26 Mart 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Çoğalan estetiğin çekim gücü

"Oymabaskının 30 Yılı" sergisi, Fransız plastik sanatlarının yakın tarihinden 17 sanatçının eserleriyle İstanbul’daki Fransız Kültür Merkezi Sanat Galerisi’ni ‘modern sanat müzesi’ne dönüştürdü.

     EVRİM ALTUĞ

     Anlamı, disiplini, içerdiği sanatçı sayısı ve yapıtların yarattığı taze atmosferle dikkat çeken "Oymabaskının 30 Yılı" sergisi, İstanbul’daki Fransız Kültür Merkezi’nin sanat galerisinde. Etkinlik, Fransız Dışişleri Bakanlığı bünyesinde çalışan Uluslararası Fransız Sanatçıları Birliği’nin (AFAA) katkılarıyla hazırlanmış.
     Ancak günümüz Fransız plastik sanatları sahnesinde boy gösteren 17 imzaya ait oymabaskıları içeren serginin arkasındaki esas ‘rejisör’, Eric Linard. Zaten sergi de, Linard’ın kendi adını taşıyan atölye ve yayınevinin 30. kuruluş yılı münasebetiyle İstanbul’a uğramış durumda.
     1970 yılından bugüne 67 ayrı Fransız sanatçısının atölyesinde yapıtlarını üretme fırsatı bulmuş Linard. Hem üretim, hem de tüketim safhasında içinde bulunduğu ‘estetik çark’ın ulusal ve uluslararası boyutlarını, ağır ağır, hevesle, şöyle özetliyor:
     "Oymabaskı yayıncılığının son 20 yılına bakıldığında önümüze pek kötü bir tablo çıktığı söylenemez. Yalnız özellikle 1960 ve 1970’li yıllarda bir düşüş oldu. Bunun da nedeni, mevcut tekniklerin son derece abartılı bir yaklaşımla ele alınmasıydı. Bu da koleksiyoncuların oymabaskıya güvenini sarsan bir unsurdu. Ancak şu an için, 50 ila 65 yaş arasındaki sanatçıların bu sanata ilgisinin arttığı söylenebilir. Özellikle Avrupalı ve Fransız sanatçılar bu konuda hevesli. Bu sanat özellikle Kuzey Avrupa’da büyük yer tutuyor. Gravürün baştacı edildiğini söylemeliyim. Amerika’da birkaç yayıncı dikkat çekmekle birlikte Avrupa’daki kadar etkili değil. Bunda en büyük etmen Pop Art akımı. Özellikle Andy Warhol, eserlerinde serigrafiden fazlasıyla yararlandı. Eliyle de, serigrafiyle birçok ürün ortaya koydu."
     Linard’ın cümleleriyle kısa sürede çizdiği bu manzara içinde akla ilk gelen soru ise, ‘oymabaskının bugünkü sanata, sanatçıya ve sanatsevere ne kazandırdığı...’ Linard bu soruya karşı da hayli iştahlı; 30 yıllık deneyimini kelimelere şöyle döküyor:
     "Oymabaskının tekilliği ve çoğaltımı arasındaki farkın hakkını vermek gerek elbette. Bugün iki tip oymabaskı mevcut. Biri orijinalden çoğaltma yoluyla yapılanı, diğeri ise ‘yorum oymabaskı’ dediğimiz türden olanı. Ama bakın, biz farklı çalışıyoruz: Bizim birçok tekniğe imkan tanıyan atölyemize gelen bir sanatçı, seçmekte tamamiyle özgür olduğu serigrafi, litografi ya da başka bir tekniğiyle o ana özel bir çalışma yöntemi uyguluyor. Çünkü atölyeyi 20, 30 ya da 40 gün, istediği kadar kullanıyor. Bu bakımdan sanatçılar da, yayıncılar da, alıcılar da ortaya çıkan üründen memnun olarak ayrılıyorlar."
     Eserlerinin fiyatları ve çoğaltım sayıları profesyonellikleriyle orantılı olarak değişen atölye sanatçıları, yıllardır Linard’ın gözlem ve tecrübeleriyle, uluslararası bir alandan taranarak seçiliyor. Yayınevinin katıldığı sanat fuarları ve özellikle ilk on yılından sonra sanatçıların çıkardığı ‘fısıltı gazetesi’ ise, kurumun şöhretini katlayan etmenlerden yalnızca biri. Sırf bu nedenle bile çok sesli ve renkli bir yapı arz eden serginin, içinde farklı ekolleri buluşturan küçük bir ‘Fransız Modern Sanat Müzesi’ni andırdığını söylemek bile mümkün.
     Toplu sergide birbirinden farklı sanatçının 40’a yakın eseri sanatseverlerle buluşuyor.
     
     İstanbul Fransız Kültür Merkezi
     (0212) 252 02 62
     Bitiş tarihi: 23 Mart 2002
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Baleden pornografiye...
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Üçlü buluşma
Ölüm döşeğinde
İtici gruptan çekici albüm
Romancı enflasyonu var mı?
Edebi seks işçisi
Kendimi sahnede çıplak hissedeceğim!
Hip - hop’tan Muhammed Ali’ye
Üçüncü raundda nakavt
Çoğalan estetiğin çekim gücü
Müziğin Ardındaki giderek büyüyor
Depresyon çağı bitti psikozdayız!
Sorumluluklarımız ve tiyatro
Kadınların mavi gökleri
Bir zamanlar kraliçeydi
Tuhaf dünyaların sakin yaratıcısı
Serge’in sinema şarkıları
Sürprizsiz gerilim
Şaman heykeltraşın yolu
Kültürün istenmeyen adamı
Son karedeki hüzün
San Remo 2002’den aşk mesajları
10 yıldır sularda
Mücevherlerin tacı pırlanta
Alternatif oyuncu eğitimi
Yeni bir tanışıklık
Bir ustanın anısına
Katil kim?
İyi çekilmiş ama...
Haftanın albümleri
Yarışma Kültürü
Kaldırımlar, sahne ve küreselleşme
Hayat atölyesi
Portakal Ailesi ve "Yeni Sayfa"
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet