26 Mart 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Başkanların başkanı

Galatasaray’da görev yapan tüm eski liderlerin desteğiyle koltuğa oturan Özhan Canaydın, Fenerbahçe ile barış çubuğunu yaktı, tüm planlarını, projelerini tek tek anlattı

     Özel Haber / HALİL ÖZER

     Galatasaray’ın 33. Başkanı Özhan Canaydın, zorlu seçim yarışından sonra yine ilk kez MİLLİYET ile buluştu. Seçimlerin ardından, geleneksel MİLLİYET kahvaltısından kimler geldi geçti; Alp Yalman, Ali Tanrıyar, Faruk Süren ve Mehmet Cansun. Her dönemden sonra ilk iş, projeler ve gelecek planları MİLLİYET masasında anlatılırdı. Dün de öyle oldu.
     Canaydın, Ali Dürüst ve Temel Aksoy ile birlikte şeffaf, ama temkinli yorumlarla soruları yanıtladı. Ve röportaj sonunda anlaşıldı ki, Canaydın önderliğinde futbolumuzda barış güvercini uçmaya başlayacak.
     Fenerbahçe ile yaşanan gizli savaşa son vermeyi hedeflediklerini söyledi Canaydın. Başkan sonra barış çubuğunu yakmaya devam etti: "Bu sadece bizim yapacağımız bir iş değil. Fenerbahçe, medya ve güvenlik sorumluları masada buluşmalıyız. İlk adımı biz atacağız. Bundan da gocunmayacağız. Bu işler artık çiçek ve pasta ile olacak gibi değil. Üstelik hemen başlamalıyız, yoksa kan gövdeyi götürecek. Avrupa’daki maçlarımızda görüyoruz, bazı Fenerbahçeli taraftarlar üstlerinde kendi formaları ve ellerinde bizim bayraklarla maça geliyor. Ne güzel. Biz asla bir Roma - Lazio gibi olmayız, olamayız."
     
     Profesyonel yapı
     Canaydın, seçime de değindi. Mehmet Cansun’un liste konusundaki sıkıntılarını yaşamadıklarını söyledi, zaferin püf noktalarını anlattı:
     "Biz, hiç kimse ile pazarlık yapmadık. 6 ay öncesinden yönetimimizin yüzde 70’i tamamlanmıştı. Sıkıntımız asla oy olmadı. Sadece göreve göre yönetici bulmaya çalıştık. Son derece disiplinli yaşadık. Geçmişte yapılan hataları yapmadık. Daha seçim olmadan bile, yönetim kurulu ilk toplantısını yapmıştı. Yeni bir sistem getireceğiz. Milan ya da Manchester United’da olduğu gibi bir yönetim tarzımız olacak. Futbol tamamen profesyonelleşecek. Yoksa UEFA kriterlerini asla yakalayamayız."
     Konu oradan, oraya atlasa da, konuşmalar dönüp dolaşıp, futbola geliyordu. Belli ki, Canaydın’ın futbolla ilgili planları derindi. İpucu vermemeye çalışıyor, ama yönetim içinden bir koordinatörün seçileceği, bu üyenin futbol takımı ile aralarında bir köprü oluşturacağı mesajını yolluyordu. Devam etti: "Futbolun bütçesi ayrı olacak. 30 milyon dolarlık nakti sermaye yapısı temin edeceğiz. Galatasaray’da her şey başkana bağlıdır. Başkan yetki verir. Sahada yumruk şov olmayacak. Yürüyen bir tren var. Ve bu tren hedefine varacaktır."
     
