26 Mart 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



KADER AĞLARINI ÖRÜYOR

Kaçırılacak bir golün, yapılacak küçücük bir hatanın çok şeylere malolabileceği bir lig yaşıyoruz. Ligin sonuna doğru çözüm ararken, her hafta biraz daha düğüm oluyoruz

     TAMER BAĞLAN

     Bize göre hala 44. sezonu oynanan ve dolayısıyla 44. şampiyonunu arayan Türkiye Ligi’nin en akıllara seza macerasını yaşamaya devam ediyoruz. Şampiyonlar Ligi adayları, hepsi birbirinden merdane üç büyükler de, UEFA Kupası hevesi ve küme düşme endişesi söz konusu olunca, çözüme ulaşacağımızı umut ettiğimiz sona yaklaştıkça iyice düğüm oluyoruz...
     Zirvedeki dört takım bir haftayı daha kayıpsız geçerken, en alttaki ikilinin haftalar sonra üç puana ulaşması aşağılarda safları iyice sıklaştırdı. Zaten hesaplar alt üst, ligimiz arap saçı... Tam, gitti gözüyle bakılanlar beklenmedik galibiyetler alınca, tehlikeyi iliklerine kadar hissedenler ağız birliği etti: Şimdi, ne alemi vardı?
     Haftanın en kritik ve ilginç maçında. Sahasındaki on maçta beş yenilgi, iki beraberliği bulunan Samsunspor, Kocaelisporla golsüz berabere kaldı. Tek kale oynayan evsahibi bir gol bulabilse; elinde kalem, önünde fikstür ve hesap makinesi olanlar çok daha zor problemlerle karşı karşıya kalırdı...
     Yedinciden, ondördüncüye... Bir hafta kazanınca "Ohh!", ertesinde kaybedince "Eyvah!" diyenlerin yer aldığı cadı kazanı. Trabzonspor, içlerinde en popüler olanı... İkili averajlar dikkate alındığında, yarışta olduklarından hep geride kalması Karadeniz Kaplanı’nın bir başka handikapı...
     Sıkça konu etmeye alıştığımız hakemler, bu hafta en üstteki dört takımın maçlarında ön plana çıktı. Kadıköy’de çıkan, çıkmayan kartlar ve kritik faul kararları tartışıldı. Sami Yen’de buz gibi gol güme gitti. Maçın kahramanı Serdar, yaptığı hareketle Victoria’yı olmasa da, ülkeyi ikiye bölmeyi başardı. Yarısına göre "Yok bi şey kardeşim", yarısına göre bariz penaltıydı. "Gıkını çıkarma atarım" geçiş döneminde; iki dakika önce sarı kart gören Ahmet Dursun Serkan’a pike yaptığında Rizelilerin çıkardığı ses, gol sonrası sevinç kıvamındaydı. "Atılırsa avantaj sağlarız" diye düşünenleri, oyunda kalan Ahmet haklı çıkardı...
     Ankara’da yaşananlar ise, çoğuna göre skandaldı. Sarı - Siyahlılar altı sarı, iki kırmızı karta, ceza sahası dışındaki faule çalınan penaltıya muhatap kaldı. Futbolculuk yaşamında sahadan hiç atılmayan Aykut Kocaman’ı tribüne gönderen, Saffet’in Allah’a havale ettiği hakemin adı gibi fikrinin de ‘Sabit’ olduğu kanısı uyandı. Buna rağmen 90. dakikaya kadar beraberliği koruyan İstanbulsporlular’ın uzatmada kendi kalelerine attıkları gollerle yenilmeleri anlamlıydı. Kader ağlarını örmüştü bir kez. Kahpe felek görev başındaydı...
     



 SPOR


Başkanların başkanı
Haftanın Analizi
At yarışları
Avrupa'dan futbol
EFES ZOR ÇÖZDÜ
2. ve 3. Lig
HİDO DA YETMEDİ
Filede bugün
Tümer müjdesi
İSTER İNAN İSTER İNANMA
"Hayret ederim"
Briegel çıkmazı
KADER AĞLARINI ÖRÜYOR
KOMEDİ
Komşu karıştı
HEDEF ŞAMPİYONLUK
Kara Tahta
Basından Seçmeler
Haber Turu
Fenerbahçe çözülemiyor


 SAYFA BAŞI 






© 2002 Milliyet