26 Mart 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Öğrenci taburları!

     KARAMAN'IN Ermenek ilçesinde, geçen cumartesi günü yeni bir okulun temel atma töreni yapılıyor. Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu ve Devlet Bakanı Fikret Ünlü törene gelecek....
     Her bakan böyle karşılanmaz ama Milli Eğitim Bakanı olunca, o tatil gününde öğrenciler tören yerine getiriliyor, hizaya geçiriliyor; belli ki 'ödev'leri bakanlarına alkış tutmak!
     CNN Türk'te Çiğdem Anat'ın "Ajans" programından izliyorum: Çocuklar saatlerce bekliyorlar... Her taraf kar, hava çok soğuk... Üstelik yağmur başlıyor... Zavallı öğrenciler hala bekliyorlar! Öğretmenler orada... Milli Eğitim yetkilileri orada, kaymakam, vali orada...
     "Çocukları bekletmeyelim, hasta olacaklar, evlerine gönderelim" demek kimsenin aklına gelmiyor!
     Tabur tabur dizilmiş öğrencilerin alkış tutmadığı bir töreni büyüklerimiz nasıl karşılaracaba?!!
     * * *
     OTORİTER ve hiyerarşik bu düzen, bizim çocukluğumuzda da aynen böyleydi.
     Günümüzdeki totaliter rejimlere, eski Sovyet kalıntılarına bakın; oralarda otoriterliğin 'ideal' modelleri uygulanır! Törenlerini TV'lerde görmüşsünüzdür. Stadyumda toplattırılmış herkes, meydana getirilecek "kolektif görüntü"nün kişiliksiz parçasıdır; bando temposuna göre renklere bürünürler, eğilip bükülürler, yatıp kalkarlar, 'ödev'lerini yerine getirirler...
     Özal'ın, Demirel'in "eski Sovyet" ülkelerine yaptığı gezilerde çok görmüşüzdür: Çocuklar yol boyu dizilip saatlerce bekleyerek ellerindeki bayrakları sallayıp alkışlarlar, anlamadığımız sloganlar atarlardı. Biliyorduk ki, öyle emir almışlardı.
     Kutlamalara, törenlere bir de gelişmiş demokratik ülkelerde bakın; toplumsal hareketlilik, coşku ve renklilik vardır...
     Mesele, küçük çocukları düşünüp düşünmemekten öteye önemlidir...
     Otoriterlik hem kişiliğimizi hem de zihnimizi olumsuz etkiliyor.
     * * *
     GELİŞMİŞ demokrasilerde çocuklar, bize göre daha erken yaşta serbest kişiliklerini kazanırlar... Eğitim de "ezber"e değil "merak ve öğrenme"ye dayanır.
     Medresenin ezberciliği zihnî durgunluğu ifade eder! Biruni'leri, İbn Rüşd ve Gazali'leri yetiştiren serbest tartışma ortamı kuruyup da eğitimin vazifesi "otoritelerin" tespit ettiği "mutlak doğruları belletmek" olarak algılanınca medrese ezberciliğe boğulmuştur.
     "Otorite"nin ve "mutlak doğru" sayılanların değişmesi zihniyeti değiştirmemiş, "başka türlü dogmatizm" oluşmuştur.
     Resmi dogmatizm... Ve bu dogmatizmin 'ritüeller'inde öğrenci taburları...
     Maarif şuralarını, eğitim kongrelerini toplamadan "ben emrettim oldu" zihniyetiyle yönetim...
     Okullarında yapılacak tören ve konferanslarla, okul dışı sosyal faaliyetler hariç, öğrencileri serbest bırakmak, onların kişilik ve özgürlüklerine saygı duymak gerekir ki, hür ve kişilikli insanlar olarak yetişsinler...
     CNN Türk'teki yayından sonra Bakan telefon etmiş, bu uygulamanın kaldırılacağını söylemiş bari... Otoriter eğitimde ufak bir olumlu gelişme.
     
     t.akyol@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Öğrenci taburları!

Melih AŞIK
Adalet dersi...

Fikret BİLA
Köy - kent bakanlığı

Hasan CEMAL
Yılan hikayesiyle Türkiye’nin tarihle randevusu...

Güneri CIVAOĞLU
"Ud"lu meyhane

Can DÜNDAR
Britney Spears "Sultanlar"a ne dedi?

Abbas GÜÇLÜ
Devletten yardım almayı reddetmişler!..

Sami KOHEN
Tarih yük olmamalı

Mehmet Y. YILMAZ
‘Kraldan çok kralcı olma’ huyumuzun resmidir!

Tuncay ÖZKAN
Afganistan’a askeri Meclis yollasın

Derya SAZAK
Kadıköy’de e - belediyecilik

Meral TAMER
Pakistan, Bayındır için uluslararası tahkime gidiyor

Güngör URAS
Takasbank da banka ama başka türlü banka

Serpil YILMAZ
McDonald’s meydan muharebesi

M. Ali BİRAND
AB başöğretmen ise, biz de çıtkırıldımız (1)

© 2002 Milliyet