     Yeni bir kongre
     Canaydın, sorulan bir soruyla geçmişe yöneldi. "Başkanlığı ilk ne zaman düşünmüştünüz ?". Başkanlık fikri ilk olarak 1974’te beynine yerleşmiş. O yıl Cemiyet’te genel sekreterlik görevine atanmış. Ve bu tarihten itibaren kendisini başkanlık için hazırlamış.
     Unutmadan Galatasaray’ı yeni bir kongrenin beklediğini, bu satırlara not düşelim. Yeni yönetim hemen yeni bütçe yapacak. Mehmet Cansun ekibinin bütçesi ile aralarındaki fark yüzünden buna ihtiyaç duyuyorlar. Özhan Canaydın "Ben 54 milyon dolar, sayın Cansun 7 milyon dolar borç var diyor. Hemen komisyon kurulacak. Bu komisyona eski yönetimden de temsilci isteyeceğiz. Tek bütçe oluşturmaya çalışacak ve bunu mali kongreye götüreceğiz" diyor.
     Söz döndü ve yine futbol dendi. Hagi gibi bir liderin eksikliğinden söz edildi. Başkan’ın buna da yanıtı hazırdı: "Şu anda çok değerli bir takımımız var. Hep, Hagi olsaydı diyoruz. Ama gelecek sene bu değer çok daha fazla artacak. Önce bütçemize bakacağız. Kapımız herkese açık. Ayrıca isteyen herkes gidebilir. Kimsenin ekmeği ile oynamayız. Avrupa’da daha şubat ayında transferler belli oluyor. Neden bizde garipseniyor, anlayamadım."
     
     7 şampiyonluk
     100. yılda ilk hedefin, stat olduğuna, tüm projelerin beklediğine dikkati çeken Canaydın şöyle sürdürüyor:
     "Önce uygun finansı bulmalıyız. Mali yapımız düzgün hale gelecek. Ödenilebilir borç tablosu olacak. UEFA borca karşı çıkmıyor. Zaten bu iş borçsuz olmaz. Murakıplar her üç ayda bir rapor hazırlayacak. Yapamayacağımız hiçbir şeye söz vermeyeceğiz. Yürüyen tekerlere, asla çomak sokmayız. Ama Galatasaray menfaatlerini ön planda tutarız. 10 yılda 7 şampiyonluk, 4 Avrupa finali arzuluyoruz. Bizlerin varoluş nedeni zaten şampiyonluk değil mi?"
     Seçim bitti, ama Canaydın için yaşam yeni başlıyor. Hedefleri Galatasaray’ı çağın şartlarına uygun hale getirmek. Bu konuda inadı inat. Engel tanımayacağı açık. Tavizi asla yok. Zor bir başkan olacak. Ancak Galatasaray portresine unutulmayacak damgalar vurulmasına şimdiden hazır olun.
     
Anılarla Canaydın
     Fener’i yenince...
     "O zamanlar basketbol takımındaydım. Bir gün Türkiye Şampiyonası için İzmir’e gideceğiz. Ama kulüpte de, bizde de para yok. Antrenörümüz 800 lira maaş alıyor. Masanın üzerine aylığını attı, gerekli olan 500 lirayı da biz kattık. O zamanlar en ucuz tren. Yola çıktık. İzmir’e vardık. Otel berbattı ve köfte, piyaz ile besleniyorduk. İlk maçta Fenerbahçe’yi yendik. Hemen bütün yöneticilerimiz yanımıza geldi ve hepimizi Fenerbahçeliler’in kaldığı otel ayarında bir otele yerleştirdi. Biz oralardan, bugünlere geldik."
     
     Neuchatel hırsı
     "Neuchatel’de maçtayız. Başkanları, belediye müteahitiydi. Otelimizin önünde sabaha kadar inşaat yaptırdı. Bir de maç sırasında ayrılıkçılar devreye sokuldu. 3-0 yenildik. Rövanşta ilk kez yönetici olarak şeref tribününe oturdum. Çok hırslıydım. Maçı 5-0 kazandığımızda, sürekli önümdeki masaya vuruyor, ‘Gördünüz mü’ diye İsviçreli yöneticilere bakıyormuşum. Sayın Ali Uras beni yatıştırmaya çalışıyormuş. Birçoğunu hatırlamıyorum. Ama maç sonu İsviçreliler, çaya davet etmeme rağmen gelmeyince çok utandım."
     
Dürüstçe açıklama
     ALİ Dürüst, Fatih Terim konusuna açıklık getirdi. Dürüst, Terim ile çalışmayı istemenin, Amerika’yı yeniden keşfetmek olmadığını belirtti, "Dünya’nın her takımı kendisini ister. Bizim bu konuda duygusal olmaya hakkımız ve lüksümüz yok" dedi. Dürüst, "Gönüllerdeki teknik direktör neyse, onu getirmeye çalışacağız. O güne kadar, hiçbir kulüp hocası ile dört yıllık anlaşma imzalamazdı. Ama biz ona güvendik" diye konuştu.
     DÜRÜST şöyle devam etti: "Dikkatimi şu çekti. Görevi bıraktığımız zaman hiç kimse bu takımı bizim kurduğumuzdan söz etmedi. Ne zaman aday olduk ve seçildik, o zaman bu gündeme geldi. Buna çok şaşırdım. Bugünkü takımı Fleurquin ve Batista hariç biz kurmuştuk. Yapılan transferleri biz gerçekleştirmiştik. Ayrıca bugün görev yapan Teknik Direktör Lucescu’yu bile yetkiyle ben getirmiştim. Kendisi de iyi yolda."
     
Vergi borçları
     "Bu konuda çalışmalara şimdiden başladık. Sporla son derece yakından ilgili bir devlet büyüğünün, ‘Böyle giderse, kulüpler kapılarına kilit vurur. Mutlaka çözüm bulmak zorundayız’ sözleri, bizi oldukça umutlandırdı. Bu sorunu kesinlikle çözümlemeliyiz."
     
Sonsuz mesai
     "Bundan sonra bütün mesaim Galatasaray için olacak. 1200 kişinin çalıştığı Bursa’daki şirketim emin ellerde. Sabah 09.00’da mesaiye başlayacağım. Bitiş saati sonsuz olacak. Her zamanımı, Galatasaray’a ayıracağım. Artık hayatımda sadece Cim - Bom var."
     
250 yeni üye
     "Galatasaray’a dışarıdan üye olmak isteyenlere yeni bir olanak vereceğiz. 250 kişi alacağız. Tabii, bu bir katkıyla olacak. 20 bin dolar gibi düşünüyoruz. Bu konuda çok istek vardı. Buyrun diyeceğiz. Ama bakacağız. Kontenjan dolmazsa bir daha düşünmeyeceğiz."
     
Liseye koruma
     "Galatasaray Lisesi, Romanya kerestesinden yapıldı, temeli çatıda. Kongrelere 4 bin kişi geliyor. Tarihi yapıya zarar veriyoruz. Bu bina, 1481’de yapılmış. Yazık ediyoruz. Mali kongrelerin yerini değiştirmeye başladık. Bu konunun üzerinde dikkatle duracağız."
     
Sert mesaj
     "Alt yapıdaki yüksek maaşlı çalıştırıcıların, Mehmet Cansun için seçim kulisi yaptıklarını unutmadık. Bunu yapmamaları gerekirdi. Biz, oraya iş yapacakları getireceğiz. Bundan sonra herkes görevini bilecek. Onların işi seçim propagandası değildir."
     
Forması yok !
     "Biliyor musunuz; elimde bir adet Galatasaray forması yok. Kulübe gider, oturur, rahmetli malzemeci Ahmet’ten forma isterdim. Hep olur derdi, ama bir türlü vermezdi. Sonra Fatih Terim 10 tane imzalı yolladı. Ama bu kez, hepsi daha elimdeyken kapışıldı."
     



 SPOR


Başkanların başkanı
Haftanın Analizi
At yarışları
Avrupa'dan futbol
EFES ZOR ÇÖZDÜ
2. ve 3. Lig
HİDO DA YETMEDİ
Filede bugün
Tümer müjdesi
İSTER İNAN İSTER İNANMA
"Hayret ederim"
Briegel çıkmazı
KADER AĞLARINI ÖRÜYOR
KOMEDİ
Komşu karıştı
HEDEF ŞAMPİYONLUK
Kara Tahta
Basından Seçmeler
Haber Turu
Fenerbahçe çözülemiyor


 SAYFA BAŞI 






© 2002 Milliyet