularda
Mücevherlerin tacı pırlanta
Alternatif oyuncu eğitimi
Yeni bir tanışıklık
Bir ustanın anısına
Katil kim?
İyi çekilmiş ama...
Haftanın albümleri
Yarışma Kültürü
Kaldırımlar, sahne ve küreselleşme
Hayat atölyesi
Portakal Ailesi ve "Yeni Sayfa"
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet